Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6462 E. 2026/3021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6462
Karar No
2026/3021
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1959/24 E., 2019/22 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili, asli müdahiller ... ve ... vekili, davalı-asli müdahil ... ile davalı ... ve arkadaşları vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında,...köyü çalışma alanında bulunan 48... parsel sayılı sırasıyla 906.500, 00... .500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine temsilcisi, tapu kayıtlarına dayanarak, ayrıca miktar fazlasının Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürerek, tespite itiraz etmek suretiyle dava açmıştır. 3. Bozma sonrası yargılama sırasında ..., tespite esas tapu kayıtlarının geldi kayıtlarındaki malik ... oğlu ...'nun kendi murisi olduğunu ileri sürerek, bilahare ... mirasçısı ..., aynı iddiaya dayanarak; ..., dava konusu taşınmazlarda tespit maliki ...'ın hissesini kayden satın aldığını ileri sürerek, davaya katılmıştır. II. CEVAP 1. Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında; tespitin tapu kayıtlarına istinaden adlarına yapıldığını, davacı Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının başka köye ait olduğunu savunmuşlardır. 2. Davalı (...) ... yargılama sırasında sunduğu dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda tespit maliki ...'ın hissesini ... ile birlikte kayden satın aldıklarını belirterek, bu hissenin payları oranında adlarına tescili gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.10.1958 tarihli ve 1957/663 Esas, 1958/90 Karar sayılı kararı ile davacı Hazinenin davasının reddine, 48... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.12.1959 tarihli ve 1958/16405 Esas, 1959/1675 Karar sayılı ilamıyla "...mahallini iyi bilen yaşlı kimseler arasından, tarafların ittifakıyla olmadığı takdirde resen seçilecek bilirkişiler marifetiyle ve tapu kayıtlarından anlayan mütehassıs bilirkişi huzuruyla iki tarafın istinat ettikleri kayıtlar ayrı ayrı okunup hadler arz üzerinde birer birer ira'e ettirilmek suretiyle krokisinde gösterilmek suretiyle mahalline tatbik olunmak, kayıtların nizalı parsellere ait olup olmadığı hakkında bilirkişilerden gerekçeli mütalaa alınmak, ihtilaflı gayrimenkullere şümulü anlaşılan kayıtların taallûk ettikleri gayrimenkullerin parsel dahilindeki yerleri tespit ve fen memuruna yaptırılacak krokiye işaret ettirilmek, kıraç, demirgirmez, tepe gibi yerler krokisinde gösterilmek, bu sınırlarda gayrimenkulün tevsi'e müsait olup olmadığı araştırılmak suretiyle tapu tatbikatı yapılmak ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmek muktezi iken, noksan inceleme ile yeterli olmayan keşfe müsteniden yazılı şekilde hüküm tesisinin yolsuz bulunduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, dava konusu taşınmazların tespitine esas davalı tapularının sabit sınırlı olmadıkları, miktarları ile kapsam tayininin gerektiği, 48 parselin dayanağı 7 adet tapu kaydının toplam miktarının 374.952,00 metrekare olduğu, 49 parselin dayanağı 3 adet tapu kaydının miktarının 152.118,00 metrekare olduğu, bu miktarlara zilliyetlikle iktisap edilebilecek 100.000'er metrekare yer eklenmesi gerektiği, kadastro tespitinden sonra davalı haliyle tapuda tespit malikleri ... ile ...'lara ait toplam 4/8 hissenin satışla ...'ye geçmiş olduğu, ... ...'ye ait 1/8'er hissenin tapuda 48 parseldeki hissesinin ...'ye, 49 parseldeki hissesinin ...ye, ... ...'nin 48... parsellerdeki 1/8'er hissesini ...'ye satışla devretmiş olduğu, davacı ... ve daha sonra mirasçılarının itirazlarına dayanak yaptığı tapu kayıtlarının, dava konusu taşınmazların tespitlerine dayanak tapu kayıtlarının kök kayıtları olduğu, bu davacılar yönünden davanın reddi gerektiği" gerekçesiyle temyize konu davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, asli müdahil ... ve ... mirasçıları ... ve ...'ın davalarının reddine, 48 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile 19.06.2017 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 374.952,00 metrekarelik kısmın tapu kaydına göre ve (B) harfi ile gösterilen 100.000 metrekarelik kısmın zilyetlik nedeniyle hükümde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, (D) harfi ile gösterilen 148.873,85 metrekarelik kısmın taşınmazdan ifrazı ve birliğin son parsel numarası ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 283.631,71 metrekarelik kısmın birliğin son parsel numarası ile miktar fazlası olarak kuru tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 49 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 19.06.2017 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen 152.118,00 metrekare miktarındaki kısmın tapu kaydına göre ve (F) harfi ile gösterilen 100.000 metrekarelik kısmın zilyetlik nedeniyle hükümde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, (G) harfi ile gösterilen 224.308,54 metrekarelik kısmın birliğin son parsel numarası ile miktar fazlası olarak kuru tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalıların dayanağı kayıtların gayrisabit sınırlı olup, her yere uyabilir nitelikte olduğunu, kararın önceki bozma ilamı ile uyuşmadığını, davalılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının ispatlanamadığını belirterek ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bir kısım ...e ait olduğu varsayılan veraset ilamının doğru olmadığını, bir an için doğru olduğu kabul edilecek olsa bile mevcut iki verasete dayalı olarak karar verilmesi gerektiğini, keşiften haberdar edilmediklerini, önceki bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı-asli müdahil ... ve davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece her parsel için tespit maliklerine hisseleri oranında zilyetlikten ayrı ayrı 100.000 metrekarelik yer verilmesi gerekirken her parsel için tek 100.000 metrekarelik yer verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, aleyhe olan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğunu, kararın adil ve açıklanabilir gerekçelere dayanmadığını belirterek ve dilekçesinde belirtilen diğer nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığı, tespite esas tapu kayıtlarının geldiği kayıt maliki ... oğlu ...nun asli müdahiller ... ve ...'ın murisi olup olmadığı, tespite esas tapu kayıtlarının taşınmaza uyması halinde varsa miktar fazlası üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekili, asli müdahiller ... ve ... vekili, davalı-asli müdahil ... ile davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; dava konusu 48 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımları ile 49 parsel sayılı taşınmazın (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlarının tespite esas tapu kaydı malikleri ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca belirlenen malikleri veya bunların mirasçıları adına tesciline karar verilirken tespit maliki ... mirasçılarından ... oğlu ...'ın payının ketmedilerek ...'ın payına eklendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan; 48 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tevhitli tapu kayıtlarından Nisan 1955 tarihli ve 7, 10, 13, 14... sıra numaralı tapu kayıtlarının gittilerinden oluşan 08.08.1997 tarihli ve 3, 6, 8, 9 ve 10 sıra numaralı tapu kayıtlarında, ...'a ait 2/8 hissenin ...'ye intikal ettiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, Nisan 1955 tarihli 5 ve 9 sıra numaralı tapu kayıtlarının gittilerinden oluşan 08.08.1997 tarihli 1 ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarında ise ...'a ait 2/8 hissenin ...'ye intikal ettiği, bu hissenin daha sonra herhangi bir intikale konu olmayarak ... üzerinde kaldığı; nitekim 21.08.2003 tarihli gitti kayıtlarında yalnızca Nisan 1955 tarihli tapu kayıtlarında yer alan 1/8 hissenin intikal ettiği görülmektedir. Fakat, İlk Derece Mahkemesince pay hesabı yapılırken, davalı ...'nin 08.08.1997 tarihli 1 ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarında mevcut olan bu payı dikkate alınmamış; söz konusu paylar da sanki ...'ye intikal etmiş gibi hesaplamaya dahil edilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar dikkate alınarak pay hesabı yapılması gerekirken, hatalı şekilde pay hesabı yapılarak hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine vekili, asli müdahiller ... ve ... vekili, davalı-asli müdahil ... ile davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek, temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6462, K. 2026/3021, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6462-e-2026-3021-k-867560980908