Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6213 E. 2026/2703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6213
Karar No
2026/2703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/223 E., 2024/36 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ..... köyünde bulunan, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği yaklaşık 20.000 m² taşınmazın öncesinde müvekkili olan davacının murislerinin, elli yılı aşkın süredir de davacının nizasız fasılasız zilyetliğinde olduğunu açıklayarak, taşınmazın davacı ... tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2025 tarihli ve 2013/663 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu ..... köyünde bulunan 19.000,38 m² alanın davacı ... tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.09.2025 tarihli ve 2013/663 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/8652 Esas, 2020/5781 Karar sayılı ilamıyla, "eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın davacı ... tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmazın belediyeleri adına tescil edilmesi gerektiğini açıklayarak, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiş ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edilmiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, taşınmazın imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının ve bölgede onaylanan bir imar planın bulunup bulunmadığının araştırılması, şayet imar ihyaya muhtaç ise ve imar planı varsa imar planının onaylandığı tarihten yoksa dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi en az üç döneme ilişkin üç ayrı hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek streoskopik hava fotoğrafları üzerinde usulünce inceleme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen bu konuda bir araştırma yapılmamış; tescil davalarında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen, ilana ilişkin gazete örneği dosya arasına alınmamış; dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu sırasında neden tescil harici bırakıldığı sorulmamış; taşınmazı dıştan çevreleyen komşu 110, 112, 117 sayılı parsellerin kadastro tutanakları ve varsa tespite esas alınan kayıt belgeleri ile 111 sayılı parselin tespite esas alınan Nisan 1964 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile T.Evvel 1322 tarihle ve 125 sıra numaralı tapu kaydı getirtilerek nizalı taşınmaz yönünü ne şekilde okuduğunun araştırılması gerektiği belirtilmesine rağmen sadece 111 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tutanak dosya arasına alınmış; bozma ilamı öncesinde ve sonrasında dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza ilişkin 1954 tarihli hava fotoğrafı incelemesi konusunda çelişki bulunmasına rağmen (04.11.2014 tarihli raporda ve geri çevirme kararı uyarınca alınan bilirkişi raporunda 1954 tarihli hava fotoğrafına göre taşınmazın açık alanda kaldığı belirtilmesine rağmen, 03.04.2023 tarihli raporda kısmen açık kısmen kapalı alanda kaldığı, 12.04.2023 tarihli raporda ise güneyinin çalılık diken olduğu diğer kısımların sürülü olduğu belirtilmiştir) bu çelişkiler giderilmemiş, imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve varsa imar planına kadar yoksa dava tarihine kadar yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak tespit edilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ile kadastro çalışma paftaları ayrıca komşu 111 sayılı parsele uygulanan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüşler ise ifraz haritalarının, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritasının, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri de gösterecek şekilde en eski tarihli ve dava tarihinden önce onaylanan imar planı varsa bu tarihten, yoksa dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi en az üç döneme ilişkin üç ayrı hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı ve bundan sonra; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir jeodezi-fotogrametri harita mühendisi bilirkişisi ve bir ziraatçı bilirkişisi ile yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, taşınmazın eğim ölçer (krizimetre) aleti ile ve memleket haritasındaki münhanilerden yararlanılarak kesin ve gerçek eğimi belirlenmeli; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık olup olmadığı değerlendirilmeli; taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli; en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden önce onaylanan imar planı varsa imar planının onaylandığı tarihten, yoksa dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak bilirkişilerce incelenip, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları ve tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığını gösterir bilirkişilerin onayını taşıyan, müşterek imzalı, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokili rapor düzenlettirilerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, bu değerlendirmeler yapılırken dosyaya daha önce ibraz edilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler üzerinde de durulmalıdır. Taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları komşu parsellerin tutanak ve dayanağı belgelerden yararlanmak suretiyle etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü tarımsal niteliğini ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, onaylanan bir imar planı varsa ne zaman yapıldığı ve kesinleşip kesinleşmediği ve dava konusu taşınmazın varsa imar planında ne şekilde tespit gördüğü araştırılarak, dava tarihinden önce onaylanan imar planı varsa bu tarihe kadar yoksa dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden dava konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle çelişkiye sebebiyet verilmeyecek şekilde net olarak belirlendikten sonra dava tarihinden önce onaylanan imar planı varsa imar planının onaylandığı tarihten, yoksa dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait haritaların ait oldukları yıllara göre stereoskopik hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazın niteliği, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir krokili rapor alınmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; gerekli yerel ve gazete ilanları yöntemine uygun bir biçimde yapılmalı, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanakları dosya arasına konulmalı, yasal 3 aylık sürenin dolması beklenilmeli; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar ... ve Alaçam Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6213, K. 2026/2703, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6213-e-2026-2703-k-bfa3144eb15b