Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3391 E. 2026/440 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3391
Karar No
2026/440
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/696 E., 2015/653 K.

Mahkeme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R-

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 04... parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescili isteminde bulunmuştur.

Davalılardan ..., çekişmeli taşınmazın bilgisi ve rızası dışında adına tescil edildiğini beyan etmiş; diğer davalılar aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalılar ve murisleri yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde, orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebilir.

Somut olayda; Mahkemece kadastro tespit günü itibariyle zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davalılar murisi yararına gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki, dosya arasında yer alan jeodezi mühendisi bilirkişi raporlarının ekindeki hava fotoğraflarına ilişkin suretler incelendiğinde, iddiaya konu taşınmaz üzerinde yer alan münferit birkaç ağaç dışında zilyetlik emaresine rastlanmadığı gibi, tarım yapılan komşu parseller ile kıyaslandığında zeminde taşınmazın ayırıcı unsurlarının da bulunmadığı görülmektedir. ... mühendisi bilirkişi raporuna ekli olup taşınmaz başında keşif günü çekilen görüntülerden ise taşınmazın zemininde ekonomik amaca uygun zilyetliğe tesadüf edilmediği, kim tarafından dikildiği belli olmayan, tarımsal üretim anlamında kapalı bahçe niteliği arz etmeyecek şekilde münferit bir kısım ağaçların yer aldığı, ne var ki dikili muhdesatın zilyetlikle kazanımı ispata elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmesi olanaksızdır. Yukarıda açıklanan verilere göre hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ... mühendisi ve jeodezi bilirkişinin dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olduğu ve davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinimine ilişkin koşulların oluştuğuna dair kanaatlerine itibar edilmesi mümkün değildir.

Mahkemece değinilen olgular dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine hükmedilmesi doğru değildir.

Davacı Hazine vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3391, K. 2026/440, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3391-e-2026-440-k-2d228f92dd1c