Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5386 E. 2026/2594 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5386
Karar No
2026/2594
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2024/326 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde arazi kadastro çalışmaları 1970 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz bölümü tapulama harici bırakılmıştır. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyü, ... mevkinde bulunan ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen yaklaşık dört dönüm miktarındaki taşınmaz ile yine aynı mevkide bulunan ve yaklaşık üç dönüm miktarındaki yerin arazi kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakıldığını, dava konusu yerlerin kendisine murislerinden kaldığını, 20 seneyi aşkın süredir zilliyetliğinde bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının kendisi yararına oluştuğunu ileri sürerek, iki parça taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/191 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve 23.06.2015 tarihli en bilirkişi raporunda ve ekli krokide (A) ve (D) harfleriyle gösterilen toplam 3.854,36 m² miktarındaki taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, asli müdahilin ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve 23.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda ve ekli krokide (D) harfiyle gösterilen 2.192,24 m² miktarındaki taşınmazın adına tescili yönündeki talebinin reddine, ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve 23.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda ve ekli krokide (A) ve (D) harfleriyle gösterilen toplam 3.854,36 m² miktarındaki taşınmazların bağ ve bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve 23.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda ve ekli krokide (B), (C), (E) ve (F) harfleriyle gösterilen kısımlara ilişkin daha önce verilen karar, Yargıtay incelemesinden geçerek onandığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2016/13188 Esas, 2019/3957 Karar sayılı ilamıyla "ziraat bilirkişisince hazırlanan raporda 1990'lı yıllardan itibaren taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığı, imar-ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olduğu açıkça belirtildikten sonra, gerekçenin devamında raporla da çelişecek şekilde ve sadece üzerlerindeki ağaç yaşları dikkate alınarak; taşınmazlar üzerinde yirmi yaş altında ağaçlar bulunduğu, zilyetliğe esas yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin doldurulmadığı şeklindeki yetersiz gerekçeyle, (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmazların bağ ve bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli olmadığı, temyiz konusu edilen ve fen bilirkişisince hazırlanan krokide (A) ve (D) harfleriyle gösterilen bölümlerin orman sayılmayan yerlerden oldukları, bağ omaçlarının dikilmesinin öncesinde de nohut, buğday vs. ekimi şeklinde taşınmazlar üzerinde fiili kullanım bulunduğu mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığına değinilerek, doğru sonuca ulaşılabilmek için İlk Derece Mahkemesince, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 19 85... yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, dava konusu bölümlerin dava tarihi itibarıyla 20 yılı aşkın süredir kullanıldığının tespit edildiği, davacı ve asli müdahil lehine olağanüstü zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulüne, (B), (C), (E) ve (F) harfleriyle gösterilen kısımlar yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunun önceki raporlar ile çeliştiğini, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde 1990'lı yıllarının başında imar-ihya tamamlansa bile dava tarihi (2010) itibarıyla zilyetlikle kazanma süresinin dolmadığını, çelişkili ve birbiriyle uyumsuz raporlarla ile yetinilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ve vekalet ücretinin de eksik takdir edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı ... ve asli müdahil ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5386, K. 2026/2594, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5386-e-2026-2594-k-232935edbf9d