Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/601 E. 2026/2836 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/601
Karar No
2026/2836
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/146 E., 2023/37 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1..............Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 225 parsel sayılı 6150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 35... parsel numarasıyla ve 5.381,16 metrekare yüzölçümlü olarak eski 231 parsel sayılı 1920 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 35... parsel numarasıyla ve 1.683,32 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ve davalılar adına kayıtlı bulunan eski 226, 227, 228, 2 30... parsel sayılı sırasıyla 940, 1.430, 3.440, 4.200, 2.260 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 1 35... , 32, 79, 33... parsel numaralarıyla altında 908.13, 1.414.25, 5.168.87, 4.6 94... .376,81 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar; uygulama kadastrosu sırasında, müstakilen kendilerine ait olan 1 35... parselin yüzölçümünün eksildiği ve sınırının yanlış belirlendiği ve eksikliğin 1 35... ve 31 parselden kaynaklandığı, 1 35... ve 32 parsellerin arasındaki sınırın belirlenmesinde tesis kadastrosu sırasında tersimat hatası yapıldığı, 32... parseller arasındaki sınırın yanlış belirlendiği, 34 parselin yüzölçümünün azaldığı ve bu azalmanın 35 parselden kaynaklandığı iddiasına dayanara dava açmışlardır. II. CEVAP Davalılar; uygulama kadastrosunun doğru yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2016/7 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile 1 35... ve 31 parsel, 1 35... ve 32 parsel, 1 35... ve 33 parsel, 1 35... ve 34 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki müşterek sınıra yönelik davanın reddine, 1 35... ve 79 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki müşterek sınıra yönelik davanın kabulüne, 1 35... ve 35 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki müşterek sınıra yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ile ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2021/15968 Esas, 2022/4765 Karar sayılı ilamıyla "...Mahkemece hükme esas alınan 25.11.2020 havale tarihli fen bilirkişi heyeti raporu ekinde, ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli ve dava konusu taşınmaz ile çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli çakıştırmalar bulunmadığı, bu hali ile raporun denetlenmeye elverişli olmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazlar olan 1 35... ve 79 parsel, 1 35... ve 35 parsel, 1 35... ve 32 parsel arasındaki müşterek sınıra ilişkin açılan davaya ilişkin değerlendirmede ilgili taşınmazlarda tesis kadastrosu çalışmalarının 1953 yılında yapıldığı, yenileme kadastrosu çalışmalarının ise 2012 yılında yapıldığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda yapılan döküm kontrolü neticesinde 1953 yılında grafik-mevzi olarak üretilen ilk tesis ölçümleri ve hesaplarının ilk tesis pafta tersimatı ile hata sınırları içerisinde örtüştüğü, ancak sadece 31... parseller arasındaki kırık noktasının ilk tesis krokisinde olmadığı, bu noktanın nereden geldiğine dair herhangi bir belgeye de ulaşılamadığı, bunun dışında ilk tesis paftasının üretiminde ve hesaplarında bir hesaplama ve tersimat hatası olmadığının tespit edildiği, bozma ilamında gösterilen eksiklikler doğrultusunda alınan 07.07.2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda tesis kadastrosu döneminde zeminde herhangi bir sabit sınır özelliği gösteren doğal ya da yapay unsur bulunmadığı, yenileme kadastrosu çalışmalarında zemindeki kullanım durumuna göre ölçüm yapılmış olabileceği, bu sınırların kullanıma bağlı olarak değişkenlik gösterebileceği, bu nedenle yenileme kadastrosu çalışmalarında sınırların sabit sınır olarak alınmasının doğru bir sınırlandırma olmayacağı değerlendirilerek doğru sınırların nasıl olması gerektiğinin gösterildiği, ilgili bilirkişi raporunun denetlenebilir nitelikte, bilim ve fenne ve dosya kapsamına uygun olduğu..." gerekçesiyle davacılar tarafından dava konusu ..... ili ... ilçesi .... Mahallesi 1 35... ve 31 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki müşterek sınıra, 1 35... ve 32 parseller arasındaki müşterek sınıra, 1 35... ve 33 parseller arasındaki müşterek sınıra ve 1 35... ve 34 parseller arasındaki müşterek sınıra ilişkin Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacı tarafça temyiz talebinde bulunulmadığından ilgili kararın kesinleştiği anlaşılmakla bu taşınmazlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına; 1 35... ve 79 parseller arasındaki müşterek sınıra yönelik açılan davanın kabulü ile bu sınıra ilişkin kadastro yenileme çalışmalarının iptaline ve 07.07.2023 tarihli 2. bilirkişi ek raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renkle taralı 1.582,11 metrekarelik kısmın 1 35... no.lu parselden kesilerek 1 35... no.lu parsele eklenmek suretiyle dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın 6.963,27 metrekare ve 1 35... parsel sayılı taşınmazın ise 3.586,76 metrekare olarak tapuya tesciline, 1 35... ve 35 parseller arasındaki müşterek sınıra yönelik açılan davanın kabulüne, bu sınıra ilişkin kadastro yenileme çalışmalarının iptaline ve aynı rapor krokisinde (B) harfi ile gösterilen kırmızı renkle taralı 219,20 metrekarelik kısmın 1 35... no.lu parselden kesilerek 1 35... parsele eklenmek suretiyle dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın 1.902,52 metrekare ve dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın 2.157,61 metrekare olarak tapuya tesciline, 1 35... ve 32 parseller arasındaki müşterek sınıra yönelik açılan davanın kabulüne, bu sınıra ilişkin kadastro yenileme tespitinin iptaline ve 25.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen kırmızı renkle taralı 106,59 metrekarelik kısmın 1 35... no.lu parselden kesilerek 1 35... parsele eklenmek suretiyle dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın 1.014,72 metrekare ve dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın 1.307,66 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmaya uyulduğu halde bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini, bozmadan sonra ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu, ilk tesisten beri var olan sınırların dikkate alınması gerekirken alınmadığını lehe beyanların değerlendirilmediğini, fiili kullanıma uygun hat üzerinden sınır tespit edilmeden hüküm tesisinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, yeniden keşif yapılmasını talep ettikleri halde bunun dikkate alınmadığını, çelişkiler ve eksiklikler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Davaya konu 1 35... , 32, 33, 34... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. 1 35... (eski 225 parsel) ve 79 (eski 228 parsel) parsel sayılı taşınmazlara yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı ... vekilinin hükme yönelen sair temyiz itirazları yerinde değildir. 3. Ne var ki, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu ölçü krokisi ile uygulama kadastro ölçü krokisinin birlikte incelenmesinde; davalı eski 228 (yeni 1 35... ) parselin davacı tarafa ait eski 225 (yeni 1 35... ) parsel sayılı taşınmazın müşterek sınırında, davalı 228 parsel içerisinde kalan ve tesis ölçü krokisinde gösterilen ve davacıya ait 225 parselle olan sınırı da belirleyen bir evin bulunduğu görülmekte olup, uygulama kadastrosu sırasında bu yapının (evin) dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu iki taşınmaz arasında bulunan ve ölçü krokisinde gösterilen evin sabit sınır sayılması gerektiği kuşkusuz olup, Mahkemece bu hususta teknik bilirkişiden tesis kadastro paftası (ve bu paftaya ait ölçü krokisi) ile uygulama kadastrosu paftasının ölçekleri eşitlenerek üst üste çakıştırır tarzda rapor alınması; alınacak bu raporda ortak sınırda ölçü krokisinde görülen ve eski 228 parselde kalan evi de gösterir şekilde rapor alınması ve buna göre bir karar verilmesi gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin 1 35... , 32, 33, 34... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle 1 35... ve 79 parsel sayılı taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine; 1 35... ve 79 parsel sayılı taşınmazlara yönelik diğer temyiz itirazlarının ise (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/601, K. 2026/2836, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-601-e-2026-2836-k-84f03dd19e9c