Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3814 E. 2025/18014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3814
- Karar No
- 2025/18014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2914 Esas, 2025/524 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/111 Esas, 2024/156 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 1 68... parsel, 5 parsel, 7 parsel, 8 parsel ve 9 parsel sayılı taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının taşınmazı satın alırken devletin tutmuş olduğu resmi tapu kayıtlarına güvendiğini, parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yüzölçümlerinin tapuya eksik tescil edildiğini, taşınmazlarda meydana gelen azalmanın tapu sicillerinin yanlış oluşturulmasından dolayı meydana geldiğini, davacıların uğradığı zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, belirlenecek tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olup zaman aşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının yapılan kadastro çalışmalarına süresinde itiraz etmediğini, dava konusu taşınmazların eksilen kısımları için tapu iptal ve tescil davası açılabileceğini, ortada müvekkili ... adına tescili yapılan herhangi bir taşınmaz bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dilekçesinde belirtilen ve tespiti yapılan eksilme dışındaki kısımların tapu iptal ve tescil davası ile düzeltilebileceği kanaati belirtilmiş ise de davanın konusunun tapu iptal ve tescil olmayıp ilk tesis kadastrosu ile yenileme çalışmaları neticesinde meydana gelen toplam 64.772,28 m² eksilmenin rayiç bedelinin idareden tazmin edilmesi talebine ilişkin olduğunu, ilk tesis kadastro çalışmalarında yapılan maddi hata sonucunda uyuşmazlık konusu taşınmazın yüzölçümünün yanlışlıkla olması gerekenden daha fazla belirlenerek bu şekilde hatalı olarak idare tarafından tapuya tescil edildiği, davacının da tapu sicilinde yer alan yüzölçümü bilgisine güvenerek bu miktar üzerinden taşınmazı satın aldığını ve satın alma bedelini satıcılara nakden ödendiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu, davacının taşınmazında kurulu bir tesis ve düzen bulunmakta olup değerin tespitinde bu hususun dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın sulama imkanları kullanılarak sulanmasının maliyet arttırıcı ve metrekare bazında fiyat düşürücü bir etken olarak mütalaa edilmesinin yanılgıya sebebiyet verdiğini, arazide iki adet su kuyusundan elde edilen sularla sulama yapılmasının ceviz yetiştirmenin düşük maliyetle yapılması anlamına geldiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde iyi tarım uygulaması yapılarak uluslararası standartlarda ceviz yetiştirildiğini ve tarım bakanlığınca sertifika verildiğini, hükme esas alınan raporda üretim masraflarının yüksek alındığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davacı tarafın hukuken ihlal edilmiş bir menfaati bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacıların edinim tarihinde taşınmazın sınırları belli olmakla yüzölçümü farkının ayırt edilebilecek miktarda olduğu nazara alındığında tazminat talebinin taşınmazı satın aldıkları eski maliklere yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların eksilen kısımları için komşu parsellere karşı tapu iptali ve tescil davası açılabileceği gözetilmeden doğrudan Hazineye karşı açılan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, zararın gerçekleştiği tarih itibarıyla değerinin belirlenmesi gerektiğini, davanın kısmen reddi nedeniyle müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde ise yasal hasım olunması nedeniyle aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farklılığının tecviz sınırları arasında kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazların tecviz sınırları içerisinde kalan değişiklikleri için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Mahallesi eski 614 nolu, yeni 1 68... parseldeki toplam farkın 27.886,23 m² olduğu, (A) ile gösterilen 4.356,40 m²'nin dere yatağına ve (B) ile gösterilen 7.344,94 m²'nin yeni 1 68... parsele gittiği, azalmanın hatalı 22/a değerlendirmesinden kaynaklandığı, ... Mahallesi eski 618 nolu, yeni 1 68... parseldeki toplam farkın 1554,89 m² olduğu, (C) ile gösterilen 1745,76 m²'nin yeni 1 68... parsele gittiği, azalmanın hatalı 22/a değerlendirmesinden kaynaklandığı, ... Mahallesi eski 621 nolu, yeni 1 68... parseldeki toplam farkın 14.659,71 m² olduğu, (D) ile gösterilen 13.089,65 m²'nin yeni 1 51... parsele gittiği, azalmanın hatalı 22/a değerlendirmesinden kaynaklandığı, .. Mahallesi eski 620 nolu, yeni 1 68... parseldeki toplam farkın 1.016,89 m² olduğu, azalmanın ilk tesis kadastrosu ile 22/a uygulaması arasındaki teknoloji farklılığından kaynaklandığı, .. Mahallesi eski 613 nolu, yeni 1 68... parseldeki toplam farkın 19.650,56 m² olduğu, (E) ile gösterilen 13.794, 94... kısmın yeni 1 51... parsele gittiği, (F) ile gösterilen 517,76 m² kısmın yola gittiği, azalmanın hatalı 22/a değerlendirmesinden kaynaklandığı, taşınmazlardan komşu parsellere giden kısımlar yönünden tapu iptal ve tescil davası açılmak suretiyle zararın giderilebileceği kabul edilerek, fen bilirkişi raporunda dava konusu 1 68... , 7, 8, 9 parsellerde, A, B, C, D, E, F harfleri ile belirlenen alanlar mahsup edilmek suretiyle toplam 24.109,70 m² küçülmenin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı ve 1 68... parselde ise komşu parsele kayma dışında eksilme olmadığından 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi kapsamında zarar oluşmadığının anlaşıldığı, taşınmazların sulu kapama ceviz bahçesi olduğu tespit edildiğinden gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi 1 68... parsel yönünden zarar oluşmadığının kabulünün yerinde olduğu, ancak dosya içinde mevcut 2023 yılı Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün maliyet cetveline göre, net gelirin hesaplanması sırasında üretim giderinin brüt gelirin %48,38'i oranında olduğu, masrafların %50 oranına çok yakın olması nedeniyle üretim giderinin brüt gelirin 1/3'ü oranında kabul edilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek resen yapılan hesaplamada metrekare birim bedelinin 458,33 TL ve toplam 28.983,86 m² alanın bedeli 13.284.172,55 TL olarak hesaplanıp taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği ve davalı idare vekilince reddedilen kısım yönünden idareleri lehine vekâlet ücreti taktir edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de Anayasa Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.07.2022 tarih ve 2018/32753 başvuru sayılı kararı dikkate alındığında vekâlet ücreti verilmemesinin doğru görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadastro tespitine itiraz ya da tapu iptali ve tescil davası açmadan doğrudan tazminat davası açılmasının hatalı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili ... adına tescili yapılan herhangi bir taşınmaz bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, tapu kayıtlarına tutulmasından kaynaklı herhangi bir ihmal yahut kusuru bulunmayan ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 22/a uygulaması neticesinde azalma olmasına rağmen kadastro çalışmasına yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu kanun yolu tüketilmeden 1007 nci madde uyarınca dava açılmasının hatalı olduğunu, taşınmazda meydana gelen azalma bakımından kadastro tespitine itiraz davası açılması veya taşınmazda meydana gelen azalmanın hangi taşınmaz veya taşınmazlar lehine artışa sebep olduğu tespit edilerek o taşınmaz malikleri aleyhine dava açılması ve bu yolla zararın giderilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçümü farklılığının tecviz sınırları içerisinde kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini, eski tekniklerle yapılan ölçümler ile günümüzdeki hassasiyeti yüksek ölçümler sonrası taşınmazlarda küçük yüzölçümü farklılıklarının kaçınılmazlığı ve tecviz sınırının burada dikkate alınması gerektiğini, taşınmaz sınırında herhangi bir değişiklik olmadığını, davacı tarafların iddia ettiği azalmanın eski ve yeni ölçüm teknikleri arasındaki farklılıktan kaynaklandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 68... ,5,7,8,9 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından 2011 yılında satın alındığı, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazların yüzölçümünde azalma olduğu, yenileme kadastrosunun 24.12.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine uğranılan zararın tazmini istemi ile eldeki davanın 16.05.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Dava konusu ceviz bahçesi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazların eksilen yüzölçümlerinin bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Her ne kadar reddedilen kısım yönünden davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir ise de bu husus davalı ... vekili tarafından açık temyiz sebebi yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun olan hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.