Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2381 E. 2026/4631 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2381
- Karar No
- 2026/4631
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/22 E., 2025/8 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 46.796,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yer olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2012 tarihli ve 2005/5 Esas, 2012/8 Karar sayılı kararı ile, davacı Orman İdaresinin davasının kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "... ve ...'nun kullanımındadır" şerhinin yazılarak tapuya tesciline verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2012 tarihli ve 2005/5 Esas, 2012/8 Karar sayılı kararına karşı, davacı ... vekili ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.11.2012 tarihli ve 2012/7778 Esas, 2012/12734 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 29.01.2020 tarihli ve 2013/61 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararla, davacı Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 02... parselin fen bilirkişilerinin 28.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda (A,B,C1,D) harfleriyle gösterilen toplam 38.527,3 m²lik kısma ilişkin tespitin iptaline 6831 sayılı Kanun'un 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine ... ve ...'nun kullanımındadır şerhinin yazılarak tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli ve 2013/61 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararı, davacı ... vekili ve davalılar ... ve ...'nun temyizi neticesinde Dairemizin 08.02.2022 tarihli ve 2021/11922 Esas, 2022/840 Karar sayılı ilamıyla, "... davacı ... tarafından açılmış bulunan kadastro tespitine itiraz davasının yargılaması sırasında yapılan orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasının bu dava nedeniyle kesinleşmediği ve eldeki davanın aynı zamanda 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına itiraz niteliğinde olduğunun anlaşılmasına ve önceki bozmada bu hususa işaret edilmesine rağmen, 1979 yılı hava fotoğrafı bilirkişice incelenerek raporda 1979 yılı hava fotoğrafında koyu göründüğü belirtilen kısımların da 1981 yılından önce orman niteliğini kaybettiği yönünde rapor düzenlemiş ise de bu hususun bilirkişice bilimsel ve denetime elverişli biçimde açıklanmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaza ait olduğu iddia edilen Aralık 1949 tarihli ve 105 numaralı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren getirilip revizyon durumu sorularak usulünce uygulanmadığı ..." gerekçesiyle bozulmuş ve davacı ... vekilinin karar düzeltme talebi de Dairemizin 05.04.2023 tarihli ve 2022/4848 Esas, 2023/2081 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "...Dava konusu taşınmazın 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 15.565,08 m²lik bölümünün 1940 hava fotoğrafında orman sayılan yerlerden olduğu ancak orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.1981 tarihinden önce 1980 tarihli hava fotoğrafına göre orman niteliğini kaybettiği, tarla vasfında olduğu, 19 98... yıllarında orman niteliğinin bulunmadığı tarla vasfında olduğu, davalılar ... ve ... tarafından kullanıldığı; dava konusu taşınmazın 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 2.565,17 m²lik bölümünün 1940 hava fotoğrafında orman sayılan yerlerden olduğu ancak orman kadastro çalışmaları sırasında orman dışında kaldığı ve 631 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmasına konu olmadığı, 31.12.1981 tarihinden önce 1980 tarihli hava fotoğrafına göre orman niteliğini kaybettiği ancak 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu olmadığı ve öncesi orman olan bir yerin orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa bile salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, dava konusu taşınmazın 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda (C1) ve (C2) harfleri ile gösterilen sırasıyla 14.996,35 m²lik ve 8.269,39 m²lik bölümünün 1940 hava fotoğrafında açık alan olarak gözüktüğü, 19 80... hava fotoğraflarında açık alan olarak gözüktüğü, eylemli durumunun orman olmadığı, davalılar ... ve ... tarafından tarım ve hayvancılık yapmak aynı zamanda ikamet etmek üzere 40 yıla yakın kullanıldığı, öncesinin ve mevcut durumunun orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazın 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen sırasıyla 5.400,97 m²lik bölümünün 1940 hava fotoğrafında açık alan olarak gözüktüğü, eylemli durumunun orman olmadığı, öncesinin orman sayılmayan yer olduğu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu olamayacağı, 40 yıla yakın süredir ... ve ... tarafından tarım ve hayvancılık yapmak aynı zamanda ikamet etmek üzere kullanıldığı, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu olmasının yerinde olmadığı..." gerekçesiyle, davacı Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 02... parsel sayılı taşınmazın 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda (C1), (C2) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının tespit gibi tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen kısmının tespitinin iptaline ve 2/B arazisi vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısmının tespitinin iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfında olduğununu, orman örtüsünün yok edilmiş olsa bile salt orman toprağının orman sayılan yerlerden olduğunu, orman sayılan alanlara bitişik olduğu, orman vasfını kaybettiğinin bilirkişi raporlarında açıklanmadığını ve hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde olup, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman ise orman vasfını yitirip yitirmediği ve orman değilse davalılar yönünden iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerl; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.