Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1081 E. 2026/2530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1081
- Karar No
- 2026/2530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2023/62 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ...köyü çalışma alanında bulunan 2 30... , 2 31... ve 2 32... parsel sayılı sırasıyla 8.076,35 m², 6.091,07 m² ve 28.796,76 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan olan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...köyü 2 30... , 2 31... ve 2 32... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili olan davacı adına tescilini talep ettikten sonra, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında 23.12.2021 tarihli celsede, davayı sadece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açtığını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2013/132 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 30... ve 2 31... parsel sayılı taşınmazlar ile 2 32... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen bölümünün tapu kayıtlarının iptali ile tarla vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.03.2016 tarihli ve 2013/132 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2017/5078 Esas, 2021/2348 Karar sayılı ilamıyla, "davacının dava dilekçesinde tapu kaydına ve zilyetliğe dayanmış olmasına rağmen ön inceleme duruşmasında davanın zilyetliğe dayalı olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, davacının tapu kaydına dayanıp dayanmadığının kesin olarak belirlenmediği, mahallinde yapılan keşifte tapu kayıtları usulünce uygulanarak kapsamları denetlemeye elverişli şekilde tespit edilmediği, dava konusu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresinin ve niteliğinin kesin olarak tespit edilmediği, taşınmazların niteliğini ve kullanım durumlarını belirlemeye elverişli olmayan ziraatçi bilirkişisi raporu ve hava fotoğrafı incelemesi ile yetinildiği ve dava konusu 2 32... parsel sayılı taşınmazın sınırında çay bulunmasına rağmen keşfe jeolog bilirkişisi götürülerek, taşınmazın çay yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve çayın aktif etki alanında bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin rapor alınmadığı" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "mahallinde yapılan keşfe istinaden dosya arasına alınan bilirkişi raporları ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin beyanları kapsamında dava konusu taşınmazların davacıya ait olduğu ve davacı adına senetsizden tescil edilen taşınmazların sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm sınırını aşmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 30... parsel ve 2 31... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, 2 32... parsel sayılı taşınmazın 24.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve eki krokide (A) harfi ile gösterilen 10.652,16 m²lik bölümünün ise ifraz edilerek bu bölüme ait tapu kayıtlarının iptaline ve tarla vasfıyla davacı adına tescillerine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.