Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5517 E. 2026/2596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5517
- Karar No
- 2026/2596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/10 E., 2023/3 K.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında sırasında, 1 48... ve 52 parsel sayılı sırasıyla 22.869, 52... .543,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... Çiftliği Tarım ve Hayvancılık AŞ adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ...köyünde bulunan 1 48... ve 52 parsel sayılı taşınmazların, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalı Şirket yararına olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 48... ve 52 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2019 tarihli ve 2016/13956 Esas, 2019/8888 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, ilk tesis kadastrosu sırasında hangi vasıfla tespit harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmadığı, keşif sonucu düzenlenen 23.05.2016 tarihli fen, ziraat ve orman bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23.05.2016 tarihli teknik bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Kanun gereği yapılan ilk orman tahdidinde ormanda kaldığı, ilk orman tahdidinde "Anaç Çeşme Ormanı" olduğu belirtildiği halde aynı raporun devamında orman dışında kaldığı belirtilerek raporun kendi içerisinde çeliştiği, İlk Derece Mahkemesince bu husus üzerinde durulmadığı ve çelişkinin giderilmediği açıklanarak, taşınmazın öncesinin ne olduğunun belirlenmesi, bu doğrultuda şayet kazanılabilecek yerlerdense zilyetlik ve imar-ihya yönünde usulüne uygun araştırma yapılarak rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dinlenen mahalli bilirkişilerin 2015 yılında yapılan tespit öncesi taşınmazların 1950'li yıllardan itibaren gerçek kişiler tarafından tarım amaçlı kullanıldığını, daha sonra mandıra faaliyeti yürütmekte olan davalıya taşınmazlarını sattıklarını beyan etttikleri, ...köyünde kadastro çalışmasının 1974 yılında yapılmış olup, dava konusu taşınmazların orman oldukları düşüncesi ile tespit harici bırakıldığı, bilirkişi kök raporunda orman bilirkişilerce dava konusu taşınmazların orman tahdit hattının dışında orman sayılmayan yerde bulunduğunun belirlendiği, hava fotoğraflarında kadastro tespitinin yapıldığı 1974 yılından kadastro tespit tarihi olan 2015 yılına kadar dava konusu taşınmazların tarım alanı olarak kullanıldığı, davalı taşınmazların tespit tarihi öncesinde fiili kullanıcılarından satın alındığı, 1 48... parselin tamamının tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşan süreyle ekonomik amaçlı olarak kullanıldığı, orman olmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan yerlerden bulunduğu, 52 parselin ise 1992-1994-20 00... tarihli hava fotoğraflarında kısmen çalılık olduğu hususlarının tespit edildiği, çalılık olan kısım ile aktif olarak kullanılan açık alanın koordinatlı haritasında gösterilmesinin istendiği, 02.02.2023 tarihli ek raporda taşınmazın çalılık olan kısmının (A) harfi ile açıklık kısmının (B) harfi ile gösterildiği, buna göre (A) harfli kısım yönünden tespit tarihinden geriye doğru tamamında 20 yıllık ekonomik zilyetliğin söz konusu olmadığı, (B) harfli kısımda ise söz konusu olduğu ..." gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve kadastro tespitinin kısmen iptali ile dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmazın 02.02.2023 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.697,11 metrekare yüzölçümlü kısmın 1 48... parsel numarası ile çalılık vasfıyla Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 846 metrekare yüzölçümlü kısmın tarla vasfıyla davalı şirket adına aynı adada son parsel numarası ile tapuya tesciline, birleşen davanın reddine, dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 02.07.2025 tarihli ve 2023/1918 Esas, 2025/5150 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir. 2. Davacı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince; asıl davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, kendini vekil ile temsil ettiren davacı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönde hiç hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 02.07.2025 tarihli ve 2023/1918 Esas, 2025/5150 Karar sayılı kararının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı Hazine vekilinin sair karar düzeltme isteminin REDDİNE, Davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 02.07.2025 tarihli ve 2023/1918 Esas, 2025/5150 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendine " 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/son maddesi uyarınca takdir edilen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı Hazineye verilmesine..." cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.