Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1534 E. 2025/6040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1534
- Karar No
- 2025/6040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/828 E., 2024/2001 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/249 E., 2022/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ... parsel sayılı ve 1.400 m² yüzölçümündeki taşınmazın 23.06.2004 tarihinde idari yoldan Hazine adına tescil edildiği, 22.11.2004 tarihinde satış yoluyla ...’e geçtiği, 08.10.2015 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın 1 52... parselle mükerrer olduğu belirlenerek 1.400,03 m² yüzölçümlü olarak 1 52... parsel numarasını aldığı, 12.01.2016-10.02.2016 tarihleri arasında ilan edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşmekle tapuda tescil işlemlerinin yapıldığı, beyanlar hanesine 07.03.2016 tarihinde “Bu parsel ... Mahallesi 1 52... parselle mükerrerdir” şerhinin konulduğu belirlenmiştir. 2. ... köyünde 1972 yılında ... Nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 12.411.460,00 m² yüzölçümlü alanın mera olarak sınırlandırılıp, köy sınır defterinin 141 sıra numarasına kaydedildiği, daha sonra 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca yapılan tapulama sırasında 1578 parsel numarasıyla mera özel siciline tescil edildiği, İl Mahalli İdareler Müdürlüğünün 03.09.2004 tarihli ve 3923 sayılı yazısı ile 1578 parselin 3.583.627 m² yüzölçümlü kesiminin imar planı uygulaması amacıyla 4342 sayılı Mera Kanunu'nun (4342 sayılı Kanun) 14/d maddesi uyarınca tahsis amacının değiştirilmesini talep ettiği, ... Komisyonunun 10.12.2004 tarihli ve 2004/41 sayılı kararıyla ... Defterdarlığının 16.12.2004 tarihli ve 61138 sayılı yazısı ile uygun görüldüğü, Valilik Makamının 23.12.2004 tarihli ve 1293 sayılı "olur" larıyla 4342 sayılı Kanunu’nun 14/d maddesi uyarınca tahsis amacının değiştirilmesi talebinin uygun görülerek tahsis amacı değişikliğinin yapıldığı, 24.12.2004 tarihinde tahsis amacı değişikliği yapılan kesimlerin 29.12.2004 tarihinde ifraz edilip 22 10... parsel numaralarıyla hali arazi niteliği ile Hazine adına tescil edildikleri, kalan kısmın ise 1578 parsel numarasıyla mera niteliği ile özel sicilinde kayıtlı olduğu, 2210 parselin de 10.09.2014 tarihinde 23 63... parsellere ayrıldığı, 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosuyla 6.078.193 m² yüzölçümlü 1578 sayılı mera parselinin 2.948.165,06 m² yüzölçümüyle 1 52... parsel numarasını aldığı, 2363 parselin ise 1 52... parsel numarasını aldığı, 1 52... parsel sayılı 193.649,37 m² yüzölçümündeki taşınmazın hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde “Bu parsel ... Mahallesi 1 52... ve 113 parseller ve 22... nolu imar adaları ile mükerrerdir.” şerhlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesinde, muhtelif Mahallelerde yapılan 22/a uygulama çalışmaları sonucunda, ... Mahallesi 1 52... parsel ile 1 52... parsel sayılı taşınmazlarda mükerrerlik tespit edildiğini ve tapu kayıtlarına mükerrerlik şerhi konulduğunu, mükerrerliğin giderilmesi için davalılara yapılan tebligat ile 2 aylık süre verildiğini, ancak davalılar tarafından açılmış herhangi bir davanın olmadığını, taşınmazlarda mevcut olan mükerrerliğin giderilerek tapu kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davaya konu taşınmazlar arasında tespit edilen mükerrerliğin tesis kadastrosundan sonra yapılan talebe bağlı teknik bir işlem sonucu oluştuğunu, mükerrerliğin Hazine lehine giderilerek, davacı tarafın Hazinenin hak ve menfaatlerini daraltıcı taleplerinin reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte iş bu davanın açılmasında müvekkili İdarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini ve davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının maliki olduğu 1 52... parsel sayılı taşınmazı 2004 tarihinde gerçekleştirilen açık artırma ile satın aldığını, artırma ile belirlenen bedeli ödediğini, taşınmaza ait her türlü vergi ve sair masrafları senelerdir ödediğini, tescil tarihinden bu güne kadar müvekkilin aynı ada 113 parseldeki bir diğer arazisini usule uygun olarak sattığını, kendisine tebliğ edilen bir İdari işlemin ilanı ile elinden mülkiyet hakkı alınacak müvekkilinin iş bu İdari işlemin iptaline dair dava açmasının zaruri hale geldiğini, ... 6. İdare Mahkemesine iptal davası açılmışsa da iş bu davanın görevsizlik sebebiyle reddedildiğini, dava neticesinde mağdur olan ve temel Anayasal mülkiyet hakkı ihlal edilen tarafın müvekkili olduğunu, davanın müvekkili yönünden reddine, taşınmazda 2004 yılındaki satın alma işlemlerine binaen müvekkilinin iş bu hakkının korunmasına ve 1 52... parsel sayılı taşınmazın müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 52... parsel sayılı taşınmazın tamamının tapusunun iptaline, 1 52... parsel sayılı taşınmazın sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekilinin ve davalı ...'in istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Hazineye ait 1 52... (eski 2363) parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1578 sayılı mera parselinin 24.12.2004 tarihinde yapılan tahsis amacı değişikliği sonucu ifraz yoluyla oluştuğu, halen ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, davacıya ait 1 52... (eski ...) parsel sayılı taşınmazın 1578 sayılı mera parseli içinde kaldığı halde 23.06.2004 tarihinde ihdasen ... parsel numarasıyla Hazine adına tapuya tescil edildiği, 22.11.2004 tarihinde satış yoluyla ...’e geçtiği, 1578 parsel sayılı taşınmazın tapuya tescil tarihi daha önce ise de ... Komisyonunca 1578 sayılı mera parselinde 24.12.2004 tarihinde 4342 sayılı Kanun'un 14/d maddesi uyarınca tahsis amacı değişikliği yapıldığı, davaya konu 1 52... parselin de tahsis amacı değişikliği sonucu 1578 parselden ifrazen oluştuğu ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, davacıya ait taşınmazın da bu durumlar gözetilmeksizin 1578 parseldeki tahsis amacı değişikliği işleminden önce Hazine adına idari yoldan yolsuz olarak tapuya tescil edilip daha sonra gerçek kişiye satıldığı, davacının da tapu kaydına güvenerek bedelini ödemek suretiyle taşınmazı satın aldığı, yolsuz tescilin sonradan yapılan tahsis amacı değişikliğiyle giderildiği, tapu siciline güvenerek ... (yeni 1 52... ) parsel sayılı taşınmazı satın alan davacının iyi niyetinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 3- ve 1023. maddeleri uyarınca korunacağı, 1 52... (eski ...) parsele ilişkin tapu kaydına değer verileceği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak, dava konusu 1 52... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına değer verilerek bu parselin sınırlarının aynen korunmasına, 1 52... parsel sayılı mera parselinin yüzölçümünden 112 sayılı parselin yüzölçümünün tapudan terkinine karar verilmemesinin doğru olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, mükerrer kaydın iptali davasının kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 52... sayılı parselden 1 52... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanın (1.400,03 m² yüzölçümlü kesiminin) tapudan terkinine, 1 52... numaralı parselin sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesine dayanarak evvelce tespit, tescil ve sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olarak yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağını, ikinci defa kadastroya tabi tutulmuş ise; ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz kalacağını, Hazine parselinin sınırlarının korunması gerekeceği yerde sınırlarının azaltılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına Hazinenin sebebiyet vermediğini, kusur olmamasına rağmen aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mükerrer kaydın iptali istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.