Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/918 E. 2026/379 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/918
- Karar No
- 2026/379
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/752 E., 2022/452 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete ait mağazanın tadilat, iç dekorasyon, elektrik tesisatı işlerini yaptığını, dava konusu işin tesliminden sonra yaptığı işlerin bedelinden kalan ücretini davalıdan istediğini, ancak davalının talep edilen miktarı yüksek bulduğunu, yapılan iş bedelinde taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, yaptırılan tespit ile iş bedelinin 14.104,00 TL olarak hesaplandığını, bu bedele %10 iş takip bedeli ve %25 müteahhitlik kârı ve %18 KDV ilâve edilince davalının ödemesi gereken toplam bedelin 22.467,20 TL olduğunu, işin yapımı sırasında davacının toplam 14.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının bakiye 8.467,20 TL borcu kaldığını ileri sürerek 8.467,20 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin yapılan işler karşılığında davacıya 14.000,00 TL ödeme yaptığını, tespit raporunda belirtilen bir kısım işlerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, takdir edilen malzeme ve işçilik bedellerinin piyasa rayiçlerinin üzerinde olduğu gibi, metrajlarının da fazla hesaplandığını, tüm işlerin davacı tarafça yapıldığı kabul edilerek 14.104,00 TL imalat bedeli ile bunun dışında iş takip bedeli ve yüklenici kârı adı altında bir kısım bedellerin de dikkate alınarak düzenlenen raporun yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 30.03.2011 tarihli kararı ile taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılmış bir bedel bulunmadığı, böyle olunca mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 366. maddesi uyarınca iş bedelinin yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği, asıl uyuşmazlığın ise yüklenici kârı ve KDV tutarının ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı, eserin değeri belirlenirken yüklenicinin sadece eseri imal etmek için objektif olarak yaptığı harcamalar dışında yaptığı iş karşılığı elde edeceği kârın ve KDV tutarının da dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.100,61TL bakiye alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 30.03.2011 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek,"...Dava konusu somut olayda davacı yüklenici şirket davalı iş sahibine ait .............. Alışveriş Merkezi'nde bulunan ..............Mağazası'nın tüm tadilat iç dekorasyon, elektrik tesisatı ve müteahhitlik işlerinin yapımını üstlenmiştir. Davacı işe başlamış edimini önemli oranda ifa etmiştir. Yanlar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak akdî ilişkinin varlığı her iki yanın da kabulü dahilindedir. Somut olaya ilişkin temel uyuşmazlık iş bedelinin saptanması noktasında toplanmaktadır. Mahkemece anılan konuda yöntemine uygun araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. O halde yapılması gereken iş yerinde tatbiki keşif yapılıp konunun uzmanı teknik bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan rapor alınarak Borçlar Yasası'nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedelini saptamaktan ve 14.000,00 TL ödenen miktarı mahsup ettikten sonra elde edilecek sonuç dairesinde hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Açıklanan olgular gözetilmeden yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 03.07.2020 tarihli kararı ile bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.02.2021 tarihli kararı ile,"...Bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı tarafından kullanılan malzemelerin bedelinin birim fiyatlar dikkate alınarak hesaplandığı, tespit edilen bedele Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı’nın 09.08.2001 tarihli yazısı ve 29.03.2004 tarihli Sayıştay kararı uyarınca, %25 müteahhitlik kârı ve %18 KDV eklenerek hesaplama yapıldığı görülmekte olup, BK’nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedelinin hesaplanmadığı anlaşılmaktadır. Serbest piyasa fiyatları ile hesaplama yapılır iken tespit edilen bedelin içerisinde yüklenici kârı ve KDV'nin dâhil olduğu hususu dikkate alınmalıdır. O hâlde yapılması gereken iş, mahallinde keşif yapılıp konunun uzmanı teknik bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan rapor alınarak BK’nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedeli tespit edilmeli, belirlenen bedele ayrıca yüklenici kârı ve KDV eklenmemelidir. Belirlenen iş bedelinden davalı iş sahibi tarafından yapılan 14.000,00 TL mahsup edildikten sonra taleple bağlı kalınarak, usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir" gerekçesi ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu eser sözleşmesinde, davacı tarafından yapılan işlerin bedelinin yapım tarihi itibariyle serbest piyasa rayicine göre 16.026,00 TL olarak hesaplandığı, bu bedelden davalı şirket tarafından yapılan 14.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde, bulunan 2.026,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunun objektiflik ve bilimsellikten uzak olduğunu, davacı şirketin itiraz ve iddialarının hiçbirinin rapor içeriğinde ele alınarak karşılanmadığını,
b. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde taraflar arasındaki iş bedelinin belirlendiğini, ancak yapılan iş bedellerinin piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlenmediğini, c. Bu sebeple öncelikle dava konusu taşınmaza davacı şirket tarafından yapılan işlere ait mahalli piyasa rayiçlerinin, işin yapıldığı tarihteki gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından sorularak tespit edilmesi gerektiğini, ilgili meslek kuruluşlarından cevap geldikten sonra teknik bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.