Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1299 E. 2026/2513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1299
- Karar No
- 2026/2513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2023/28 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... parsel sayılı 14.398.28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına; 1 37... parsel sayılı 556.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına verasette iştirak olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muris ... ...tan intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, dava konusu taşınmazların ... ...ın tüm mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2017 tarihli ve 2017/5519 Esas, 2021/5264 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 1 10... ve 1 37... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının iptaline, payları belirtilerek ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.06.2021 tarihli ve 2017/5519 Esas, 2021/5264 Karar sayılı ilamıyla " davacı ve davalılar ile kök muris ... arasında miras ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla davacıya kök muris ... ...ın veraset ilamını dosyaya sunması için süre ve imkan tanınması, bu suretle davacı ve davalılar ile kök muris ... arasında miras ilişkisi bulunup bulunmadığının yöntemince belirlendikten sonra, toplanmış ve toplanacak tüm deliller göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Her ne kadar bozma öncesi keşif ve duruşmalarda alınan beyanlarda; dava konusu parsellerin ortak muris ... ...tan geldiği gerek tarafların gerek mahalli ve tutanak bilirkişilerinin kabulünde olsa da, mahkememizce feraiz bilirkişisinden aldırılan raporlarda gerek davacının, gerekse davalıların ortak muris ... ...la irtibatının sağlanmadığı, bu haliyle ...(...) ... ...ın tek mirasçısının Hazine olacağı anlaşılmışsa da, bozma öncesi aldırılan beyanlarda ... ve eşi ...'ın uzun yıllar zilyet sıfatıyla dava konusu taşınmazları kullandıkları, bu haliyle ... ve eşi ... açısından kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 10... ve 1 37... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök muris ... ...tan intikal ettiğini, davacının da kök murisin mirasçısı olduğunun dosyadaki bilgi, belge ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davacının ... oğlu ... kızı ... ...ın torunu olup, feraiz bilirkişisi raporuna dair yapılan itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazlar yönünden lehe delil olan kesin hükmün bulunduğunu, dolayısıyla davalıların zilyetliğinin hukuken mümkün bulunmadığını açıklamış, dilekçesinde ileri sürdüğü sair ve resen belirlenecek hususlarla birlikte hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.