Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3888 E. 2026/1599 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3888
Karar No
2026/1599
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/856 E., 2025/346 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/298 E., 2023/730 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. ili ... ilçesi ... ... Mahalle 6 54... parselde kayıtlı taşınmazın müvekkili olan davacının babası..... annesi ...., annesinden de davacıya intikal ettiğini, taşınmazın davacının babasına intikal ettiğinde henüz kadastro çalışmasının yapılmamış olduğunu ve ... hissesine düşen yüzölçümünün toplam 3.339 m² olduğunu, taşınmazın ...'a intikal etmeden önce 6729 parselde kayıtlı olduğunu, 30.06.2004 tarihli ve 2761 yevmiye numarası ile ifraz edildiğini ve ... numaralı parselin oluştuğunu, bu parselinde uygulama çalışması sonucu 6 54... , 39... numaralı parseller olduğunu, ...'a da 6 54... parsel sayılı 3.339 m² yüzölçümlü taşınmazın 160 m² eksik yüzölçümü ile tescil edildiğini, diğer iki mirasçıya 6 54... ve 40 parsellerin tescil edildiğini, davacının annesinin vefatı sonrası taşınmazın 22.03.2023 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, davacı adına tescil edilen taşınmazın toplam yüzölçümünün 1.711,89 m² olduğunun, ..... tarafından Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/468 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda tapuda 3.179 m² olan taşınmazın 1.711,89 m² olarak tesciline dair hüküm kurulduğunu, taşınmazın davacının babası ...'a intikal olduğunda 3.339 m² iken kadastro çalışması sonucu 3.179 m² ve son olarak da açılan dava ile 1.711,89 m²ye düştüğünü, davacı dışındaki diğer mirasçıların taşınmazlarının yüzölçümünde değişiklik olmadığını, davacının taşınmazında meydana gelen azalmasının hatalı kadastro çalışmasından kaynaklandığını ve 1970 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, davalılar adına hatalı olarak tespit edilen 6 54... ve 40 parsel sayılı taşınmazlarının tapularının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dosya kapsamında tarafların iddiaları ve savunmalarının araştırılması için, Nevşehir Kadastro Müdürlüğünden yenileme öncesi ve yenileme sonrası parsel sınırlarını gösterir pafta ve krokiler getirtilmiş, ilgili yerin hava fotoğrafları getirtilmiş, keşfe gidilmiş, keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklar dinlenilmiş ve uzman bilirkişilere rapor düzenletilmiştir. Harita ve Jeodezi Mühendisi ve Fen Bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda özetle; 02.10.2023 tarihinde Mahkeme heyeti ile birlikte görülen taşınmazın dava tarihi itibari ile değeri 1.468.040,00 TL olarak hesaplanmış olup; keşif günü itibari ile kullanım olarak bitişiğinde bulunan 6 54... parsel ile bütünlük arz ettiği tespit edilmiştir. Tüm toplanılan belgeler ve aldırılan raporlar doğrultusunda, kadastro çalışmaları öncesi ve sonrası krokinin benzer olduğu, sınır kaymalarının yıllardır kullanılan mevcut kullanım doğrultusunda yapıldığı, eski sınırların hava fotoğrafları ile uyumsuz olduğu, yapılan yenileme ile hava fotoğraflarının uyumlu olduğu belirtilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"İlk Derece Mahkemesince tesis paftası, takeometrik veriler, ölçü krokileri, yenileme paftası, yenileme sonucu oluşan ölçü krokileri ve hava fotoğraflarının temini ile dosya tekamül edildikten sonra keşfe dayalı olarak Harita Mühendisi bilirkişiden alınan raporda; davaya konu kök taşınmazın ... numaralı parsel olarak 12.06.1980 tarihinde davacı ve davalıların ortak murisleri olan ...adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 9.900 m² olduğu ancak Kadastro Müdürlüğünce taşınmazın alanında düzeltme yapılarak alanın 10.017,36 m² olarak 21.06.2004 tarihinde düzeltildiği, daha sonra ... numaralı kök taşınmazın 30.06.2004 tarihinde ifraz edilerek 8759-87 60... parsellere dönüştüğü, bu üç taşınmazın alanında 3.339,12 m² olarak tapuya tescil edildiği, daha sonra 2015 yılında Kadastro Kanunun 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmaları sonucunda taşınmazların 6 54... - 39... parsellere dönüştüğü, alanlarının sırasıyla; 3.179,93 m² -3.268,40 m² ve 3.226,22 m² olarak tapuya tescil edildiği, daha sonra davaya konu parsellerin, komşu taşınmazlarından olan 6 54... parsel ile 6 54... parsel arasında görülen Nevşehir Kadastro Mahkemesinin 2016/21 Esas davasında 6 54... parselin 2.016,54 m²lik kısmının 6 54... parsele eklenilmesine karar verildiği, daha sonra 6 54... parselin maliki tarafından Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 2016/458 Esas sayılı davasında 6 54... parselin 1.711,89 m² olarak tescil edilmesine geri kalan 1.468,04 m²lik kısmın ise 6 54... parsel numarası alarak 6 54... parselin maliki adına tescil edilmesine karar verildiğinin anlaşıldığı, fotogrametrik yöntemle yapılan ilk tesis kadastro çalışmalarında bir tersimat hatasının bulunmadığını, krokide mavi renk ile gösterilen eski 8759-87 60... numaralı taşınmazların yenilemeden sonra kırmızı renk ile gösterilen 6 54... - 39... parsel numaralı taşınmazlara ile sınırlarının büyük ölçüde aynı olduğu, taşınmazların batısında kalan kısımlarda yol olarak bırakılan yerlerde düzeltme sağlandığını, zemindeki yol esas alınarak düzeltme sağlandığını, alanlardaki değişim miktarına bakıldığında da büyük oranda bir azalma veya artmanın olmadığını, 6 54... parselin (eski 8759) 159,19 m² azaldığını, 6 54... parselin (Eski 8760) 70,72 m² azaldığını, 6 54... parselin (Eski 8761) 112,9 m² azaldığını; ancak daha sonra yukarıda bahsedilmiş olan dava sonuçları itibariyle 6 54... parselin alanın 1.711,89 m² olarak tescil edildiğini, dosyada bulunan ve dava konusu taşınmazın sınırlarını gösteren ilk tesisi kadastrosunun ölçü krokisi paftası, yenileme sonrası oluşan ölçü krokisi ve sınırlandırma haritası, hava fotoğraflarının incelenmesi sonunda; dava konusu yerlerin dosyada bulunan 1958 yılına ait hava fotoğrafında; taşınmazların Mahkeme sonuçları ve yenileme çalışmaları sonucu oluşan durumları ile geçmiş durumları çakıştırılarak birlikte değerlendirildiğinde, krokide yeşil renk ile gösterilen ... numaralı kök taşınmazda, kullanım olarak bir bölünmenin olmadığı, 6 54... ve 37 parsellerin sarı renk ile gösterilen Mahkeme sonucu oluşan sınırlarının zeminle uyumlu olduğu, 6 54... -39-40 parselleri arasında herhangi bir sınırın bulunmadığı, kullanım olarak bir bütün olduğunun tespit edildiğini, dava konusu yerlerin dosyada bulunan 19 91... yılına ait hava fotoğrafında; taşınmazların Mahkeme sonuçları ve yenileme çalışmaları sonucu oluşan durumları ile geçmiş durumları çakıştırılarak birlikte değerlendirildiğinde, krokide yeşil renk ile gösterilen ... numaralı kök taşınmazda, kullanım olarak bir bölünmenin olmadığı, 6 54... ve 37 parsellerin sarı renk ile gösterilen Mahkeme sonucu oluşan sınırlarının zeminle uyumlu olduğu, 6 54... parsel ile Mahkeme kararı sonucu oluşan 6 54... parselin bir bütün olarak kullanıldığı, 6 54... -39-40 parselleri arasında kullanım olarak aralarında sınır oluşmaya başlandığının tespit edildiğini, dava konusu yerlerin dosyada bulunan 2005 yılına ait hava fotoğrafında; taşınmazların Mahkeme sonuçları ve yenileme çalışmaları sonucu oluşan durumları ile geçmiş durumları çakıştırılarak birlikte değerlendirildiğinde, krokide yeşil renk ile gösterilen ... numaralı kök taşınmazda, kullanım olarak üçe bölündüğü,6 54... ve 37 parsellerin sarı renk ile gösterilen Mahkeme sonucu oluşan sınırlara göre zeminle uyumlu olduğu, 6 54... parsel ile Mahkeme kararı sonucu oluşan 6 54... parselin bir bütün olarak kullanıldığı, 6 54... -39-40 parselleri arasında kullanım olarak aralarında sınırları net bir şekilde oluştuğu, hatta 6 54... parselin kullanım olarak 6 54... ve 40 parselden farklı olduğu, üzerinde ki bağ çubuklarının söküldüğü ve tarla olarak sürülü olduğunun tespit edildiğini, dava konusu yerlerin dosyada bulunan 2010, 20 16... yılına ait hava fotoğrafında; taşınmazların Mahkeme sonuçları ve yenileme çalışmaları sonucu oluşan durumları ile geçmiş durumları çakıştırılarak birlikte değerlendirildiğinde, krokide yeşil renk ile gösterilen ... numaralı kök taşınmazda, kullanım olarak üçe bölündüğü,6 54... ve 37 parsellerin sarı renk ile gösterilen Mahkeme sonucu oluşan sınırlara göre zeminle uyumlu olduğu, 6 54... parsel ile Mahkeme kararı sonucu oluşan 6 54... parselin bir bütün olarak kullanıldığı, yenileme sonucu oluşan 6 54... -39-40 parsellerin arasında kullanım olarak aralarında sınırlarının net bir şekilde belirgin olduğu, yenilemeden sonra oluşan ve kırmızı renk ile gösterilen sınırların zeminle birebir uyumlu olduğunun tespit edildiğini, sonuç olarak yenileme çalışmalarından sonra ve Mahkeme sonuçları itibariyle oluşan sınırların 1958 - 1991 - 1992 - 2005 - 2016 - 2020 yılı hava fotoğrafları ile uyumlu olduğunun, yenileme çalışmalarının zeminde ki kullanım durumlarına göre doğru yapıldığının tespit edildiği" gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkeme kararının çelişkili olduğunu, istinaf kararında taşınmaz sınırlarının net bir şekilde belirli olduğu gerekçesine dayanıldığını ancak 2016 yılında açılan davalar neticesinde müvekkilinin taşınmazının yüzölçümünde azalma olduğunu, 2016 yılında açılan davaların kabul edilmiş olmasına rağmen müvekkili tarafından açılan davanın reddedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu edilen taşınmazların evveliyatında tek parsel olduğunu ve mirasçılar arasında eşit şekilde taksim edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin parselinde azalma olmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, müvekkilinin taşınmazında meydana gelen azalmanın hak kaybına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3888, K. 2026/1599, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3888-e-2026-1599-k-5a1be756f479