Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1466 E. 2026/3931 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1466
- Karar No
- 2026/3931
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2174 E., 2025/2275 K. DAVA TARİHİ : 03.12.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/813 E., 2021/297 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde alt işveren şirketler nezdinde 01.02.2008-11.05.2018 tarihleri arasında kombine ustası olarak çalıştığını, 09.01.2014-08.01.2016 tarihleri arası döneme ilişkin derdest davası bulunduğundan bu dönemin hesaplamalardan dışlanması gerektiğini, ihale bitmesi sebebiyle iş sözleşmesinin eylemli olarak feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, ücret, yol ücreti, yemek ücreti, giyim ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının davalı İdarenin işçisi olmadığını ve taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davalı İdare ile dava dışı alt işveren şirketler arasında hizmet alımına dayalı işin ihale yoluyla yürütüldüğünü, müvekkili İdarenin asıl işveren sıfatının da bulunmayıp ihale makamı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan hizmet döküm cetveline göre davacının 11.05.2018 tarihinde iş sözleşmesinin son bulmadığı, davacının 1 gün sonra 12.05.2018 tarihinde davalı İdareye bağlı olarak alt işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiği, feshe bağlı alacakların talep şartlarının oluşmadığı, yol, yemek ve giyim ücret taleplerinin ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına hak kazandığı, davalı işverence ödendiği ispatlanamayan ücret ve asgari geçim indirim alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği, mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde ücret seviyesi, husumet, faiz türü konularında tarafların istinaf başvurularının yerinde olmadığı ancak belirsiz alacak davası olarak açılan davada İlk Derece Mahkemesi tarafından dava tarihi ve arttırım tarihinden itibaren ayrı ayrı faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden davacı itirazının bu yönden yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeple kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvurusunda; 1. Müvekkili İdarenin söz konusu işçilik alacaklarından sorumluluğu olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, 2. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 3. Müvekkilinin asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını zira işin tamamının ihale yoluyla alt işverene verildiği durumlarda iş sahibinin asıl işveren olarak kabulü ile sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin ihale makamı konumunda olduğunu, 4. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine yönelik hesaplamalarının kabulünün mümkün olmadığını, 5. Tespit edilen ücretin yüksek, fahiş ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının uyuşmazlık konusu işçilik alacaklarından sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi, dava türü, ücret seviyesi ile talep edilen alacakların ispatı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.