Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2763 E. 2026/4263 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2763
- Karar No
- 2026/4263
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1311 E., 2025/334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/93 E., 2023/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 09... parsel sayılı 9.349,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, zeytinlik vasfıyla davalı adına tespit tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olmadığı gibi davalı lehine imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın babasından davalıya miras kaldığını ve davalının da uzun yıllardır taşınmazı kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davaya konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın 1953 yılından önce zilyet altına alınarak imar ve ihyasının tamamlandığı, 1957 yılında toprağın sürülüp ekin ekilerek tarımsal faaliyete başlandığı, 1957-2012 yılları arasında toprağın sürülüp ekin ekilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığı, 2012 yılından sonra zeytinliğe çevrildiği halen de zeytinlik olarak kullanıldığı, davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 1953-2012 yılları arasında maki türü bitkilerle kaplı olduğu, imar ve ihyasının yapılmadığı, 2012 yılından sonra üzerindeki bitki örtüsünün temizlenip, imar ve ihyası yapılarak zeytin dikildiği, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığı, ancak tespit tarihinden önce davalı tarafından yetiştirildiği anlaşılan zeytin ağaçlarının 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.099,89 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 5.249,63 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısmın tutanağının beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının davalı ...'ya aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın 1988 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün 1953 yılından önce zilyet altına alınarak imar ihyasının tamamlandığı, 1957-2012 yılları arasında tarla olarak, 2012-2020 yılları arasında zeytinlik olarak kullanıldığı, 60-65 yıldır kesintisiz tarla ve zeytinlik olarak kullanıldığının; krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise, 1953-2012 yılları arasında münferit ve dağınık kapalılıkta pırnal meşesi, çitlembik, yabani erik, yabani diken vs. gibi ağaçcık vasfındaki maki elemanları ile tek yıllık ve çok yıllık otsu bitkiler ile örtülü olduğu, toprağının sürülüp işlenmediği, tarımsal faaliyet yapılmadığı, 2012 yılından sonra sürülüp zeytin fidanı dikildiğinin, 8 yıla yakın zamandır zeytinlik olarak kullanıldığı, krokide (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davalı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden imar ihyasının tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle, davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmında 1953 yılından beri tarım yapıldığı belirtilmiş ise de, uydu fotoğrafından ve hava fotoğraflarından, dava konusu taşınmaz içerisinde çalılık alanların bulunması, ekili ağaçların dağınık olması ve toprağın işlenmemiş olması nedeniyle zilyetliğin 20 yıldır sürmediğinin, imar ve ihyanın tamamlanmadığının anlaşıldığını, parselin taşlık ve toprağın işlenmemiş olmasının imar ve ihyanın tamamlanmadığını gösterdiğini, bu nedenlerle zilyetlikle kazanım koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.