Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1895 E. 2026/3714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1895
- Karar No
- 2026/3714
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/8 E., 2025/3 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çorum ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 10... parsel sayılı 28.705,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalılar adına 1/2'şer hisseyle tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, öncesinin orman olduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalılar yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar aşamalardaki beyanlarda; dava konusu taşınmazın murislerinden kaldığını, uzun yıllardır zilyet edildiğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/463 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/2831 Esas, 2021/5035 Karar sayılı ilamıyla "...ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın vasfını, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi yönünden ayrıntılı rapor alınmadığı, yine söz konusu hususların tespiti amacıyla yöntemine uygun şekilde hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmadığı ve dava konusu taşınmazın sınırında dere olduğu halde jeoloji mühendisi bilirkişiden rapor alınmadığı, bu sebeplerle sağlıklı bir sonuca ulaşmak için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, tespit tarihinden 15, 20... yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve tespit tarihine en yakın ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulması ve bundan sonra mahallinde fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, jeoloji mühendisi bilirkişisi ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..bilirkişi raporlarına göre taşınmazı (A) harfiyle gösterilen kısmının tarla, (B) harfiyle gösterilen kısmı orman vasfında olduğu, tarla olan kısmın imar-ihyasının en geç 1956 yılında tamamlandığı, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, kadastro bilirkişisinin hazırladığı, 08.01.2025 havale tarihli ek raporda yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen 26.601,87 m²lik alanın tarla vasfıyla tespit maliki davalılar adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 2.103,76 m²lik alanın orman vasfıyla davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; orman araştırmasının yetersiz olduğunu, mera araştırması yapılmadığını, davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı ve davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.