Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2941 E. 2026/3531 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2941
- Karar No
- 2026/3531
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/770 E., 2025/793 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/36 E., 2023/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1968 yılında 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu uyarınca yapılan kadastro çalışmasında 1 78... parsel sayılı 10.247,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tespit edilmiş, ...’in tespite itirazı üzerine kadastro komisyonunun 11.06.1969 tarihli ve 745 numaralı kararıyla Orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesine ve beyanlar hanesine üzerindeki fındıklığın ... oğlu ...'e ait olduğunun yazılmasına karar verilmiş, 05.07.1969 tarihinde ise "... ... Mahallesi 1 78... numaralı parsel davalı olduğu halde tescil edilmiştir. Çizilerek tahsis edilmiştir." şeklindeki düzeltme ile tapu kaydı davalı hale getirilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... ... mevkinde bulunan 1 78... parsel sayılı, 10.247 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuya tescil edilmediğini, malik hanesinin boş olduğunu, söz konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi ...'e, murisi ...'ten miras yolu ile taksimen kalmış olduğunu, ... ve ölümünden sonra mirasçıları müvekkilleri tarafından aralıksız olarak malik sıfatı ile fındık bahçesi olarak günümüze kadar taşınmazın tasarruf edildiğini, 3. kişilerin, Hazine, orman gibi kamu müesseselerinin taşınmazla ilgisi olmadığını, 1 78... parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünde 1969 yılında açılan tespite itiraz davası sebebi ile "davalıdır" şerhi konulduğunu ve dosya bilgilerine taraflarınca ulaşılmadığını, tapu kaydında malik hanesinde halen "davalıdır" ibaresi yer aldığını ve malik hanesinin boş olduğunu, malik hanesi boş bırakılan taşınmazlarla ilgili davanın her zaman açılmasının mümkün olduğunu, tapu kaydındaki "davalı" ibaresinin kaldırılması ile dava konusu taşınmazın yaklaşık tespit tarihine kadar en az 25 yıl, o günden günümüze kadar aralıksız 48 yıl malik sıfatıyla muris ... ve mirasçıları olan müvekkillerinin malik sıfatı ile zilyetliğinde olması nedeni ile mülkiyet hakkının tespitine ve taşınmazın mirasçıların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini, tescilin mümkün olmaması halinde mülkiyetinin muris ...'e ve intikalen müvekkillerine ait olduğunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu ... ilçesi ... Mahallesi 1 78... parsel sayılı taşınmaz için yapılan araştırmada orman vasfıyla Hazine adına 10.247,00 m² olarak tespit olduğunu ancak daha sonra davalı olduğundan bahisle tashihler siciline malik hanesinin çizildiği, 1 78... , 5 ve 6 parseller için 1 78... parselin orman olarak Hazine adına tesciline karine teşkil ettiğini, orman vasıflı olması nedeniyle Orman İdaresinin davaya dahil edilmesini, hak düşürücü süre dolduğunu ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesine göre yapılan çalışmaların 03.08.1978 tarihinde, 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (3302 sayılı Kanun) göre yapılan Orman Kadastrosunun ve 2/B çalışmalarının 08.11.1998 tarihinde kesinleştiğini ve dava konusu 1 78... parselin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne ait Melen hattı içme suyu projesi üzerinde kaldığı, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, öncesi orman olan yerin üzerindeki bitki örtüsü yok olsa da söz konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu ve taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, tapu kaydında da davalı olarak kayıtlı olduğu ve malik hanesinin boş bulunduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında yer alan "davalıdır" şerhinin hangi dosyadan kaynaklandığının tespiti amacıyla dosya arasına alınan esas defter suretinin incelenmesinde taşınmazın hangi dosyadan davalı olduğunun tespit edilemediği, Tapu Müdürlüğü de yazı cevaplarında kadastro tutanağında bulunan "davalıdır" şerhine ilişkin mahkeme kararına rastlanılmadığını bildirdiği, kadastro tutanağında yer alan "davalıdır" şerhinin hangi dosyadan kaynaklandığı tespit edilememişse de kadastro tutanağının kesinleşmediği, dolayısıyla sicil oluşturulamadığı, dava konusu taşınmaz hakkında 1968 yılında tapulama çalışması sonrası 1977, 19 98... yıllarında orman kadastro çalışması yapıldığı ancak dava konusu taşınmazda 1968 yılında yapılan tapulama çalışması nedeniyle "davalıdır" şerhi bulunduğu ve malik hanesi boş olduğu için taşınmazın 1968 öncesi niteliği uyuşmazlık konusu olduğundan yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, 1968 yılı sonrası yapılan orman kadastro çalışmalarının da kesinleşmediği, dolayısıyla davanın aynı zamanda orman kadastro çalışmalarına itiraz niteliği taşıdığı, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında 19 79... yıllarında tamamının imar ihya edildiği tespit edilmişse de, 19 51... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre taşınmazda imar ve ihya söz konusu olmayıp, taşınmazın bütün halinde ormanda kaldığının tespit edildiği, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilse de, salt orman toprağı orman sayılan yerlerden olduğundan davanın Orman İdaresi ve Hazine yönünden sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın, davacı Hazine ve Orman İdaresi yönünden sübut bulmadığından reddine, dava konusu malik hanesi boş bırakılan Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 78... parsel sayılı taşınmazın "orman" vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalılardan ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmemesi nedeni ile tapu kütüğünün malik hanesinin "davalı" olarak gösterilmiş olması nedeniyle gerçek hak sahibinin tam olarak tespiti ilkesinin yerine getirilmediğini, olağanüstü zamanaşımı, imar ve ihya nedenleri ile mülk edinme koşullarının müvekkilleri lehine gerçekleşmiş olmasına karşın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine aykırı davranıldığını, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, ... Sulh Hukuk Hakimliğinin D.İş 2003/36 Esas ve 2003/36 Karar sayılı yukarıda anılan tespit dosyasında ziraat bilirkişisi raporu alınmış olmasına ve anılan rapor ve krokilerin dosyaya sunulmuş olmasına rağmen bu davanın yargılaması aşamasında dosya içindeki somut delilleri, bilirkişi ve tanık beyanlarını göz önüne almaksızın salt doğruluğu saptanmayan hava fotoğrafları ve keşif sırasındaki gözlemlere dayanarak taşınmazın imar ve ihya edilmediği sonucuna ulaşılmasının yerinde olmadığını, taşınmazın müvekkilleri ve murisi tarafından malik sıfatı ile kullanıldığına ilişkin mahalli bilirkişi beyanlarının gözönüne alınmadığını, orman mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 29.07.2019 tarihli raporda da tüm iddialarının ispatlandığını, mahkemece gerçek hak sahibinin tespiti, resen delil toplama ilkesi ve toplanan delillere göre çelişkili ve kanun hükümlerine aykırı karar verildiğini, davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, eksik inceleme ve delillerin takdirinde hataya dayalı hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerindeki iddialarını yenilediklerini, lehlerine aşırı düşük miktarda vekâlet ücreti takdir edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davacıların murisi lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden ...'ndan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.