Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2232 E. 2026/3611 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2232
Karar No
2026/3611
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/79 E., 2025/16 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar ... vekili, Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 19... parsel sayılı 1815,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile davacı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., Oltu Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan yaklaşık 2.500 m² miktarlı taşınmazı 30 yıldan beri davasız ve aralıksız olarak malik sıfatı ile kullandığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya kamunun yararlandığı veya özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olmadığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin 09.04.2014 tarihli ve 2012/114 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu 1.060,94 m²lik taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin 09.04.2014 tarihli ve 2012/114 Esas, 2014/452 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.11.2017 tarihli ve 2017/4452 Esas, 2017/7668 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, 11.07.2018 tarihli ve 2018/244 Esas, 2018/610 Karar sayılı kararla, "taşınmazın davacı adına 1 19... parsel numarası ile tespit gördüğü" gerekçesi ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/2408 Esas, 2023/6696 Karar sayılı kararı ile, "kadastro tutanağının hukuken kesinleşmemiş olduğu, malik hanesi hukuken boş olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerektiği" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş ve Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafın dava konusu taşınmazın zilyetlikten kazanımına ilişkin şartlarını sağladığı" gerekçesi ile davanın kabulüne, 1 19... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, orman vasfına ilişkin eksik araştırma yapıldığını ve orman ve zilyetlik yönünden yeterli araştırma yapılmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, orman vasfına ilişkin eksik araştırma yapıldığını, orman ve zilyetlik yönünden yeterli araştırma yapılmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, özel mülke konu olamayacağını, orman toprağı yok olsa da orman vasfında olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı ve aktarılan dava tarihi itibarıyla davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak, orman, mera ve ve zilyetlik araştırması yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle, yapılan araştırma incelemenin hüküm kurmak için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; en eski tarihli memleket haritası ve dayanağı hava fotoğrafları getirtilip dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği ve taşınmazın evveliyatı itibariyle orman niteliğinde olup olmadığı belirlenmemiş; (Harita Genel Müdürlüğü Geoportal uygulamasına göre yöreye ait en esi tarihli hava fotoğrafları getirtilip incelenmeli), bunun yanı sıra dava konusu taşınmaz meraya sınır olmasına rağmen yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamış ve ayrıca taşınmaz üzerinde davacının imar - ihya ve zilyetlik yoluyla kazanımı sağlayacak kullanımının bulunup bulunmadığı araştırılıp tereddütsüz olarak ortaya konulmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile (geoportal uygulamasından da kontrol edilerek), aktarılan tescil davasının açıldığı 2012 yılından 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile varsa amenajman planı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir jeoloji mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Bundan sonra, dava konusu taşınmaza ilişkin yöntemine uygun tahsisli ve kadim mera araştırması yapılmalı, keşif sırasında dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı araştırılmalı, Mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, ziraat mühendisi bilirkişilerden dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, taşınmazın toprak yapısını, önceki ve halen mevcut niteliğini komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı (hava fotoğrafları ve memleket haritalarından da yararlanılmak sureti ile) ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu hususunda ayrıntılı rapor aldırılmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellere ait tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlar uygulanarak dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri tespit edilmeli ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalılar ... vekili, Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının, kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2232, K. 2026/3611, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2232-e-2026-3611-k-1b2aad21f54b