Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1107 E. 2026/265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1107
Karar No
2026/265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2021/108 K.

Mahkemece verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 32... parsel sayılı 24.211, 43... yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden ... ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, 09.03.2010 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına devir edilmiştir.

Davacı Hazine vekili; dava konusu 2 32... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak ... ... adına tescil edildiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 26.05.20 16... /5862 Esas, 2016/5888 Karar sayılı kararı ile “Mahkemece davacı tarafa davasını 2 32... parsel sayılı taşınmazda ipotek hakkı bulunan ... Bankasına da yöneltmesi için süre ve imkan tanınarak taraf koşulunun sağlanması" gerektiği belirtilerek bozulmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 22.10.20 20... /5076 Esas, 2020/4576 Karar sayılı kararı ile “ Bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, bozma ilamına göre taşınmaz üzerinde ipotek hakkı bulunan ... Bankasının usulünce davaya dahil edilmesi" gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, çekişmeli taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısmın özel mülkiyete elverişli ve bilinen bütün zamanlarda davalının kullanımında olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmın oldukça eğimli, taşlık bir yapıda olduğu, bu kısmın terk edildiği ya da hiç kullanılmadığı, özel mülkiyete elverişli olmadığı ve davalının murisi tarafından zilyetliğe konu edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısma ilişkin davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen kısma ilişkin davanın kabulüne, davalı ... ...'ya karşı açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d, 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dahili davalı ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece, davacı Hazinenin iddiasını ispat edemediği, çekişmeli taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısmın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu gerekçesiyle bu bölüm hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamında yer alan jeodezi mühendisi bilirkişi raporuna göre 1992 yılı hava fotoğrafında ve 2014 yılı uydu görüntüsünde bu kısmın tamamının kullanılmadığı, yarısında tarımsal faaliyetin olduğunun belirtildiği, buna müteakip ... mühendisi bilirkişi raporu içeriğinde ise (A) harfi ile gösterilen kısmın tamamı hakkında tarımsal amaçlı kullanılan özel mülkiyete konu yerlerden olduğuna dair tersi istikamette kanaat belirtildiği anlaşılmasına karşın toplanan deliller arasında oluşan bu çelişkinin giderilmediği görülmektedir. Öte yandan, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler ve tanıklar da taşınmaza ilişkin olarak kullanılan kısım kullanılmayan kısım diye ayrım yaparak beyanda bulundukları halde, fen bilirkişi raporunda bu beyanlara göre kroki üzerinde işaretleme yapılmamıştır.

Hal böyle olunca; tapu ve kadastro müdürlüğünden çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tutanak ve dayanak belgeleri istenilmeli, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı, tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden temin edilip dosya keşfe hazır hale getirilmelidir. Bundan sonra taşınmaz başında elverdiğinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşiflere iştirak etmemiş fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, belirlenmeli, kullanılan kısım ile kullanılmayan kısımlar ayrı ayrı gösterilmeli, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları uygulanmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli ve komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının getirtilerek dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.

... mühendisi bilirkişi kurulundan alınan önceki rapor da denetlenmek suretiyle taşınmaz bölümünün tamamının kullanılıp kullanılmadığını, taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş panoromik renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, dosya arasında bulunan ve temin edilecek hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz kadastro krokisi ile hava fotoğraflarının ölçeklerini eşitlemek suretiyle hava fotoğrafları üzerinde sınırını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlaması ve dava konusu taşınmazın konumunu hava ve uydu fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, raporda taşınmaz bölümü üzerinde kullanılan kısım ile kullanılmayan kısımlar ayrı ayrı gösterilmelidir.

Bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek davalının bayisinin, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde kadastro tespit tarihine kadar 20 yıla ulaşan ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve uygulama ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

Davacı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1107, K. 2026/265, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1107-e-2026-265-k-31152ed2cfd8