Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1143 E. 2026/4570 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1143
- Karar No
- 2026/4570
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/832 E., 2024/1451 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2022/24 ESAS SAYILI DOSYA DAVACILARI : ... ve ... vekilleri Avukat ... 2. ... vekilleri Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2022/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve Mülhak ... Vakfı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava dilekçesinde; davacı ...'in Diyarbakır'da Kurulu ... Vakfından nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak evlad olduğunun tespitine karar verilmesi talep etmiştir. 2. Birleşen dosya dava dilekçesinde; davacı ...'in Diyarbakır'da Kurulu ... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti ile işbu talep kabul görmez ise vakıf evladı olduğunun tespiti talep etmiştir. 3. Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın, niteliği itibarıyla tespit davası olduğunu, bu davalarda uzmanlaşmış kişilerin çok kısıtlı olduğunu, uzmanlaşmış olduğu iddia edilen kişilerin bazılarının müvekkil idareyle husumetlerinin bulunması ya da aslında hiçbir yeterliliklerinin bulunmaması gibi nedenlerle maalesef bu davalar idare aleyhine sonuçlandığını, bunun sonucunda da aslında hiç hakkı olmayan, sadece daha önce alınmış başka kararları emsal göstererek ve iyi inceleme yapılmadan verilmiş mahkeme kararları nedeniyle kötü niyetli kişilerin sebepsiz zenginleşme yolu açıldığını, müvekkil idarenin bu tür davalarda kanuni hasım olması nedeniyle, dava sonucu oluşacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinden müvekkili idarenin sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Mülhak ... Vakfı vekili cevap dilekçesinde; davacının ön batın tertibinde olmadığının anlaşıldığını, davalı müvekkil Vakfın vakıf senedinde öngörülen ana unsur gerek galleye müstahik vakfın erkek evlatları arasında gerekse de erkek çocuklarının kız çocukları arasında batın tertibi olması karşısında davacının bu konudaki konumunun araştırılmasının gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar .... ile ...'nın babaları ... oğlu ...'in, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/177-616 sayılı kararı ile vakfın tevliyetine ve galle fazlasına müstehik vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşmiş mahkeme ilamıyla söz konusu vakfın evladı olmuş olması karşısında vakıf kurucusuyla soy bağının da kurulduğunun görüldüğü, vakfiyede tevliyet için batın şartının bulunduğu, birleşen dosya davacısı ...'e göre ön batında sağ evlat bulunması nedeni ile tevliyete ehil kararı verilemeyeceği, vakfeden ile soybağının kurulması nedeni ile vakıf evladı olduğu, asıl dosyadaki nafaka ve giysi yardımına ilişkin talep yönünden vakfiyelerde erkek evlatların kız evlatlarına nafaka ve giysi yardımı yapılmasının şart edilmiş olduğu, nafaka ve giysi yardımı herhangi bir batın şartına bağlanmadığı, erkek evlatların tüm kızlarının hangi batınlarda olurlarsa olsunlar yardıma hak kazanacaklarının belirtildiği, nafaka ve giysi yardımına hak kazabilmek için vakfedenin erkek evladının kız evladı olmak gerekmekte olup, dosyadaki nüfus kayıtları ve ilamların incelenmesinde davacı ...'in, vakıfın erkek evladı olarak galle fazlasına ve tevliyetine ehil vakıf evladı olduğu tespit olunan ...'in kızı olması itibarıyla erkek evladın kızı olma şartını yerine getirdiği görülmekte olup, vakfiye şartı gereğince kız evlatlar için öngörülen nafaka ve giysi yardımına müstehik olacağı gerekçesi ile "1-Asıl dava yönünden davacı ... .'in davasının kabulü ile ... 'in ... Vakfının nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine, 2-Birleşen dava yönünden davacı ...'in davasının vakfın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti yönündeki talebinin reddine, Birleşen dava yönünden davacı ...'in davasının vakfın evladı olduğu yönünden kabulü ile davacı ...'in ... Vakfının evladı olduğunun tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından yapılan incelemede, asıl davanın mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, dava konusu Mülhak ... Vakfı'nın 11 Şevval 942 H. (3 Nisan 1536 M.) tarihli vakfiyesinde nafaka ve giysi yardımı için birden fazla tekrar eden şekilde hükümlerin olduğu, vakfiyenin ikinci sayfasında; "...Fakat vakfın gelirleri erkek çocukları arasında eşit şekilde bölüştürülür. Erkek çocuklarının kız çocuklarına ise nafaka ve giysi olarak pay verilmesi gerekir çünkü onlar benim evlatlarım ve vakfımın fakirleridirler ve kız çocukları için sıla-i rahimdir. Kız çocuğunun çocuklarına ise herhangi bir şey verilmeyecektir...." üçüncü sayfada; "... köyü ise Padişah tarafından verilen sahih bir temlik ile mülkiyetimize geçmiştir. Ve ben bu köyü bütün asırlarda erkek evlatlarıma ve onların çocuklarının çocuklarının çocuklarına batın tertibi üzere vakfettim. Köyün geliri onlara eşit şekilde köyde taksim edilecektir. Her hak sahibinin hakkının kendisine verilmesi düşüncesiyle erkek çocukların kız çocuklarına nafaka ve giysileri verilecektir..." yedinci sayfada ise; "...Bu vakfiyenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere mülkümden olup vakfiyede bulunanları ve bahsedilen yerleri sahih/geçerli yasal ve ebedi olarak asırlar boyunca batın tertibi üzere en olgun evlatlarıma vakfettim..." şeklinde birbirinin tekrarı mahiyetinde ibareler mevcut olduğu, vakfiyedeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde batın şartının erkek evlat için öngörüldüğü, erkek evladın kız çocukları için şart koşulan giyim ve nafaka yardımı için batın şartının bulunmadığı, davacının erkek evlat soyundan gelen kız evlat olduğu, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/391 Esas, 1944/202 Karar sayılı kararı ile davacının dedesi ... 'in adı geçen Vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespit edildiği, davacının dedesinin vakıf evladı olduğuna ilişkin mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde vakfeden ile davacı arasında soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek, batın tertibi aranmaksızın asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; birleşen dava bakımından yapılan incelemede ise, davacının babası ...'in davalı Vakfın evladı olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiği, kesinleşen ilama göre vakfın galleyi müstehik evlâdı ve hâlen de birinci batın galle alan evladı olduğundan davacının, tevliyet için dolaylı yoldan lâzım-ı zarurî olan ‘.. ... vakıf evlâdı olma vasfını taşımadığının âşikâr olduğu, dolayısı ile tevliyet için ön şart olan ... vasfını taşımadığı ve davacının ‘tevliyete ehil’ olma talebinin kanuni şartlarının oluşmadığı ve davalı vakfa ait vakfiyede katı batın tertibi uygulamasının bulunduğu, üst batın galleyi/tevliyeti müstehik evlat var iken alt batındakilerin tevliyete ehil olmalarının mümkün olmadığından ilk kademedeki istemi olan tevliyete ehil olma yönünden davanın reddine, ancak davacının babasının vakıf evladı olduğuna ilişkin mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek, davacının ikinci kademedeki terditli talebi olan vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş olmasında ve ayrıca uygulama ve doktrinde terditli dava olarak nitelendirilen bu dava türünde iddia edilen taleplerin biri veya birkaçının reddedilmiş olması tüm kademeli talepler reddedilmedikçe karşı taraf lehine avukatlık ücreti takdirini gerektirmeyeceğinden, davacının ikinci kademedeki terditli talebi isteminin kabulüne karar verildiğine göre reddedilmiş sayılan birinci kademedeki tevliyete ehil vakıf evladı istemi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek davalı mülhak vakfa karşı açılmış diğer davalarda mahkemelerce aldırılan bilirkişi raporları ile işbu davada aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, en son Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/143 Esas sayılı dosyasında bilirkişi heyeti tarafından Vakfiyenin aslına bakıldığında sadece birinci nesil evlada galle fazlası, nafaka ve giysi yardımı olduğu birinci nesilden sonra bunların bütünüyle son bulduğunun değerlendirildiğini, çelişkinin giderilmesi için vakfiyeler getirtilip alanda uzman bilirkişiler tarafından incelenerek hazırlanacak bir bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğini, arz olunan ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Mülhak ... Vakfı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacının vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediği ve nafaka yardımı almaya hak kazanıp kazanmadığı tam olarak belirlenmesi gerektiğini, galle fazlası gibi nafaka ve giysi yardımında da batın şartı aranması gerektiğini, vakfiyede kız evlatlara yardımın niteliğinin yoksul durumdaki batından gelme kız evlatlarının mağduriyetini gidermek iken bu durumun araştırılmadığını, asıl ve birleşen dava arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, mahkeme kararının hem birleştirme yönünden bozulması gerektiğini, mahkemece müvekkili vakıf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, arz edilen ve resen nazara alınacak sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine; birleşen dava ise, terditli olarak açılmış olup öncelikle davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti, iş bu talep kabul edilmez ise vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden Mülhak ... Vakfından alınmasına, 5737 sayılı ... Kanunu'nun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.