Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3817 E. 2025/7445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3817
- Karar No
- 2025/7445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/189 E., 2025/786 K.
Taraflar arasında görülen yargılamanın yenilenmesi davasında Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiş, davacılar ..., ...., ... ve ...’in Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Talep edenler vekili yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde; davaya konu 1 01... , 63... no.lu parsellerin görünüm itibarıyla coğrafi ve fiziki bütünlük içerisinde olduğunu, ancak 63 no.lu parselin etrafındaki parseller ile aynı vasıf ve nitelikte olup ekip biçilen tarlalardan olmasına rağmen orman niteliği olarak değerlendirildiğini, ...'in kardeşleri adına bulunan 1 01... ve 86 no.lu parseller hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen kararların ilgili Yargıtay Hukuk Dairesince onanmasına rağmen 1 01... no.lu parsel yönünden emsal niteliği taşıması gerektiğini, ayrıca .... Kadastro Mahkemesinin 1995/322 Esas ve 1995/984 Karar sayılı kararının merhum ...’e tebliğinin sağlanmadığını, tebliğ mazbatasında "13.06.1996 tarihinde köy azası.... imzasına tebliğ edildi" şeklinde şerhin bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci sayfasının altında ise kararın taraflara tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde temyize gidilmediğinden 28.06.1996 tarihinde kararın kesinleştiği belirterek, yargılamanın iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Erdemli Kadastro Mahkemesi 1995/322 Esas, 1995/984 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde, Mersin ili .... ilçesi ..... Mahallesi 101 ada, 63 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, karar duruşmasında davalı ...'in yer aldığı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kararın kesinleştiği, yargılamanın iadesi sebeplerinin tahdidi olarak düzenlendiği, bu bağlamda talep eden tarafından tebligat usulsüzlüğüne ve taşınmazın orman hükmünde olmadığına dayanıldığı, ileri sürülen sebeplerin kanunda belirtilen yargılamanın iadesi sebeplerinden olmadığı..." gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş; hükmün, talep edenler vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...Talep edenlerin yargılamanın yenilenmesine dayanak olarak gösterdiği sebeplerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan hallerden hiçbirine girmediği, davacı tarafın tebligatın usulüne uygun olmadığına ilişkin iddiasının ancak temyiz konusu yapılabileceği, İlk Derece Mahkemesinin yargılamanın iadesinin reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu..." gerekçesiyle talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, talep edenler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.12.2024 tarihli ve 2023/262 Esas, 2024/7031 Karar sayılı ilamıyla; "Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesinin 2020/42 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararının 01.02.2021 tarihinde talep edenler vekiline tebliğ edildiği, talep edenler vekilince hükme karşı iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 16.02.2021 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu, kanun yollarına başvuruların süresinde olup olmadığı hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerektiği gözetildiğinde, istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirdiği..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ...., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ... ve ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.