Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/592 E. 2025/6001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/592
Karar No
2025/6001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1358 E., 2023/1379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/34 E., 2022/168 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, 1 98... parsel sayılı, 7.461,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın, kadastro tespiti öncesinde müvekkilin dedesi tarafından arpa, buğday ekmek ve kuru tarım yapmak suretiyle çok uzun yıllar kullandığını müvekkiline atalarından intikal eden dava konusu taşınmazı 100 yıldır aralıksız ve çekişmesiz olarak kullanıldığını ve halen kullanılmakta olduğunu, taşınmazın Hazine ve diğer kurumlarla ilgisi olmadığını ve mera olmadığını ileri sürerek, müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, bu talebinin kabul edilmemesi halinde dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların ve evin müvekkiline aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle dava hakkında görev, hak düşürücü süre, zamanaşımı, derdestlik itirazı ile birlikte iş bölümü, tahkim ve yetki itirazı olmak üzere ilk itirazlarını ileri sürdüklerini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu ve Hazine adına tescili gerektiğini, halen çalılık olduğunu, dava konusu taşınmazın kazanmaya elverişli olabilmesi için orman sayılan yerlerden olmaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahalli bilirkişilerin zilyetlik hususunda beyanları ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı incelemede, herhangi tarımsal faaliyetin olmadığı ve imar ihyanın gerçekleşmediği, hayvan otlatılan hali arazi vasfındaki taşınmazın bu halde, davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine, dava konusu 1 98... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti öncesinde davacı ve ataları tarafından 100 yıldır aralıksız ve çekişmesiz olarak kullanılmış ve halen kullanılmakta olduğunu, taşınmazın eklemeli zilyetlik hükümlerine göre meyve bahçesi haline getirildiğini ve içerisine ev yapıldığını, davacının elliye yakın kestane ağacı dikip yetiştirdiğini, taşınmaz üzerindeki ağaçlardan davacının gelir elde ettiğini, bu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı gibi herhangi bir kurum ile ilgisinin de olmadığından mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/592, K. 2025/6001, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-592-e-2025-6001-k-3466bb86af75