Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2156 E. 2026/2912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2156
- Karar No
- 2026/2912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/11 E., 2022/14 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 416 parsel sayılı 300 m² yüzölçümlü taşınmaz, Serik Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu tespit edildiğinden 1 49... parsel numarasıyla; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı olan eski 408 parsel sayılı 4.700 m² yüzölçümlü taşınmaz Serik Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu tespit edildiğinden 1 49... parsel numarasıyla yüzölçümü hesapları yapılmadan tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 416 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın babasından intikal ettiğini ve 100 yılı aşkın süredir aynı hudutlar içerisinde kullandığını, 300 m² yüzölçümlü olan taşınmazının sonradan 118 m² olarak tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın eski yüzölçümü ile tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın Hazine ve kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerektiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kanuni süresinde açılmadığını, davanın komşu parsel maliklerine karşı açılması gerektiğini ve bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1 49... (eski 416) parsel yönünden 27.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda da izah edildiği gibi ilk tesis kadastrosu yapılırken hiçbir teknik formül ve mevzuatta belirtilen hesaplama yöntemleri kullanılmadığı için tespit tutanağına sadece 300 m² yazılarak geçilmiştir. Bu bakımdan teknik mevzuata göre zeminde yapılan yeni ölçümler ve eski pafta ile yapılan çakıştırma neticesinde 1 49... parsel sayılı taşınmazın yeni yüzölçümü 130,78 m² olarak tespit edilmiştir. Ayrıca işbu parsel içerisinde kaldığı iddia edilen yerlerden 27.01.2022 havale tarihli krokide (A1) harfiyle gösterilen 26,23 m²lik yerin yolda (B1) ile gösterilen 53,65 m²lik yerin 1 49... parselde kaldığı tespit edilmiştir. Güncelleme çalışmalarında yüzölçümü hesabı yapılmadığından baz almamız gereken herhangi bir yenileme krokisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkememizce 27.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporunun eki krokideki tespit edilen taşınmaz yüzölçümüne göre kısa karardaki hüküm cümleleri oluşturulmuştur. Ayrıca davaya konu 1 49... ve 2 parseller davalı olduğundan taşınmazlar yenileme kadastrosunda olduğu gibi bırakıldığından, parseller davalı olmasaydı yenileme kadastrosunda taşkın yapılar beyanlar hanesinde gösterileceğinden, işbu taşkın yapı gösteriminin yenileme kadastrosu çalışmasının bir parçası olduğundan ve dava re'sen araştırma ilkesine tabi olduğundan bilirkişi raporunda olduğu gibi (A1) ve (B1) ile gösterilen taşkın yapılar ilgili parsellerin beyanlar hanesinde taşkın yapı olarak gösterildiği" gerekçesiyle davacı ...'ın davasının reddine, 1 49... (eski 416) ve 1 49... (eski 408) parsel sayılı taşınmazlara ait uygulama tespitlerinin iptali ile 27.01.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide gösterildiği şekliyle 1 49... (eski 416) parselin 130,780 m² olarak, 1 49... (eski 408) numaralı parselin ise 4794.945 m² olarak tapuya tesciline, 1 49... (eski 416) parselin beyanlar hanesine "1 49... parsel üzerindeki kargir evin krokide (A1) ile gösterilen 26,23 m²lik kısmı yola ve (B1) harfiyle gösterilen 53,65 m²lik kısmın 1 49... parsele taşkındır" belirtmesinin ilave edilmesine, 1 49... (eski 408) parselin beyanlar hanesine "1 49... parsel üzerindeki kargir evin krokide (B1) harfiyle gösterilen 53,65 m²lik kısmın 1 49... parsele taşkındır" belirtmesinin ilave edilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesi yargılaması aşamasında alınan raporda taşınmazın 323 m² olarak tespit edildiğini daha sonra alınan raporda ise 130m² olarak tespit edildiğini davacının tapudaki avlusunun tamamen yok sayıldığını, ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, davacının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davalılara ait 1 49... parselin alanının ölçülmediğini, 1 49... parselde meydana gelen artışın araştırılmadığını, Sulh Hukuk Mahkemesi yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun daha doğru olduğunu, Mahkemenin raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden eksik inceleme sonucu karar verdiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.