Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5556 E. 2026/2592 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5556
Karar No
2026/2592
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/26 E., 2023/122 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 44... ve 5 parsel sayılı sırasıyla 6.7 62... .430 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ... ... oğlu ... adına; aynı yer 1 44... parsel sayılı 6.125 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fıstıklık vasfıyla tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... köyü ... mevkindeki, sınırlarını bildirdiği tescil harici taşınmazı emek ve para harcamak suretiyle imar ve ihya ettiğini, dava konusu taşınmazın babasının ölümü ile kendisine intikal ettiğini, kendisinin ekip biçtiğini, zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.20 16... /364 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararı ile dava konusu (A) harfiyle gösterilen taşınmazın eğiminin %2-6 arasında değiştiği, taşınmaz üzerinde kültür bitkileri olan fıstık ağaçlarının dikili olduğu, mahalli bilirkişilerce de dava konusu taşınmazlar üzerindeki davacının zilyetliğinin 35-40 yıl civarında olduğunun belirtildiği; ancak orman bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan rapora göre taşınmazın evveliyatında da orman olduğu, her ne kadar davacının zilliyetlik süresi 20 yılın üzerinde ise de orman sayılan bir alanın zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığı, orman toprağı niteliğindeki taşınmazın 20 yılı aşkın bir süre tarım arazisi haline getirilerek ekonomik amaca uygun kullanılmasının dava konusu taşınmazın kazanılmasına imkan sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2019 tarihli ve 2016/14780 Esas, 2019/4737 Karar sayılı ilamıyla "yörede 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapılıp yapılmadığının araştırılması, varsa ilgili kadastro tesbit tutanağı aslı dosya arasına getirtilip, eldeki dava nedeniyle kesinleşmediği gözetilerek Kadastro Mahkemesinin görevli olduğunun gözetilmesi, şayet bu nev'iden bir kadastro çalışması bulunmamakta ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığından, yöntemine uygun şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesinde bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uzman bilirkişiler tarafından hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak olarak yöntemine uygun yapılan uygulama ve araştırmada, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği, 1984 tarihine ait hava fotoğrafı incelemesinde ise taşınmazların imar ihya gördüğünün ve sınırlarının diğer parsellerden belirgin olduğunun belirlendiği, ziraat bilirkişisi tarafından da dava konusu yerlerin 20 yıldan fazla bir süredir tarım yapılan Devletin hüküm tasarrufu alında olmayan imar ve ihya olmuş 3. sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğunun bildirildiği, zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği, 4 numaralı taşınmaz yönünden davadan feragat edildiği, 3 ve 5 numaralı taşınmazların ise davacıya babasından intikal ettiği, usulüne uygun miras taksimi yapılmadığından taşınmazlardaki kullanımın ... terekesi adına yapıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 44... ve 5 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına, 1 44... parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanma koşullarının ispatlanamadığını, bilirkişi raporları yetersiz olduğu gibi bozma öncesi alınan raporla bozma sonrasında alınan rapor arasındaki çelişkinin de giderilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu tüm taşınmazlar Hazine mülkiyetinde olduğundan 3. bir kişi tarafından bağışlama sözleşmesine konu edilmesinin hukuken olmadığını, yanılgılı harita bilirkişisi raporu ve teknik açıdan yetersiz olan ziraat bilirkişisi raporuna itibar edilerek hatalı karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, birbiriyle çelişen ve hiçbir dayanağı olmayan mahalli bilirkişi beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak, dava konusu taşınmazlar ... köyü çalışma alanında bulunduğu halde, hüküm yerinde maddi hata sonucu taşınmazların bulunduğu köyün Doluharman şeklinde yanlış yazılarak hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) ve (3) numaralı bendlerinde yer alan "Doluharman" ibaresinin çıkartılarak yerlerine, "Akyamaç" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5556, K. 2026/2592, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5556-e-2026-2592-k-f5e85e23b180