Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1147 E. 2026/4569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1147
- Karar No
- 2026/4569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1633 E., 2024/1379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/36 E., 2023/380 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve Mülhak ... ... Vakfı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in Diyarbakır'da Kurulu ... ... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti, işbu talep kabul görmez ise vakıf evladı olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın, niteliği itibarıyla tespit davası olduğunu, bu davalarda uzmanlaşmış kişilerin çok kısıtlı olduğunu, uzmanlaşmış olduğu iddia edilen kişilerin bazılarının müvekkil idareyle husumetlerinin bulunması ya da aslında hiçbir yeterliliklerinin bulunmaması gibi nedenlerle bu davaların idare aleyhine sonuçlandığını, bunun sonucunda da aslında hiç hakkı olmayan, sadece daha önce alınmış başka kararları emsal göstererek ve iyi inceleme yapılmadan verilmiş Mahkeme kararları nedeniyle kötü niyetli kişilerin sebepsiz zenginleşme yolu açıldığını, müvekkil idarenin bu tür davalarda kanuni hasım olması nedeniyle, dava sonucu oluşacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinden müvekkili İdarenin sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Mülhak ... ... Vakfı vekili cevap dilekçesinde davacının ön batın tertibinde olmadığının anlaşılması karşısında, davacının galleye müstahak vakıf evladı olamadığını, galleye müstahak vakıf evladı olmayan şahsın aynı zamanda tevliyete de ehil olamadığını, davacının babası ve dedesinin vakıf evladı olduklarını ve aynı zamanda galleye müstahak kararları ile tevliyete ehil kararları olması karşısında davacının vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilebileceğini, açılan davanın somut delile dayanmayan, haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'in soy ağacından, davacının müteveffa ... 'in altsoyu ...'in oğlu olduğu, davacının babasının, vakfedenin soyundan gelen erkek evladı olduğu ve davacının da aynı soydan geldiği hükme esas alınan bilirkişi raporu ile doğrulandığı; davacının ... Vakfının vakıf evladı olduğuna kanaat getirildiği, bununla birlikte davacı vekili her ne kadar terditli davasında ilk olarak davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğuna ilişkin istemde bulunmuş ise de; davalı vakfın vakfiyesinde tevliyetin, batın tertibi esasına dayalı olarak vakfedenin evladı evladına şart koşulmuş olduğundan, batın şartının bulunduğu vakfiyelerde, üst batında hak sahibi evlat mevcut iken alt batında bulunan evlatların hak sahibi olamayacakları, alt batınlarda bulunan evlatların hak sahipliğinin, üst batında bulunan evlatların tümü ile vefatına ve bu batında yaşayan evlat kalmamasına bağlı olduğundan, davacının batnında bulunan babası ve Mahkemenin 2014/177 Esas ve 2014/616 Karar sayılı ilamı ile davalı vakfın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilenlerin sağ olması ve davacının da alt batında yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı ...’in davalı ... Vakfının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti isteminin reddine, davacı ...’in, münhasıran davalı ... Vakfının vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Vakfa ait vakfiye, vakıf senedi ve kayıtlar, nüfus kayıtları, ... cevabi yazısı ile dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna göre davacının ... Vakfı'nın kurucusunun soyundan geldiği ve ırsiyet ilişkisinin kanıtlandığı, davacının vakıf evladı olduğunun tespitine, tevliyet koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek davacının tevliyete ehil olduğunun tespiti talebinin ise reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca, uygulama ve doktrinde terditli dava olarak nitelendirilen bu dava türünde iddia edilen taleplerin biri veya birkaçının reddedilmiş olması tüm kademeli talepler reddedilmedikçe karşı taraf lehine avukatlık ücreti takdirini gerektirmeyeceğinden, davacının ikinci kademedeki terditli isteminin kabulüne karar verildiğine göre reddedilmiş sayılan birinci kademedeki tevliyete ehil vakıf evladı istemi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek tevliyete ilişkin kısım davalı aleyhine olmasına rağmen davalı İdare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, vakıf evladı olduğuna dair tespitin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Mülhak ... Vakfı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek tespit davasında zorunlu taraf olan müvekkili Vakıf lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kabul edilen yönden davacının soybağının eksik incelendiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, terditli olarak açılmış olup öncelikle davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti, işbu talep kabul edilmez ise vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanunu'nun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden ... Vakfından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.