Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5293 E. 2026/7752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5293
Karar No
2026/7752
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/287 E., 2025/330 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 10.12.1985 tarihinde 1 gün süre ile belirtilen iş yerinde çalıştığının tespiti ile 1 gün süre ile hizmetlerinin diğer sigortalılık süreleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarının tetkikinde rastlanılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmadığını, iş yerinin faal olup olmadığı, çalışmanın gerçek olup olmadığının irdelenerek gerekirse tanık dinlenilmesini eksiksiz araştırma yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.01.2022 tarihli ve 2021/171 E., 2022/49 K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dava dışı işyerinin 1985/3. dönem bordrosuna kayıtlı dinlenmeyen bordro tanıkları da dinlenmeli, beyanları alınan davacı tanıklarının hizmet döküm cetvelleri de dosya içine alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. Kabule göre de, mahkemece davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarihi tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine ilişkin hüküm kurmayarak yazılı şekilde eksik karar vermiş olması isabetsiz bulunmuştur..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İLK DERECE MAHKEMESİNCE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı Kuruma müracaat edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, tanık beyanlarının yeterli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıç tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/5293, K. 2026/7752, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-5293-e-2026-7752-k-c423e93ff36d