Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2401 E. 2026/4023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2401
- Karar No
- 2026/4023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1997 E., 2024/2229 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/58 E., 2023/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 14... parsel sayılı 1555.91 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Yörede 1948 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca ilk orman tahdidi yapılarak ilan edilip kesinleşmiş, 1993 yılında sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmaları yapılarak 20.06.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 14... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, imar-ihya ile zilyetlikten edinim koşullarının davalı lehine gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmaza ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler bağlamında taşınmazdaki çalıların 1981 yılından önce temizlendiği, taşınmazdaki bir kısım taşların ve kayaların toplandığı, arazinin eğimli arazi olması nedeniyle yapılan toprak koruma duvarlarının yetersiz kaldığı diğer bir ifadeyle tarımsal amaçlı imar-ihyanın tamamlanmadığı, kaldı ki imar ihyanın gerçekleşmesi sonrasında kazanmayı sağlayacak 20 yıl zilyetlik süresinin de kadastro tespit tarihi olan 06.11.2020 kadar geçmesinin zorunlu olduğu ve davalı yararına tüm bu şartların gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptal edilerek, taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazın tespit tarihine kadar üzerinde bölgenin doğal bitki örtüsü formunda olan keçiboynuzu ağacı bulunan zemini kayalık ve taşlık ve çalılık yapıda olan gerek kaldırma kararı öncesi gerek kaldırma kararı sonrası yapılan keşiflerde alınan bilirkişi raporu eki fotoğraflardan üzerinde toprağın ekonomik amacına yönelik faaliyet bulunmayan hali arazi niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığından yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak; kadastro tespit tutanağının tapu sicilinin oluşumuna dayanak belge niteliğinde bulunduğu nazara alınmadan tespit tutanağının iptaline karar vermesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.