Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5540 E. 2026/2950 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5540
- Karar No
- 2026/2950
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1748 E., 2024/786 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı ... vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 20... parsel sayılı 3.023,91 m² yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ..., ..., ... ve ... adlarına komisyon kararıyla tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 4 20... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edilmiş olsa da satış senetleri ile satılmış olduğunu, kendisi ve davalı ...'ın zilyet ve mülkiyetinde olduğunu, taşınmazın üzerinde 3 adet yapı bulunduğunu, kadastro çalışmaları esnasında beyanlarının ve sunulan belgelerin nazara alınmadığını, taşınmazın sadece 185 m²lik kısmının davalı ...'ın tasarrufunda olduğunu, davalı ...'ın ise hakkını davalı ...'a verdiği için davalı ...'ın da hiçbir tasarruf hakkı ve zilyetliğinin kalmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazda ... adına yapılan 1/4 ve davalı ... adına yapılan 1/4 payın iptali ile taşınmazda davalı ... yönünden 185 m² üzerinden hisselendirme yapılarak bu hisse oranında davalı ... adına tespit yapılmasını talep etmiş; bilahare, 14.05.2019 havale tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davasından feragat etmiştir. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; 4 20... parsel sayılı taşınmazın mirasen intikal eden bir taşınmaz olmadığı halde davalılarla birlikte müvekkili adına 1/4'er hisse oranında tespit edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, taşınmazın tamamının müvekkili tarafından üçüncü kişilerden devralındığını belirterek, taşınmazın müvekkili ... adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava dosyaları birleştirilmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın evvelen iki ayrı kısımdan oluştuğunu, ilk olarak 20.03.2003 tarihli senetle taşınmazın tahmini 1.500 m²lik kısmının müvekkilleri... ve ... tarafından,...den haricen satış senediyle devralındığını, 2006 yılında...ün vefatından sonra ilk devralınan kısma bitişik ikinci kısmın intikal ve taksimen ...oğlu ...e isabet ettiğini, ...'in ise bu kısmı aynı yıl içerisinde müvekkilleri... ve ... ile beraber ... ve .... olmak üzere dört kardeşe eşit hisse itibarıyla devrettiğini, ilk devralınan yerdeki 500 m²lik müvekkili... hissesinin, 2005 yılında diğer müvekkili ...'a devredildiğini, ikinci alınan yerdeki 1/4 davalı ... hissenin ise 25.05.2011 tarihli harici senetle davalı ...'a devredildiğini belirterek, birleşen davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/45 Karar sayılı kararı ile satın alma ve zilyetlik koşullarını sağlayan bölümlere yönelik olarak davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalı Hazine yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 4 20... parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro komisyon tutanağının iptali ile 09.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekli krokisinde dava konusu 4 20... parsel içerisinde sınırlandırılıp (73-1) şeklinde işaretlenen 1.855,09 m²lik kısmın, bu parselden ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle komisyon tutanağındaki niteliğiyle, bu kısımdaki WC yapısının kadastrodan sonra yaptırılmış olup...kızı ...'e ait olduğunun ve yine bu kısımda (A) harfi ile gösterilen kargir evin kadastrodan önce yaptırılmış olup...kızı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerhi ile tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payının ..., 2 payının ... adlarına tapuya tesciline, 4 20... parsel içerisinde sınırlandırılıp (73-2) şeklinde işaretlenen 1.168,82 m²lik kısmın 4 20... parsel numarasıyla komisyon tutanağındaki niteliğiyle ve komisyon tutanağındaki muhdesat şerhlerinin aynen muhafazasıyla tamamı 4 pay kabul edilerek; eşit paylarla ..., ..., ..., ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli kararına karşı davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı ... vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı ancak muhdesatlar yönünden verilen kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğu ve eksikliği tespit olunan hususların yeniden yargılama yapılmadan giderilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, davacı ... ile davalı ... vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davalı Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, 4 20... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı ile yapılan kadastro tespitinin iptaline, 4 20... parsel içerisinde sınırlandırılıp (73-1) şeklinde işaretlenen 1.855,09 m²lik kısmın bu parselden ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle komisyon tutanağındaki niteliğiyle, bu kısımda (A) harfi ile gösterilen kargir binanın davacı ... kızı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerhi ile tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payının ..., 2 payının ... adlarına tapuya tesciline, 4 20... parsel içerisinde sınırlandırılıp (73-2) şeklinde işaretlenen 1.168,82 m²lik kısmın, 4 20... parsel numarasıyla, komisyon tutanağındaki niteliğiyle, komisyon tutanağındaki muhdesat şerhlerinin iptaline, tamamı 4 pay kabul edilerek; eşit paylarla ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararının davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı ... vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.02.2023 tarihli ve 2021/8065 Esas, 2023/754 Karar sayılı ilamıyla; "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı ... vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava; askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraz davası olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nunda (3402 sayılı Kanun) düzenlenen resen araştırma ilkesine tabi davalardan olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince istinafa konu edilmeyen ve krokisinde (B), (C) harfleriyle gösterilen ve WC işaretiyle yer alan muhdesatlara ilişkin İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasının davanın niteliği göz önünde bulundurulduğunda doğru olmadığı, davacı-davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1/4 pay sahibi tespit maliki ...'ın 05.09.2019 tarihli imzası ile tasdik ettiği keşifte, "dava konusu 4 20... parselin 1/4 payı adıma tespit edilmiş olsa da bu tespit hatalıdır. Bu parselde benim herhangibir hakkım yoktur. Adıma tespit edilen hissenin yapılacak yargılama neticesinde taraflara müşterek veya müstakil yazılması konusunda takdir mahkemenindir." şeklinde beyanda bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bu beyan netleştirilerek ve kabul anlamına gelip gelmeyeceği tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yukarıda bahsi geçen beyan göz ardı edilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğü" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "asıl dosya davacısı ... tarafından davalılar ..., Hazine, ... ve ... aleyhine; birleşen dosya davacısı ... tarafından, davalılar ..., ... ... ve ... aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasının, Dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazdaki davalı ...'ın payının, davalı ...'a devredildiği hususu davalı ... tarafından kabul edilmiş ise de dosyada davalı ... tarafından, davalı ...'a karşı açılmış bir dava olmaması, yine davalı ...'ın talimat yolu ile alınan beyanlarında asıl ve birleşen davalara yönelik kabul beyanının olmadığını açıkça bildirmiş olması, davada 3402 sayılı Kanun'un 30/2 madde koşullarının bulunmaması karşısında karşısında, taleple bağlılık ilkesinin de dikkate alınması gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalı Hazine yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 4 20... parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro komisyon kararının iptaline, harita mühendisi bilirkişisinin 09.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekli krokisinde 4 20... parsel içerisinde sınırlandırılıp (73-1) şeklinde işaretlenen 1.855,09 m²lik kısmın bu parselden ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle komisyon tutanağındaki niteliğiyle, bu kısımdaki WC yapısının kadastrodan sonra yaptırılmış olup...kızı ...'e ait olduğunun ve yine bu kısımda (A) ile gösterilen kargir yapının kadastrodan önce yaptırılmış olup...kızı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerhi ile, tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payının ..., 2 payının ... adlarına tapuya tesciline; harita mühendisi bilirkişisinin aynı havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekli krokisinde dava konusu 4 20... parsel içerisinde sınırlandırılıp (73-2) şeklinde işaretlenen 1.168,82 m²lik kısmın 4 20... parsel numarasıyla, komisyon tutanağındaki niteliğiyle, komisyon tutanağındaki muhdesat şerhlerinin aynen muhafazasıyla, tamamı 4 pay kabul edilerek; eşit paylarla ..., ..., ..., ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen dosyada davalı ... ile davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın beyanında kendisine ait payı kardeşi ...'a devrettiğini, bu beyana rağmen istinaf ilamı ile 1/4 payın ... adına tesciline karar verildiğini, anılan payın davalı ...'a ait olduğunu, buna dair Mahkeme kararı bulunduğunu, davalı ...'ın 1/4 hissesinin müvekkili davalı ... adına tesciline karar verilmesini ve kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dosyaya sunulan satış senedinin dikkate alınmadan karar verildiğini, aradan geçen süre içerisinde oluşan husumet nedeniyle davalı ...'ın aleyhe beyande bulunduğunu ve kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı ... vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.