Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2857 E. 2026/4264 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2857
Karar No
2026/4264
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1396 E., 2025/318 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/24 E., 2023/89 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 09... parsel sayılı 14.176,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, zeytin tarla vasfıyla davalı adına tespit tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olmadığını ve davalı lehine imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu, 19 53... yılı uçuşu hava fotoğraflarının stereoskopla yapılan üç boyutlu incelemesinde, üzerinde bitki formu bulunmayan açık renkli alan olduğu, 1953 yılında zilyet altına alınarak imar ve ihyasının tamamlandığı, 1953 yılı ile 2017 yılları arasında arpa, çavdar, buğday ekilmek suretiyle kullanıldığı, 2017 yılından sonra zeytinliğe çevrildiği ve halende zeytinlik olarak kullanıldığı, imar ve ihyasından itibaren yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlandığı bu kısım bakımından davacı lehine kazanım koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen kısmının ise, eğiminin %30 olduğu, 1953, 1957, 19 76... yıllarında üzerinde tam kapalılıkta bitki formları bulunan koyu renkli ormanlık alan olduğu, 2000 yılına kadar da maki bitki örtüsünün bulunduğu, taşınmazın bu kısmına 2000'li yılların ortalarında zeytin fidanları dikildiği ve zeytinlik olarak kullanıldığı, ne var ki öncesinin orman olduğu dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmının imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 09... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 2.010,65 m²lik kısmın ifrazı aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 12.165,67 m²lik kısmın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tespitteki vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmında imar-ihya faaliyetinin tamamlanmadığı ve mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından bu kısmın davacı ... adına tespit ve tesciline, (A) harfiyle gösterilen kısımda ise davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... maddelerinde düzenlenen iktisap şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından bu kısma ilişkin davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de; davacı ... adına tespitine karar verilen kısımda 3402 sayılı Kanun'un 19/2 maddesi gereğince kadastro tespit tarihinden önce meydana getirilen zeytin ağacı vasfındaki muhtesatlarla ilgili hüküm kurulmamış olmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 09... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 2.010,65 m²lik kısmın 1 09... parsel numarası verilerek tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 12.165,67 m²lik kısmın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçları ... oğlu ...'a aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; uydu ve hava fotoğrafları ile memleket haritalarında dava konusu taşınmazının tamamının üzerinde zirai faaliyetinin olmadığının, imar ve ihyasının tamamlanmadığının açık olduğunu, dosya kapsamına göre taşınmazın 1999 yılında imar-ihyasının tamamlandığını söyleme imkanının olmadığını ve zilyetlikle kazanım koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2857, K. 2026/4264, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2857-e-2026-4264-k-f217cc6b6036