Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5330 E. 2026/309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5330
- Karar No
- 2026/309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/121 Esas, 2024/260 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .................köyü 1 54... parsel sayılı taşınmazın 3.370, 95... lik kısmı (ifrazen 1 54... parsel) ile 1 35... parsel sayılı taşınmazın 5.966, 05... lik kısımının ( ifrazen 1 35... parsel) kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerinin tespitini istemiştir.
2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.06.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.06.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararına karşı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, ancak dava konusu taşınmazların Yusufeli Kadastro Mahkemesinin 2010/24 Esas sayılı dosyasında mülkiyet yönünden davalı olduğu, söz konusu kararın temyiz edilmeksizin 30.10.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen işbu karara istinaden taşınmazların güncel tapu kaydına göre maliklerinin veya ölü olmaları durumunda veraset ilamlarına göre belirlenecek mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden ilk karar tarihi olan 26.06.2015 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere ilk karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine "Tespit edilen toplam 526.326,69 TL kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 04.01.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 26.06.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek faizin derhal davacı idareden tahsili ile davalılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında ödenmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.