Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3083 E. 2026/3530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3083
- Karar No
- 2026/3530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1859 E., 2025/586 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/44 E., 2023/160 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 03... parsel sayılı 11.468,91 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 03... parsel sayılı taşınmazın, Hazine adına tespit görmesi gerekirken, davalı adına tespit edildiğini, davaya konu taşınmazın niteliği itibarıyla zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını ileri sürerek, 1 03... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul Kadastro Müdürlüğünün 03.06.2015 tarihinde askıya çıkarılan komisyon kararı ile İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 1 03... numaralı parsel olarak tespit edilen ve sınırlandırılan taşınmazın ... adına tarla vasfında olduğuna dair tespitin iptalini ve taşınmazın orman olan kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu gayrimenkulün 1949 yılından beri hak sahipleri tarafından işlenmekte olduğunu ve müvekkillerin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaya yönelik davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzman orman bilirkişi kurulunun, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yaptığı inceleme ve araştırmada, taşınmazın 1957 tarihli memleket haritasında tamamının yeşil renkli orman sayılan alanda kaldığı, yine 1942 tarihli hava fotoğrafında da tamamının orman alanında kaldığı, taşınmazın 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uygulamasına göre orman olması gereken yer olduğunun bildirildiği, bu itibarla; dava konusu taşınmazın öncesinin orman niteliğinde olduğu ancak 24.01.1996 tarihinde ilan edilen evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde çalışmasında 2/B uygulaması yapılmayıp orman sınırları dışında bırakıldığı ve bu işleme İdarece itiraz edilmeyerek taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin tutanakların kesinleştiği, 24.07.1996 tarihinden kadastro tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı Hazine ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresinin davalarının kabulüne, 1 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan 06.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ve rapor eki hava fotoğraflarından dava konusu taşınmazın 1956 yılından itibaren çalılık-çayırlık olduğu, ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığının tespit edildiği, taşınmazın 1980 tarihli 1/50000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazim İmar Planı içerisinde kaldığı ve 1980 öncesinde dair ekonomik amaca uygun zilyetliğin ispat edilemediği, alınan tanık beyanlarının aksine 1942 yılına ait hava fotoğrafında parselin büyük bölümünün çalılık alanda kaldığı, parsel içinde dağınık olarak açıklıklar olduğu, ziraat arazisi görünümünde olmadığı, 1957 yılı memleket haritasında doğusundaki küçük bir bölümü dışında kalan büyük kısmının yeşil renkli, harita lejantında çalılık sembolü ile gösterilen alanda kaldığı, bilirkişi incelemesine göre 1956 yılından itibaren çalılık-çayırlık olduğu, 1960-1980 yılları arasında ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın orman olmadığını, kadastro çalışmalarında orman alanı dışında bırakıldığını, taşınmazın 1949 yılından beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuk tekniğini ilgilendiren kısmında hata bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tespit maliki lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.