Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1874 E. 2025/6003 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1874
Karar No
2025/6003
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1809 E., 2023/1732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ödemiş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/123 E., 2022/223 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu; çekişmeli 1 80... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu, öncelikle dava konusu taşınmazın orman olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22. madde anlamında bir tespit, tescil, sınırlandırmanın söz konusu olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufunda olmayan bir taşınmaza ilişkin olarak kadastro çalışması yapılmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını, yapılan kadastro çalışmalarının usule ve kanuna uygun olduğunu, davaya konu taşınmazın yıllardan beri müvekkilinin ve önceki zilyetlerinin aralıksız ve nizasız zilyetliğinde kaldığını, 2020 yılında yapılan kadastro çalışmasının orman uygulama haritalarında tespit edilen, vatandaş adına kaydedilmesi için sarı alan olarak ayrılmış tarım arazilerinde kaldığını, "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde kalan toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi yahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir." hükmü gereğince müvekkili adına yapılan tescilin de bu maddeye uygun olduğunu, taşınmazın zilyetliğini gösterir 20 02... tarihli satış senet örneklerinin dilekçe ekinde sunulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesinde tarif edilen, öncesi orman olması nedeniyle, sonradan orman bitki örtüsü kaldırılsa bile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün olmayan orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edilmesi gerektiğini, 2. Davalı ve önceki malikleri tarafından taşınmazın uzun yıllar, malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız kullanıldığını, zilyetlik devrine ilişkin sözleşmeleri sunduklarını, 3. Önceki malikler tarafından taşınmazın imar ve ihya edildiğini, 4. Taşınmazın Devletin hüküm ve tasarruf altında olmadığını, 5. Orman uygulama haritalarında taşınmazın vatandaş adına kayıt edilebilecek sarı renkli alanda kaldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespitine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1874, K. 2025/6003, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1874-e-2025-6003-k-3a8887601dd8