Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4518 E. 2026/2833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4518
- Karar No
- 2026/2833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2024/26 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup duruşma isteminin davanın niteliği nedeniyle reddine karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... ve dava dışı paydaşlar adına kayıtlı bulunan eski 38 parsel sayılı 36.056,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 16... parsel numarasıyla ve komisyon kararı uyarınca 36.951,66 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 39 parsel sayılı 25.350,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 16... parsel numarasıyla ve 19.625,40 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve paydaş müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 561 parsel sayılı 30.914,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 16... parsel numarasıyla ve komisyon kararı uyarınca 56.234,71 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında paydaşı olduğu yeni 1 16... parsel sayılı taşınmazların komşu aynı ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar ve İncirli köyü çalışma alanında bulunan 1 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının yanlış tespit edildiğini ileri sürerek, hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., davacının iddialarının yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2014/79 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2017/803 Esas, 2020/4799 Karar sayılı ilamıyla "... dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, dava konusu eski 38... parsel sayılı taşınmazların güney sınırında bulunan (.....Mahallesi çalışma alanında bulunan) taşınmazın tesis kadastrosu tutanak örneği, tedavüllü tapu kaydı, taşınmazda uygulama kadastrosu çalışması yapılmışsa uygulama kadastrosu tutanak örneği, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına alınmadığı; teknik bilirkişiden tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmadığına işaret edilerek davacıya, paydaşı bulunduğu 1 16... parsel sayılı taşınmazdaki diğer hissedarların yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmesi, bu şekilde aktif dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi halinde, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle, usulüne uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi.." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma sonrasında komşu..... (.....) Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1 numaralı tesis kadastro parselinin ifrazı sonucunda oluşan eski 1547 parsel sayılı 123.184,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yeni 46 15... parsel numarasıyla ve 127.114,33 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş olup işbu taşınmazın uygulama kadastrosu tutanak aslı da dosya arasına alınmış ve davacı ... tarafından paydaşı olduğu bu taşınmazın diğer tapu malikleri de davaya dahil edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk tesis kadastrosu tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafı olan 1954 tarihli hava fotoğrafının yenileme kadastrosunda yapılan tespit ile uyumlu olduğu, ilk tesis kadastro çalışmalarının ise hava fotoğrafı ile uyumlu olmadığı, uygulama kadastrosunun bütünüyle zemini yansıttığı, ilgili yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunun 27.03.2024 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, ..... Mahallesinde bulunan (eski 1547) yeni 46 15... parsel ile .... Mahallesinde bulunan (eski 39) yeni 1 16... parsel, (eski 38) yeni 1 16... parsel ve (eski 561) yeni 1 16... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin uygulama kadastrosu tespitlerindeki gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir. A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, gerek sundukları gerekse re'sen toplanması gereken delillerin toplanmadığını, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan raporun gerçeği yansıtmadığını; müvekkilinin müştereken malik olduğu 1 16... ve İnkur Mahallesi 46 15... parsellere dahil olması gereken bazı bölümlerin davalılara ait taşınmazlar içerisinde tespit gördüğünü; tanık olarak dinlenen ...... ile aralarında husumet bulunduğu halde beyanlarının hükme esas alındığını, yeniden keşif yapılmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi infaza elverişli hüküm oluşturmakla yükümlü olup, 1 16... ve 1 16... parsel sayılı taşınmazlar hakkında tespite itiraz üzerine kadastro komisyon kararı ile uygulama kadastrosu sırasında yapılan sınırlandırmanın iptaline ve 1 16... parselin 36.951,66 metrekare, 1 16... parselin ise 56.234,71 metrekare yüzölçümü ile tespitine karar verilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında bu husus gözardı edilerek uygulama kadastrosu tespitlerindeki gibi tapuya tescillerine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin ikinci satırında yer alan "uygulama (yenileme) kadastrosu" ibaresinden sonra gelmek üzere "komisyon" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.