Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3556 E. 2026/3022 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3556
Karar No
2026/3022
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2021/17 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahiller-davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili ve ... ve arkadaşı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 16... , 6, 7, 8 ve 9, 1 20... , 4, 5 ve 6 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlar tapu kaydı, harici satış, ifraz, taksim, hibe ve zilyetlik nedeniyle 108 pay ..., 27 pay ..., 148 pay ...175 pay ... ve 1 16... ile 1 20... parselde 54 pay ..., 1 16... ile 1 20... parselde 148 pay ..., 1 16... ile 1 20... parselde 108 pay ..., 1 16... ile 1 20... parselde 148 pay ..., 1 16... parselde 148 pay ... adlarına tespit edilmişken, ... ile ... ve arkadaşlarının itirazları kadastro komisyonunca kabul edilerek, 108 payın ..., 27 payın ..., 36 payın ..., 36 payın ..., 36 payın ... ve 1 16... ile 1 20... parselde 525 payın ..., 1 16... ile 1 20... parselde 525 payın ..., 1 16... ile 1 20... parselde 525 payın ..., 1 16... ile 1 20... parselde 525 payın ..., 1 16... parselde 525 payın ... adlarına tespitine karar verilmiştir. 2. Temyize gelmeyen davacılar ... ve ... vekili; dava konusu 1 16... , 6, 7, 8, 9 ve 1 20... , 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların Eylül 2001 tarihli ve 28, 29... sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını, ...’nun bu kayıtlardaki hisselerini cebri icra suretiyle satışından edindiğini, ...’nin de haricen ...’ndan satın aldığını ileri sürerek dava açmıştır. 3. Yargılama sırasında asli müdahiller-davalılar ... ve arkadaşları vekili; Komisyonca müvekkilleri olan ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilen dava konusu 1 16... , 6, 7, 8, 9 ve 1 20... , 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tamamının müvekkilleri adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, davalı ... vekili duruşmada, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2008/81 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile davacı ... ve ...’nin açtığı davanın reddine, asli müdahiller ... ve ...’in açtığı davanın kabulüne, dava konusu 1 16... , 6, 7, 8, 9 ve 1 20... , 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... parselin ... adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve 2015/95 47... /4879 Karar sayılı kararıyla "... doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dava konusu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının tamamının ilk tesislerinden itibaren tedavülleriyle birlikte getirtilerek dosya içerisine alınması, tüm komşu taşınmaz tapu kayıtları, tutanak ve varsa dayanaklarının da getirtilmesi, her ne kadar müdahiller yargılama sırasında, belirttikleri taşınmazların tamamının adlarına tescilini istemişlerse de, tespit sonrası Kadastro Müdürlüğüne verdikleri 19.09.2008 tarihli itiraz dilekçelerinde, tapu dışı satın almaya dayanarak taşınmazlarda hisselerinin bulunduğunu belirtmiş olmaları karşısında, itiraz dilekçesi ve eklerinin kendileri için bağlayıcı nitelikte olduğu göz önüne alınarak, müdahillerden bu konudaki delillerinin sorulup saptanması, bundan sonra dava konusu taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılarak, dayanak tapu kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, fen bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerini, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, tapu kayıtlarının uyup uymadığının komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmesi, ayrıca bilirkişi ve tanıklardan taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğünün tek tek sorulup saptanması, beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin giderilmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 1 16... , 6, 7, 8, 9 ve 1 20... , 4, 5 ve 6 parsel numaralı taşınmazlar yönünden; müdahil davacıların tespit sonrası Kadastro Müdürlüğüne verdikleri 19.09.2008 tarihli itiraz dilekçelerinde, tapu dışı satın almaya dayanarak taşınmazlarda %70 hisselerinin bulunduğunu belirttikleri, yine kayıt maliklerinden ... tarafından 11.10.2008 tarihinde Kadastro Müdürlüğüne ibraz edilen dilekçede kendisi, eşi ... ve kardeşleri ...'nin hisselerini ...ve ...'e 1980 yılları içinde sattıklarını beyan ettiği, anılan dilekçelerin birlikte değerlendirilmesiyle birbirlerini doğruladıkları ve komisyonca yapılan tespitin de tapu kaydı, ifraz, harici hisse satışı ve zilyetlik hukuki sebeplerine dayanarak, yaklaşık %70 hissenin müdahil davacılar adına kalan hissenin ise kayıt malikleri adına bu belge ve beyanlar doğrultusunda yapıldığı, dosya arasına alınan nüfus kaydına göre, dayanak tapu kayıt maliklerinden ...'un 28.11.1983 tarihinde vefat ettiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin dava konusu taşınmazların tamamının tespit tarihinden geriye en az 20 yılı aşkın süredir müdahil davacılar ve murislerinin nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyetliği altında bulunduğunu beyan etmeleri ile 1983 yılında vefat eden ... adına kayıtlı Ocak 1949 t. 49-50 sıra numaralı tapu kaydındaki 108/768 payın ölümünden sonra herhangi bir intikal işlemine tabi tutulmaması hususları birlikte dikkate alındığında, ... adına olan kadastro tespitine esas tapu kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi gereğince taşınmazlarda müşterek malik olan asli müdahiller lehine hukuki değerini yitirdiği..." gerekçesiyle, temyize konu asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 16... , 6, 7, 8, 9 ve 1 20... , 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların komisyonca yapılan tespitlerinin iptali ile her bir taşınmazın tamamı 768 pay kabul edilerek 36 payının ..., 36 payının ..., 36 payının ..., 27 payının ..., 633 payının 1 16... ile 1 20... parsellerde ..., 1 16... ile 1 20... parsellerde ..., 1 16... ile 1 20... parsellerde ..., 1 16... ile 1 20... parsellerde ... ve 1 16... parselde ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asli müdahiller-davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve tanık beyanlarının apaçık dava konusu taşınmazların uzun yıllardır müvekkilleri tarafından kullanıldığını ve onlara da miras yolu ile intikal ettiğini ortaya koyduğunu, fakat İlk Derece Mahkemesinin bu beyanları dikkate almadan hüküm kurduğunu, müvekkilleri hakkında reddedilen hisse bakımından kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların kendi beyanları ile bağlı olup tapu dışı satın almaya ilişkin bir delil ortaya koyamadıkları için kök tapu kayıt malikinin tapu kaydının intikal ettirilmemiş olması ya da tapuya kayıtlı bir taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabı olanaklı olmadığından davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; lehine hüküm kurulanların murislerinin hiçbirinin önceki tapu kayıtlarında bir hisselerinin bulunmadığını, müvekkillerinin murisinin önceki tapu kayıtlarında mülkiyetinin sabit olduğunu, dayanak tapu kayıtlarının ilgili kanun gereği hukuki değerini yitirmediğini, sadece dayanak tapu kayıtlarının intikal ettirilmemiş olması sebebiyle zilyetlik hakkına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, davacıların kendi beyanları ile bağlı olup tapu dışı satın almaya ilişkin bir delil ortaya koyamadıkları için, kök tapu kayıt malikinin tapu kaydının intikal ettirilmemiş olması ya da tapuya kayıtlı bir taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabı olanaklı olmadığından davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalılar ... vekili ve ... ile ... vekilinin temyiz itirazları yerine görülmemiştir. 2. Asli müdahiller-davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesi'nin 24.02.2015 tarihli önceki kararı ile asli müdahiller ... ve ...’in açtığı davanın kabulüyle, dava konusu 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... parselin ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karar davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmediğinden bu davalılar yönünden kesinleşmiş ve lehine tescil hükmü kurulan asli müdahiller-davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Hal böyle olunca; dava konusu 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ..., 1 16... ile 1 20... parselin ... ve 1 16... parselin ... adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, önceki aleyhe kararı temyiz etmeyen davalılar ..., ..., ... ve ... lehine tescil hükmü kurulması isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar ... vekili ve ... ile ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle asli müdahil-davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve ... ile ...'dan ayrı ayrı alınmasına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden müdahil-davalı ... ve arkadaşlarına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3556, K. 2026/3022, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3556-e-2026-3022-k-6e9b8e594d45