Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4097 E. 2026/4623 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4097
- Karar No
- 2026/4623
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2724 E., 2025/1168 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/104 E., 2022/375 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin dava değeri itibarıyla reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılan orman tahdidi, 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1988 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde çalışması, 2010 yılında 6831 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu ve 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu bulunmaktadır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davaya konu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 756 parsel yeni 4 51... ve 2 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazların fiilen tarla olduğunu, taşınmazların Hazine adına kayıtlı olduğunu ve orman sınırları dışına çıkılarak 2/B uygulamasına konu olduğunu, davacının başvurusu üzerine taşınmazların kullanıcısına terk edilmek üzere işleme alındığını, taşınmazlardan 4 51... parsel sayılı taşınmazın davacıya verilerek tapuya tescilinin yapıldığını ancak, 2 parselin tapusunun verilmediğini, taşınmazın orman ile alakasının olmadığını belirterek, davaya konu eski 756 parsel yeni 4 51... parsel sayılı taşınmazın öncelikle 2/B uygulamasında olduğunu ve orman sınırı dışına çıkarıldığının tespiti ile 2/B lehtarı olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu 4 51... parsel sayılı taşınmazın orman olarak kullanılmak üzere tashih edildiğinden doğrudan satış işlemine konu edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 4 51... parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamaları esnasında orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ağaçlık vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, bu anlamda davacı tarafın taşınmazın 2/B kapsamında kaldığının tespiti talebinin tapu kayıtlarında halen belirtilen şekilde tescilli olduğundan yerinde görülmediği, dava konusu taşınmazın evveliyatında davacı adına tapu kaydının oluşması ve daha sonrasında tapu kaydının iptali gibi bir husus da söz konusu olmadığından 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7/1-a maddesi uyarınca iade kapsamında kalmadığı, Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen 2/B maddesi kapsamındaki taşınmazların 6292 sayılı Kanun gereğince satışının da mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydında ağaçlık vasfı ile Hazine adına tescil edildiğinden 6292 sayılı Kanun'un 6/12 maddesi uyarınca hak sahiplerine satışının uygun olmadığı, davacı tarafın taşınmazın kendi adına tescil talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kesinleşmiş Mahkeme kararıyla tespit edilen zilyetlik hakkının istinaf incelemesinde dikkate alınmadığını, Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/499 Esas ve 2014/377 Karar sayılı kesinleşmiş ilamının kesin hüküm teşkil ettiğini, bilirkişi raporuna ve ilk derece mahkemesi kararına karşı itirazlarının incelenmediğini, bilirkişi raporunda bitki örtüsünün orman vasfını haiz olup olmadığının detaylı şekilde incelenmediğini, taşınmazın yüzölçümünün 3 hektardan küçük olmasına ilişkin açık delillerin dikkate alınmaması ve gerekçeli karar yükümlülüğünün ihlal edilmesinin, taşınmazın fiili ve hukuki niteliğine ilişkin delillerin değerlendirilmemesinin eksik inceleme ve bozma sebebi olduğunu, tapu kaydının davacıya ait olmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edilemeyeceği gerekçesinin hukuken yanlış ve yetersiz olduğunu, kamu denetçiliği kurumunun resmi uyarılarının dikkate alınmadığını ve kararın hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 2/B uygulamasına konu olup olmadığının tespiti talebi ile davacı taraf adına tescil talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.