Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1966 E. 2025/6030 K. – Uygulama Kadastr

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz/Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1966
Karar No
2025/6030
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz/Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/985 E., 2025/76 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/69 E., 2023/57 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz/kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında davalı ... ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 947 parsel sayılı ve 4.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni ...... sayılı parsel numarasıyla ve 4.980.36 metrekare yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan 1644 parsel sayılı ve 10.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yeni ...... sayılı parsel numarasıyla ve 10.507,94 metrekare yüzölçümlü olarak, Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan eski 899 parsel sayılı ve 59.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni ...... sayılı parsel numaresıyla ve 58.554,18 metrekare yüzölçümlü olarak, davalılar ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 3261 parsel sayılı ve 119.088,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni ...... parsel numarasıyla ve 119.644,97 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Hazinenin hissedarı olduğu dava konusu1 80... parsel sayılı taşınmazın ilk tesis kadastrosunda yüzölçümü 59.300 metrekare iken, 22/a maddesi gereği yapılan uygulama sonucu yüzölçümünün 58.554,18 metrekare olduğunu, taşınmazın ilk tesis kadastrosundaki sınırının değiştiğini, bu taşınmaza komşu ve davalılara ait ...... ,9 ve 46 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin Hazine aleyhine arttığını ileri sürerek, dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davaya konu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel (eski 899 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesi ile, taşınmazın tam hisse ile davacı ... adına kayıtlı olduğu, davalı ...... parsel sayılı taşınmazın tam hisse ile davalı ... adına, ...... parsel sayılı taşınmazın davalı ... ve ... adına, ...... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu ve davada taraf teşkilinin sağlanmış olduğunun anlaşıldığı, Mahkememizce bozma ilamında belirtilen eksik hususlar tamamlanarak uygulama kadastrosu ile oluşan farkın sebebinin tespiti ve güncelleme çalışmasının denetlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılmış, dinlenen taraf, yerel bilirkişi, tespit bilirkişi beyanları, alınan asıl rapor ve ek raporlar sonucu; parsellerin ilk tesis kadastrosunun günümüz ihtiyaçlarını karşılamadığı, ölçüsü ve paftasının zemine uygulama kabiliyetinin olmadığı, dolayısıyla yapılan yenileme kadastro işleminin yerinde olduğunun görüldüğü zeminde kabul edilen ve ölçümü yapılan sınırların gerek uygulama kadastrosu gerekse de eski hava fotoğrafları ve ortofoto ile uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosunda tersimat, hesap ve sınırlandırma hatasının bulunmadığı, bozma öncesi raporda belirtildiği gibi alanın hatalı tespit edilmediği, alan farkının nedeninin alan hesabının ilk tesis kadastrosu paftası üzerinden planimetre ile hesaplanmasından yani ilk tesis kadastrosunun günümüz teknolojisini karşılamamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, sonuç olarak, aynı sınırlar günümüz teknolojisi ile hassas olarak ölçüldüğünde teknolojik fark nedeniyle yüzölçümde farkın oluştuğu, sınırların 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi, Yönetmelik ve Genelge hükümlerine uygun olduğu ve uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapıldığı" gerekçeleri ile davanın reddine cekişmeli taşınmazların uygulama kadastro tespitleri gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili; kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, bilirkişilerce yeterli araştırma yapılmadığını, Hazine taşınmazına, komşu taşınmazların tecavüzde bulunduğunu açıklayarak, İlk Derece karanının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "keşfe katılan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile ek raporda; ... Mahallesinde dava konusu parsellerin bulunduğu alanda ilk tesis kadastrosunun 5602 sayılı Tapulama Kanunu (5602 sayılı Kanun) ile 1962 yılında Fotogrametrik- Klasik olarak ...nolu 1:5000 ölçekli paftada yapıldığı, parsel yüzölçümlerinin paftası üzerinden planimetre adıyla tabir edilen cihaz ile hesaplandığı, paftanın hata payı yaklaşık (+-) 1,5 metre civarında olup zeminle uyumsuz olduğu, uyumsuzluğun nedeninin tesis kadastrosu yapım yönteminin günümüz ihtiyaçlarını karşılamaması olduğu, parsellerde tersimat, hesap veya sınırlandırma hatasının bulunmadığı, günümüz ihtiyaçlarını karşılamayan, ölçüleri ve paftasının zemine uygulama kabiliyeti olmayan ... Mahallesinde Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uygulaması işleminin yerinde olduğu, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 22/a uygulamasında dava konusu parsellerin sınır tipinin “sabit sınır ve geçerli sınır” olarak belirlendiği, keşif esnasında bilirkişilerin "taşınmazı genel olarak bildiklerini, sınırlarını net olarak gösteremediklerini, sınırların kaybolduğunu, sabit belirgin sınır olmadığını" beyan ettikleri, keşif esnasında gösterilen sınırların ... ile ...'de hassas olarak ölçümünün yapıldığını, bu ölçülerin ilk tesis kadastrosu paftasının ... nolu parselin tevhid-ifraz folyesi, eski tarihli hava fotoğrafı, 22/a ölçüleri ve yeni tarihli ortofoto ile birlikte ölçekleri eşitlenerek çakıştırıldığı ve değerlendirildiği, buna göre; ilk tesis kadastrosu paftasının genelde 22/a ölçüleri ile uyumlu olduğu, 22/a ölçülerinin eski tarihli hava fotoğrafı ve yeni tarihli renkli ortofoto haritası ile uyumlu olduğu, davacı parselindeki azalmanın yanılma sınırı içinde kaldığı ve yenileme kadastrosunda belirlenen tapu alanının doğru hesaplandığı, ilk tesis kadastrosu alanı ile 22/a uygulaması sonucu oluşan parselin alanı arasındaki farkın nedeninin ilk tesis kadastrosu yapım yönteminin günümüz ihtiyaçlarını karşılamaması, teknolojisinin yetersiz olmasından kaynaklandığı, Ek: 1-4 de eski tarihli hava fotoğrafı üzerinde ve yeni tarihli ortofoto üzerinde 1/40 00... /5000 (ada bazında) ölçekli olarak ilk tesis kadastrosu paftasının kırmızı renkte, 22/a uygulamasının yeşil renkte, keşif ölçülerinin siyah renkte gösterildiği, sonuç olarak ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 899, 947, 16 44... nolu parsellerde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarının Kadastro Güncelleme Yönetmeliği ve ilgili mevzuatlara uygun yapıldığı, belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve taşınmazlar arasında zeminde tespit edilebilecek sabit bir sınır bulunmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelerle, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1966, K. 2025/6030, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1966-e-2025-6030-k-dd9d9c1dc609