Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/792 E. 2026/2390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/792
Karar No
2026/2390
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/318 E., 2024/1856 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında bulunan 3095, 3176, 3177, 35 09... parsel sayılı sırasıyla 52.000, 35.600, 33.100, 64.0 00... .500 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 1979 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırıldıktan sonra, 2015 yılında 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine göre yapılan tespit ve tahdit çalışmalarında mera parseli olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Köyünde bulunan 3095, 3509, 3176, 31 77... parsellerin Karaman İl Mera Komisyonunca mera olarak tahsis edildiğini, ancak eski tarihli memleket haritası ve amenajman planında taşınmazların orman olarak gözüktüğünü, eylemli durumu, bitki örtüsü itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazların mera tahsis kararının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ilgili teknik ekiplerin davaya konu yeri inceleyerek mera olarak tahsisi hususunda görüş bildiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; davaya konu parsellerin köy mera arazilerinin az olması sebebiyle 1990 yılında mera parseli olarak kaydedildiğini, köylerinde hayvan sayısının fazla olduğunu ancak mera alanının az olduğunu, bu nedenle davaya konu yerlerde köylülerin yıllardır hayvanlarını otlattıklarını beyan ederek, söz konusu parsellerin mera olarak kullanılmaya devam edilmesini ve köylünün mağdur edilmemesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve 2015/1091 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, ...köyü 3095, 3176, 3177, 35 09... parsel sayılı taşınmazların kamu orta malı olarak mera vasfıyla kayıtlı tapu kayıtlarının iptaliyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve 2015/1091 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli kararı ile, "davaya konu edilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve mera niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; dava konusu taşınmazların tesis kadastrosunda mera olarak sınırlandırılıp özel siciline kaydedildiği ve sonradan Mera Kanununa göre yapılan mera tahsis çalışmaları ile de mera tahsisi yapıldığından, dava konusu taşınmazlar hakkında Mahkemece, mera özel sicil kaydı ile mera tespit komisyonu tarafından yapılan tespit, tahdit ve tahsisinin iptaline karar verilmesi gerekirken, tapu kayıtlarının iptali kararı verilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne, ...köyü 3095, 3176, 3177, 35 09... sayılı taşınmazların mera özel sicil kayıtları ile mera tespit komisyonu tarafından yapılan tespit, tahdit ve tahsislerinin iptali ile 3095, 3176, 3177, 35 09... sayılı parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.11.2021 tarihli ve 2021/8342 Esas, 2021/11123 Karar sayılı ilamıyla; "... doğru sonuca ulaşılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince, öncelikle dava konusu taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğünün web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre taşınmazların mera olarak ilk tespit tarihi olan 1979 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, taşınmazlara komşu durumda bulunan taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat, orman ve fen bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmek suretiyle, taşınmazların niteliğinin ne olduğunu denetime elverişli şekilde belirtir, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette heyet raporu düzenlenmesinin istenilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "uzman orman, fen ve ziraat bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda; dava konusu 2 10... (eski 4322), 1 45... (eski 3095) ve 1 45... (eski 3509) parsel sayılı taşınmazların öncesi itibarıyle orman sayılan yerlerden oldukları, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, orman toprağı niteliğinde oldukları, üzerlerinde meşe vb. türü orman ağaç ve ağaççıklarının bulunduğu, 1 73... (3177) ve 1 73... (3176) parsellerin ise eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda öncesi itibarıyle orman sayılmayan yerlerden oldukları, mera niteliğinde bulunduklarının belirlendiği; bu durumda dava konusu 2 10... (eski 4322), 1 45... (eski 3095) ve 1 45... (eski 3509) parsel sayılı taşınmazlar öncesi ve toprak yapıları itibarıyle orman sayılan yerlerden olup, Burhan köyü sakinlerinin, orman sınırları içinde kalan taşınmazları 6831 sayılı Kanun'un 19, 20, 21... . maddelerine uygun olarak kullanabileceği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... köyü 2 10... (eski 4322), 1 45... (eski 3095) ve 1 45... (eski 3509) parsel sayılı taşınmazların mera sicil kayıtlarının Mera Komisyonunun mera tespit, tahdit ve tahsis kararlarının iptaline orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline; ... köyü 1 73... (3176) ve 1 73... (3177) parsellere ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; orman mühendisi bilirkişinin 11.04.2016 tarihli raporunda dava konusu parsellerin tamamının orman olarak tespit edildiğini, orman sınırları içerisinde mera, yaylak, kışlak, otlak gibi alanlar olabileceğini, bu durumun taşınmaz vasfının orman niteliğini değiştirmediğini, dava konusu taşınmazların orman niteliği ve orman muhafaza karakteri taşıdıklarını, en eski tarihli memleket haritası, orman amenajman haritası uygulamaları neticesinde evveliyatının krokide açık ve yeşil renkle boyalı, üzerinde yapraklı ağaç rumuzu ve orman toprağı bulunan ormanlık arazi olduklarını, bilim ve fen bakımından orman niteliği taşıdıklarını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 2 10... parsel (eski 4322), 1 45... parsel (eski 3095) ve 1 45... parsel (eski 3509) sayılı taşınmazların gizli memleket haritalarında belirli kısımlarının beyaz renkli açıklık alan içerisinde kaldığını, ayrıca taşınmazların sınırlarında hiç orman olmayıp, tarım parselleri ile çevrili olduklarını, ziraat mühendisi bilirkişi değerlendirmesine göre üzerilerinde yavşan, geven, kır kekiği gibi mera bitkilerinin bulunduğunu, dava konusu parsellerin tamamının, üzerinde mera bitkileri bulunan ve öteden beri mera olarak kullanılan taşınmazlar olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mera komisyon kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/792, K. 2026/2390, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-792-e-2026-2390-k-b616a784a036