Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2071 E. 2026/3710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2071
- Karar No
- 2026/3710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2025/21 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çorum ili ... ilçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... ve 15 parsel sayılı 447,81 m² ve 2.227,59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, sırasıyla bahçe ve ahşap ev, ahır, samanlık, kuruluk, tandır ve arsası vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazların evveliyatının orman vasfında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve davalı lehine zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... aşamalardaki beyanlarında, taşınmazı yaklaşık 30-35 yıldır kullandığını, babasından kaldığını, babasının da 50-60 yıldır kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 18.01.2022 tarihli ve 2021/18001 Esas, 2022/320 Karar sayılı ilamıyla; "...taşınmazların niteliğinin, kullanım süresini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde, bu hususta raporalınmadığı,eksik inceleme ile karar verildiği; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl önceki memleket haritası ve hava fotoğraflarının getirtilerek yeniden keşif yapılması,taşınmazın niteliğinin imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının belirlenmesi,zilyetlikle kazanılması mümkün olan yerlerden ise davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması... " gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların evvelinde imar ihyaya muhtaç yerlerden olup davalının taşınmazları imar ihya etmek suretiyle tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süredir zilyet ettiği ve bu hususların mahalli bilirkişi ve tanık beyanları yanında bilirkişi raporları ile de sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; orman ve mera araştırmasının yetersiz olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.