Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1636 E. 2025/6033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1636
Karar No
2025/6033
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1031 E., 2024/2005 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/80 E., 2022/600 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu ... ili ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan eski 495 parsel sayılı 27050,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1951 yılında yapılan kadastro sırasında ... adına tespit edilmiş, bilahare davalı ... ve paydaşları adına kayden tescil edilmiş, daha sonra 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 2 52... parsel numarasıyla ve 25.136,26 metrekare yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine "... Mahallesi 1 77... ve 2 sayılı parseller ile mükerrerdir." şerhi yazılmıştır. 2. Dava konusu ... ili ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan eski 497 parsel sayılı 279850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1951 yılında yapılan kadastro sırasında mera olarak sınırlandırılmış, daha sonra taşınmaz mera vasfı dışına çıkarılarak, 2008 yılında imar uygulamasına tabi tutulması sonucunda muhtelif adalara ayrılmış, imar uygulaması sonucunda 1 77... sayılı parsel numarasıyla ve 1007,00 metrekare yüzölçümü ile ve arsa vasfıyla, 1 77... parsel numarasıyla ve 1005,00 metrekare yüzölçümü ile ve arsa vasfıyla 22.08.2008 tarihinde ayrı ayrı taşınmazlar olarak davalı Hazine adına tescil edilmiş, beyanlar hanesine "mükerrer tescilin belirtilmesi" şerhi yazışmıştır. 3. Davacı ... vekili; ... ili ... ilçesinde muhtelif mahallerde yapılan 22/A uygulaması çalışmaları sonucunda, ... Mahallesi 1 77... , 2 ve 2 52... parsel sayılı taşınmazlarda mükerrerlik tespit edildiğini ve tapu kayıtlarına mükerrerlik şerhi konulduğunu, mükerrerliğin giderilmesi için 1515 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre davalılara yapılan tebligat ile 2 aylık süre verildiğini, ancak davalılar tarafından açılmış herhangi bir davanın bulunmadığını, bu nedenle ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... , 2 ve 2 52... parsel sayılı taşınmazlardaki mükerrerliğin giderilerek tapu kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; mükerrerliğin giderilmesi için 3402 sayılı Kanun ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun değil, 1515 sayılı Tapu Kayıtlarından Hukuki Kıymetlerini Kaybetmiş Olanların Tasfiyesine Dair Kanun hükümlerinin uygulanması ile mükerrerliğin Hazine lehine giderilmesini, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "keşif sonrasında aldırılan 14.03.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu 2 52... parsel sayılı taşınmazın yenileme çalışması sonucu oluşturulan sınırlarının pafta/zemin ve diğer teknik evraklarına uygun olduğu kanaatinin bildirildiği, 1 77... ve 2 parsel sayılı taşınmazların 1951 yılında yapılan ilk tespitinin paftaya ve zemine uygun olduğu kanaatinin bildirildiği, dava konusu parsellerin 31.05.1951 tarihinde tespit tutanağının düzenlenmiş olduğu, tutanakların 22.03.1952 tarihinde kesinleştiği, ... Mahallesi 1 77... ve 2 parsellerin 2008 yılında mera vasfından çıkarılarak imar uygulamasına girdiği ve bu şekilde ifraz edildiği, ikinci kadastro yasağını düzenleyen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesinde “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir....” hükmüne yer verildiği, Kanun'un bu hükmüne göre, evvelce kadastrosu yapılan bir taşınmazın daha sonra yeniden kadastroya tabi tutularak tapuya tescil edilmiş olduğunun anlaşılması halinde; ilk yapılan kadastroya itibar edileceği, ikinci defa yapılan kadastronun hükümsüz sayılacağı, yukarıda açıklanan sebeplerle, ... Mahallesi 2 52... parselin mevcut yenileme sınırları korunmuş, ... Mahallesi 1 77... ve 2 parsel numaralı dava konusu taşınmazların mükerrer kısımlarının iptaline karar verildiği, davalılar tarafından, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği ve davalıların davanın açılmasında bir kusurunun bulunmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmediği" gerekçesi ile davanın mükerrerliğin kaldırılması yönündeki talebinin kabulüne; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 77... parseldeki harita mühendisi ...'in 14.07.2022 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 22,92 metrekarelik alanının tapudan terkinine; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 77... parseldeki harita mühendisi ...'in 14.07.2022 havale tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 41,29 metrekarelik alanın tapudan terkinine; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 52... numaralı parselin sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "mahkemece dosya arasına getirtilen tutanak ve belgeler, haritalar, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 1951 yılında 5602 sayılı Kanuna göre yapıldığı, dava konusu 495 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya tescil edildiği, bilahare davalı ... ve paydaşları adına kayden tescil edildiği, 2016 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 2 52... parsel numarası ile tescil edildiği, yine dava konusu 497 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı, daha sonra mera vasfından çıkarılarak, 2008 yılında imar uygulamasına tabi tutulduğu ve imar uygulaması sonucunda 1 77... ve 2 sayılı parseller olarak davalı Hazine adına tescil edildiği, 2008 yılında yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 1 77... ve 2 sayılı parsellerin, kadastro parseli olan 497 (2 52... ) sayılı parsel dikkate alınmadan sınırlarının hatalı olarak belirlendiği anlaşıldığından, mükerrerliğin davalı Hazine parsellerinden terkin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, evvelce kadastrosu yapılan yerlerin ikinci defa kadastroya tabi tutulamayacağını, Hazine sınırlarının korunması gerektiğini, 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler hakkındaki Kanun'un mera alanlarına uygulanmayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1636, K. 2025/6033, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1636-e-2025-6033-k-2431fec16172