Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5278 E. 2026/1763 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5278
- Karar No
- 2026/1763
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/197 E., 2023/412 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakanlarının 97 yaşında, okuma-yazma bilmediğini, davalı ve eşinin mirasbırakanın ameliyatının ardından hastane parasının ödenmesi konusunda vasiyete konu taşınmazı davalı gelinine vasiyet etmesi için baskı yaptıklarını, vasiyetnamenin düzenlenmesinin ardından kimseye anlatmaması yönünde tehdide maruz kaldığını, mirasbırakanın vasiyetnamenin anlamını algılamadığını belirterek vasiyetnamenin iptaline, aksi halde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, eşi ile 2001 yılından itibaren mirasbırakana karşılık beklemeksizin baktığını, ancak mirasbırakanın kendi isteğiyle vasiyetname düzenlediğini, temyiz kudretini haiz olduğunu, saklı payların ihlal edilmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2016 tarihli ve 2010/3 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararıyla; vasiyetnamenin düzenlenmesinde baskı ve kandırmanın ispatlanmadığı, tapu bilgilerinin vasiyetnamede açıkça yazıldığı, saklı payın ihlal edilmediği gerekçesiyle karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.03.2016 tarihli ve 2010/3 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarih ve 2016/9573 Esas, 2018/1513 Karar sayılı ilamında; davacı tarafın, mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürdüğü, dava dilekçesinde vasiyetnameyi algılamadığını belirttiği, ehliyetsiz olduğu ileri sürülen murisin vasiyetname tarihine yakın günlerde ve sonrasında tedavi görüp görmediği hususunda tarafların bilgisine başvurularak varsa doktor raporları, hasta müşahede kâğıtları ve film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi, sonrasında işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve diğer delillerle birlikte davalının mirasbırakanın iradesini zorlama ve kandırma yoluyla sakatlandığının ispatlanamadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapora göre mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporlarına göre vasiyetname ile saklı paya ihlalin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar Avukat ... kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten verdiği temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, mirasbırakanın vasiyetnamede 1 48... parsel ile 72 parsel sayılı taşınmazları vasiyet etmek isterken dava konusu taşınmazı vasiyet ettiğini, mirasbırakanın dava konusu taşınmaz için vasiyetnamede çayırım ifadesini kullandığı halde dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere çayır olmadığını, mirasbırakanın kastettiği taşınmazın kadastro tespiti sırasında Melahat Kat adına tespit gören 1 48... parsel ile İbrahim Kat adına tespit gören 1 48... parsel olduğunu, mirasbırakanın iradesinin fesada uğratıldığını, mirasbırakanın yaşı nedeniyle ve yapılan baskı sonucu vasiyetname düzenlediğini, 1 48... ve 72 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacıların Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/205 Esas ve 2017/200 Karar sayılı dosyada açtıkları dava sonucu taşınmazların terekeye döndüğü ve mirasçılar adına hükmen tescilinin yapılması nedeniyle Mahkeme kararının hatalı olduğunu, tanık beyanlarına göre mirasbırakanın iradesinin sakatlandığının ispat edildiğini, tenkis yönünden hükmün hatalı olduğunu, terekeye dahil edilmeyen taşınmazlar olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının lehlerine bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.