Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3811 E. 2025/16967 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3811
Karar No
2025/16967
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/87 Esas, 2024/111 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1093 Esas, 2024/409 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, taşınmazın etrafında sanayi alanlarının bulunduğunu, ihracat merkezlerinin yer aldığını, ..-.. yoluna cepheli olduğunu, objektif unsurların yüksek oranda uygulanması gerektiğini, tüm bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare yapılan kıymet takdirinin daha objektif ve doğru verilere dayanmakta olup, Mahkeme tarafından belirlenen bedelin yüksek olması nedeniyle bedel yönünden istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, hesaplama yöntemi, münavebe ürünleri ve hesaplanan kamulaştırma bedeli yönünden vekâlet ücreti, avukatın yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde harcadığı emek ve mesaisinin karşılığı olup huzurdaki davada idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, kararın bu yönüyle de incelenerek kaldırılmasını talep ettiklerini, her ne kadar dava tarihinden karar tarihine kadar "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine" karar verilmişse de bu hüküm hatalı olup, uygulanması gereken faiz türü yasal faiz olduğunu, hükmün bu yönüyle de kaldırılarak uygulanacak faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesini talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre bilirkişi kurulu tayin edilip keşif yapılmasında, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olarak tespit edilip 2023 yılına ait yaygın ürün münavebe listesi ve ortalama maliyetlerinin kullanmasında, net gelir yöntemi ile hesaplama yapılmasında taşınmazın niteliğine uygun oranda (%5) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak istinaf edenin sıfatına göre objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, dava tarihi 27.09.2023 tarihi olduğundan, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmünün iptal edildiğinden Mahkemece uygulanan faiz başlangıcının faiz türünün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin faize yönelik haklarında vekâlet ücreti verilmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3811, K. 2025/16967, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3811-e-2025-16967-k-3c470c7082ed