Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/634 E. 2026/2342 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/634
- Karar No
- 2026/2342
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/253 E., 2023/295 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... 22.02.2011 tarihli dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan ve 70 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olan tarlalarının kadastro sırasında 1 12... sayılı orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, bu bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/147 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile, ...ilçesi ... köyü 1 12... sayılı parsel içerisinde yer alan ve bilirkişi raporuna ekli krokide (E1) ile gösterilen 721,18 m²lik alan, (G1) ile gösterilen 1.792,28 m²lik alan, (J1) ile gösterilen 1.123,82 m²lik alan, (U) harfiyle gösterilen 6.260,65 m²lik alan ve (Y) harfiyle gösterilen 3.672,09 m²lik alanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide (E2) ile gösterilen 318.11 m²lik alan, (G2) ile gösterilen 1.479,32 m²lik alan ve (J2) ile gösterilen 1.217,19 m²lik alana ilişkin olarak davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 06.05.2015 tarihli ve 2014/147 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 06.09.2022 tarihli ve 2022/596 Esas, 2022/6744 Karar sayılı ilamıyla, "İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz bölümlerinin, orman sayılmayan yerlerden kabul oldukları, bu yerlerin davacı ... ve babası... tarafından kullanıldığı, ...'ın babası ...'ın ve dava konusu yeri en az 60-65 yıl kullandığı, dolayısıyla eklemeli olarak zilyetliğin 60 yıldan fazla olduğu, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazların eski tarihli belgelerde ne şekilde göründüklerinin denetlemeye elverişli şekilde bilirkişi raporuna aktarılması sağlamamış ve dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan başkaca dava olup olmadığı araştırılmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "... mahallinde 06/05/2015 tarihinde icra edine keşif işlemine katılan bilirkişilerin, dava konusu taşınmazlar hakkında düzenlenen krokide taşınmazlardan 1 12... nolu parsel içerisinde yer alan ve orman ve fen bilirkişisi raporuna ekli krokide E1 ile gösterilen 721.18 metrekare, G1 ile gösterilen 1792,28 metrekare, J1 ile gösterilen 1.123,82 metrekare, U ile gösterilen 6.260,65 metrekare ve Y ile gösterilen 3.672,09 metrekare yüzölçümündeki yerlerin hali hazır durumları, bitki örtüleri, toprak yapıları ve evveliyatları itibariyle 6831 sayılı yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olmadıkları, bu kısımların orman bütünlüğünü bozmadıkları, eskiden beri ziraat arazisi olarak kullanıldıkları, yine 1 12... numaralı orman parseli içerisinde bulunan krokide E2 olarak gösterilen 318,11 metrekarelik, G2 olarak gösterilen 1479,32 metrekarelik ve J2 olarak gösterilen 1217,19 metrekarelik yerlerin halihazır durumları, bitki örtüleri, toprak yapıları ve evveliyatları itibariyle 6831 sayılı yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden oldukları, orman sayılan yerlerin zaman aşımı nedeniyle iktisap edilemeyecekleri, ancak orman sayılmayan yerlerden kabul edilen E1, G1, J1, U ve Y ile gösterilen yerlerin keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, dosya arasına alınmış olan bilgi ve belgeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bu yerlerin ... ve babası... tarafından kullanıldığı, ...'ın babası ...' dava konusu yeri en az 60-65 yıl kullandığı, dolayısıyla eklemeli olarak zilyetliğin 60 yıldan fazla olduğu, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmiş olduğu, ancak bilirkişi raporunda orman sayılan yerler olarak kabul edilen E2,G2 ve J2 olarak gösterilen yerlerin ise zaman aşımı ile kazanılamayacağı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ...ilçesi ... köyü Köy İçi mevki 1 12... sayılı parsel içerisinde yer alan 13.09.2023 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (E1) ile gösterilen 721,18 m²lik yer, (G1) ile gösterilen 1.792,28 m²lik yer, (J1) ile gösterilen 1.123,82 m²lik yer, (U) harfiyle gösterilen 6.260,65 m²lik yer ve (Y) harfiyle gösterilen 3.672,09 m²lik yere ait Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın en son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz bölümlerinin en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde göründüklerinin ve orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının denetlemeye elverişli şekilde bilirkişi raporuna aktarılması sağlanmadığı gibi, keşif sırasında davacının babasının 3 - 4 yıl önce öldüğü ve davacının taşınmazı kardeşleriyle birlikte kullandığının beyan edilmesi karşısında, davanın taşınmazda tek başına ve malik sıfatıyla zilyetliğinin olup olmadığı da araştırılmamış ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak dava konusu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Yine keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, dava konusu taşınmazların kök muristen gelip gelmediği, terekeye ait olup olmadıkları ve taraflar arsında paylaşım yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, kök muristen kalarak paylaşıma tabi olan taşınmazlar var ise bunlara ait dair tüm bilgi ve belgeler getirtilerek paylaşım uyarınca davacılar ve davalılar adına tespit edilen taşınmazlar belirlenerek bu yerlere ait kadastro tutanakları getirtilmeli, paylaşım yapıldığının belirlenmesi halinde paylaşıma konu taşınmazlardan Hazine adına tespit edilen taşınmaz bulunması halinde paylaşımın bozulduğu da göz önüne alınarak davacının taşınmazda tek başına ve malik sıfatıyla zilyetliğinin olup olmadığı ve bu suretle aktif dava ehliyeti de bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.