Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3365 E. 2026/3634 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3365
- Karar No
- 2026/3634
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/70 E., 2024/435 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde bulunan ve davalılar adına tapuda kayıtlı olan 6 00... parsel sayılı taşınmazın 1001 m²lik kısmının yörede kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, orman sayılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalıların taşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar; kesin hüküm, zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2016/24 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Adana ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 6 00... parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.03.2019 tarihli ve 2019/78 Esas, 2019/1880 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın üzerinde haciz şerhleri olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... İdaresi, taşınmazın tapu kaydında şerh sahiplerine husumet yöneltmeden dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, şerh sahiplerinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan yokluklarında dava görülüp sonuçlandırılmıştır, bu nedenle karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Taraf teşkili, davanın görülebilme koşullarından olup, İlk Derece Mahkemesince resen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. O halde, dava konusu taşınmazın tapu kaydında icra dosyalarında haciz alacaklıları belirlenerek davaya katılımları sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı, tarafların ileri sürecekleri delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Yine İlk Derece Mahkemesince tüm tahdit tutanakları dosya içine alınmamış taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı belirlenmemiş, ayrıca Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 2001/3 Esas ve 2002/7 Karar sayılı kararı dosya içine alınmamış keşifte uygulanmamış olduğundan eski Mahkeme hükmünün dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı anlaşılamamıştır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği kararında orman olarak tesciline karar verilen alanın dışında yer aldığı, dava tarihi itibarıyla davalıların tapu kaydına dayalı kullanımı söz konusu olduğundan tapu iptali ve tescil kararının kesinleşmesi ile haksız müdahalenin bulunduğunun kabul edileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu Adana ili ... ilçesi ... Mahallesi 6 00... parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın orman olduğunu ve davalılar adına olan tapu kaydının hükümsüz olduğunu, her ne kadar tapuda malik olarak gözükseler de davalıların orman alanını kullanmalarının haksız el atma olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının el atmanın önlenmesine yönelik hükmünün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yargı yolunda hata yapıldığını, idari yargının görevli olduğunu, taraflarca gösterilen delillerin sebepsiz olarak reddedildiğini, gerekçeli olmayan ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/3 Esas ve 2002/7 Karar sayılı dosyasında 3 66... parselin orman sınırları dışında kalan 17/B ile gösterilen kısmına yönelik hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, bu kararın kesinleşmesinden sonra imar çalışması yapıldığını, belediye tarafından Orman İdaresinden alınan yazılara istinaden imar çalışmasında düzeltme işlemlerinin yapıldığını, taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmesi nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğrayacağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporları hatalı olup eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, davanın reddine karar verilen kısma ilişkin lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, kararın bu yönden de hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.