Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/798 E. 2026/2827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/798
- Karar No
- 2026/2827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/170 E., 2023/27 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ......Mahallesi çalışma alanında 1990 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 27... , 32, 33, 34, 35, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 46, 49, 50, 51, 52, 63, 64, 1 28... , 2, 3, 4, 5, 6, 8, 1 29... , 6, 7, 8, 1 30... ve 4 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı, ifraz, taksim, satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına, 1 29... parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle kargir ev ve arsa ve arsa vasıflarıyla tespit edilmişlerdir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1990 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu uygulamalarına esas olmak üzere orman kadastrosu, 2001 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları vardır. 2. Davacılar vekili ayrı ayrı açtığı ve sonrasında birleşen davalarda; 1 27... , 32, 33, 34, 35, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 46, 49, 50, 51, 52, 63, 64, 1 28... , 2, 3, 4, 5, 6, 8, 1 29... , 6, 7, 8, 1 30... ve 4 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, bu yerlerin muristen intikalen gelmiş bulunan müvekkillerinin adlarına kayıtlı tapu kapsamında bulunduğunu, davalıların taşınmazlar üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığını ileri sürerek, tespitlerin iptali ile taşınmazların müvekkillerinin tapu kaydındaki ve veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahiller 1 27... , 32, 1 30... , 4 ve 1 29... parseller yönünden davaya müdahil olmuşlardır. 4. Davacı ...'ın 1990 yılında kadastro tespitinden önce açmış olduğu müdahalenin men'i davasında, dava konusu yerin 1 29... parsel numarasını alması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin asıl dava dosyasında 1 27... parselle ilgili 19.03.2002 tarihli ve 2001/126 Esas, 2002/61 Karar sayılı kararı ve diğer parseller için birleşmeden önce ayrı ayrı görülen farklı esaslardaki davalarda verilen kararlar ile davacıların davalarının sübut bulmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve adı geçen diğer kararlara karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.12.2002 tarihli ve 2002/4170 Esas, 2002/5669 Karar sayılı ilâmı ve diğer parsellerle ilgili Yargıtayca yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen ilamlar ile "davacıların 1975 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydına dayandığı, aynı tapu kaydına dayanarak birden fazla dava açtıkları ve bunların derdest olduğu, kural olarak bir kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenmesi için revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların göz önünde tutulması gerektiği, bu nedenle diğer davaların birleştirilmesinin zorunlu olduğu, aynı tapunun revizyon gördüğü parsellere ilişkin davalar birleştirildikten sonra komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde harita ve komşu tutanaklarının getirtilip, dayanılan tapu kaydının yerine uygulanması, bilinmeyen sınırlar hakkında tanık dinletilmesi, dava konusu taşınmazların tümü ya da bir bölümü tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı takdirde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararları bozulmuştur. Bozma ilâmlarına uyularak, aynı tapunun revizyon gördüğü parsellere ilişkin davalar birleştirildikten yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacının dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı, dava konusu taşınmazların ...'a ait olduğu, davacıların dava konusu taşınmazlarda zilyetliklerinin bulunmadığı, 1 30... parsel sayılı taşınmazın ... zilyetliğinde bulunduğu, 1 29... parsel sayılı taşınmazın ...'a ait olduğu, taşınmazı kardeşi ...'a hibe ettiği, ... mirasçılarının taşınmazı ...'e sattığı, taşınmazın zilyetliğinin hibe yapılan kişinin mirasçılarının sattığı kişilerde devam etmesi dikkate alınarak davacı ...'ın taşınmazın sadece kullanım amacıyla verildiği iddiasının ispatlanamadığı, asli müdahil ..., ..., ..., ve ...'un taşınmazları satın alma iddiasının tespit tarihinden sonra olması, mahkeme tarafından kadastro tespit tarihinden önceki hak sahibinin tespit edilmesi gerektiği" gerekçesiyle asıl dosya ve birleşen dosyalar yönünden; davacıların ve asli müdahillerin davasının reddine, 1 27... , 32, 33, 34, 35, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 46, 49, 50, 51, 52, 63, 64 1 28... , 2, 3, 4, 5, 6, 8 1 29... , 6, 7, 8 1 30... ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitindeki yüzölçüm ve vasfı ile tespit malikleri adına tespit ve tescillerine, 1 29... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitindeki yüzölçüm ve vasfı ile ... adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli bulunmadığını, verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı, taşınmazlar üzerinde taraflar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacılar ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usûl ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.