Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5238 E. 2026/3337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5238
Karar No
2026/3337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/977 E., 2025/2012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/443 E., 2022/1127 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili;davalının tarımsal abone sahibi olup müvekkili şirketten elektrik enerjisi satın aldığını, müvekkili şirket çalışanları tarafından yapılan kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davacı şirket tarafından düzenlenen tutanakların mevzuata aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı hakkında tanzim edilen kaçak elektrik tutanağının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 43/7 maddesinde yazılı usule uygun şekilde tanzim edilmediğinin, abonenin sayaca müdahale ettiğine ilişkin tespit bulunmadığının tespit edildiği, takibe konu kaçak elektrik tespitinin mevzuata ve Yönetmeliğin 42. ve 43. maddelerine aykırı olduğu, davacının alacağını ispat edemediği, davalı şirketin ve personelinin yönetmelik hükümlerini bilmekte ve yönetmelik gereğince işlem tesis etmek zorunluluğunda oldukları, ancak davalı açısından yönetmelik hükümleri yerine getirilmeksizin tutanak tanzim edildiği, takip ve dava açıldığı anlaşıldığından davacının takipte kötü niyetli olduğu gerekçesiyle; davanın reddine, davacının dava konusu edilen asıl alacak miktarının %20 nispetinde olduğu hesap edilen 25.747,01 TL kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde bulunan davacının, dava konusu alacağın dayanağı olduğunu ileri sürdüğü kaçak tespitlerini doğru bulgu ve belgelere dayandırmadığı, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılmasının da şart olduğu, somut olayda davalının davacı şirketin kötü niyetle takip yaptığını ispat edemediği, davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece tüm deliller toplanmadan, yeterli ve gerekli değerlendirme yapılmadan soyut gerekçeler ile karar verildiğini, müvekkili şirket işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, icra takibine konu faturalar yönünden ayrı ayrı inceleme yapılmadığını, sırf görüntü kaydı alınmadı diye kaçak kullanımı yapılmadığı sonucunun çıkarılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, OSOS verilerinden usulsüz bir tüketim yapıldığının açıkça anlaşıldığını, davalının kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeden açarak kaçak enerji tükettiğinin tespit edildiğini, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren konuda keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik faturalarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Yönetmeliğin 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, ispat yükü üzerinde olan davacının davalının kaçak elektrik kullandığını ispat edemediğinin ve dava değerine göre belirlenen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5238, K. 2026/3337, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5238-e-2026-3337-k-54893011bdfa