Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/816 E. 2026/2921 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/816
- Karar No
- 2026/2921
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2024/186 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ..... köyünde 2003 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 01... parsel sayılı 24176,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1954 tarihli ve 11 numaralı tapu kaydına istinaden tarla niteliğiyle davalıların murisi adına tescil edilmiş, 2011 yılında taksim yoluyla davalılara intikal etmiştir. 2. Davacı Hazine vekili, taşınmazın zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmadığı, orman olduğu ve kayıt miktar fazlası bulunduğu iddiasıyla dava açmış; asli müdahil ... vekili ise taşınmazın orman olduğu iddiasıyla davaya müdahale talebinde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın 70 yılı aşkın süredir, tarım arazisi olarak kullanıldığını ve orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... duruşmada alınan beyanında, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı kooperatif cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/59 Esas, 2014/214 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarında (B) harfi ile gösterilen 8816,46 m²lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/552 Esas, 2015/10390 Karar sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde ....ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi lehine ipotek şerhinin bulunduğu, ancak dava dilekçesinde davalı olarak sadece tapu malikine husumet yöneltilerek dava açıldığı açıklanarak, ipotek sahibi olan.....ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin davaya dahil edilerek, savunma ve delilleri de sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gerektiğine değinilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulüne, 1 01... parselde kayıtlı taşınmazın teknik bilirkişinin 13.06.2014 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 8816,46 m²lik kısmına ilişkin tapunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, bu kısım üzerinde davalı ..... Kredi ve Kefalet Kooperatifi lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına ve tapu kaydında belirtilen S.S Demirköy Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi lehine ipoteğin iptal edilen ve orman niteliğinde tesciline karar verilen kısımlar üzerine taşınmamasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 05.07.2013 tarihli ve 2023/1356 Esas, 2023/4110 Karar sayılı kararı ile "mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, davalıların dayanağı tapu kaydının Demirköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 1954/11 Esas sayılı tescil ilamı ile oluşmuş olmasına rağmen dayanağı tescil dava dosyasının getirtilerek tescil krokisinin dava konusu taşınmaza uyup uymadığının saptanmadığı, her ne kadar tapu kaydı yerel bilirkişiler marifeti ile mahalline uygulanmış ise fen bilirkişisi raporunda yerel bilirkişiler tarafından gösterilen sınırlara kroki üzerinde yer verilmediği, orman mühendisi bilirkişi tarafından taşınmazın konumu hava fotoğraflarında gösterilmiş ise de 1954 tarihli hava fotoğrafına ilişkin gösterimin flu olduğu için denetlenemediği, 19 72... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın büyük bölümünün açık alanda kaldığı, 1990 tarihli hava fotoğrafında ise kuzeyinin yoğun ağaç ile, güneyinin ise açık alanda kaldığı belirtilmesine rağmen rapor içerisinde açık/ağaçlık alan şeklinde değerlendirilen kısımların harita üzerinde ayrı ayrı gösterilmediği gibi yüzölçümlerine de yer verilmediği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince, 1966 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosuna ilişkin evraklar ve tahdit haritası getirilerek taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumunun belirlenmediği, bu hali ile taşınmazın evveliyatı hakkında yapılan araştırmanın da yeterli olmadığı, tüm bunlardan ayrı olarak dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin tedavüllü tapu kayıtları ve hükmen tescil dosyalarının getirtilip incelenmediği açıklanarak, davalının dayandığı tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri, tescil dosyası ve tescil krokisi revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları (hükmen tescil edilmiş ise ilgili dava dosyaları- özellikle komşu 219,220, 3 34... parsellere ilişkin tescil dosyaları), taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, en eski tarihli hava fotoğrafları ile bunlara göre tanzim edilmiş memleket haritaları ve varsa amenajman planı, dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı 1/5000 ölçekli orman tahdit harita örneği bulundukları yerden getirtildikten sonra usulüne uygun orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde dayanak tapu kaydı ile dayanağı tescil dava dosyasının zemine uygulanması; tapu kaydın dava konusu taşınmazı kapsamadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gerektiğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın eski tapu kaydında doğu, batı ve güney kısımlarının çatak, kuzey sınırının ise adi araba yolu olduğu, mevcut halde adi araba yolunun taşınmazın ortasında kaldığı ve dört hududunun orman parseli ile çevrili olduğu, taşınmazın kadastro çalışmaları esnasında kök tapu kaydına göre 8.816,46 m² fazlaca tespit gördüğü, miktar fazlası kısımlar yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı, davacı Hazine vekilinin dava dilekçesinde dava konusu taşınmazdaki tapu kayıt miktarının fazlasının iptalini talep ettiği gerekçesi ile dava konusu taşınmazın 12.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporu ekinde (B) harfi ile gösterilen 8.816,46 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmının eylemli orman olduğunu ve davanın taşınmazın tümü yönünden kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve taşınmazın kesinleşen tahdit dışında kaldığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve miktar fazlası yönünden davalılar yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.