Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4819 E. 2026/1827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4819
- Karar No
- 2026/1827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/376 E., 2025/675 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'in davalıların murisi ...'a ait taşınmazı 12.05.2004 tarihli sözleşme ile sürücü kursu direksiyon eğitim alanı olarak kullanılmak üzere kiraladığını, sözleşmede taşınmazın sürücü kursu direksiyon eğitim alanı yapılması ve inşaat ile imalat işlerinin kiracı tarafından üstlenilmesinin kararlaştırıldığını, taşınmazın bir kısmının kamulaştırılması nedeniyle kiralananı terk etmek zorunda kaldıklarını belirterek; yapmış oldukları imalat, inşaat ve diğer işlemler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 45.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; taşınmazın kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihten önce de sürücü kursu eğitim alanı olarak kullanıldığını, davacının iddia ettiği gibi taşınmazı teslim aldıktan sonra eğitim alanı haline getirmediğini, davacının inşa ettirdiği yapılar için kamulaştırma bedeli alınmadığını, davacının taşınmazı terk etmesinin nedeninin kamulaştırma olmadığını, taşınmazın kamulaştırılmasının kullanıma engel olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 27.12.2018 tarihli kararla; dava konusu taşınmazın davacı ... ile kira sözleşmesinin düzenlendiği 12.05.2004 tarihinden öncesinde de sürücü eğitim alanı olarak kullanıldığının anlaşıldığı, taşınmaz üzerindeki mevcut imalatların davacı tarafından yaptırılıp yaptırılmadığının tespit edilemediği, dava konusu taşınmazın bir kısmının kamulaştırılması olayının öngörülemeyen bir durum olduğu, davacının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben yazdığı 03.06.2011 tarihli dilekçe içeriğinden dava konusu taşınmazı kendi insiyatifi ile terk ettiği sonucuna varıldığı, davacı tarafın davaya konu olan iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 26.11.2019 tarihli ilamla; davacılardan ... ile davalıların murisi arasında 12.05.2004 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinde kiralananın cinsinin "tarla", durumunun "tarla vasfında" olarak gösterilip sözleşmenin (1.) maddesinde sürücü kursu direksiyon eğitim alanı haline getirileceği açıkça kararlaştırıldığından, kiralananın kiracı tarafından sürücü eğitim alanı haline getirildiğinin kabulünün gerektiği, Mahkemece öncelikle davacıya ispat imkanı tanınarak ve tarafların tüm delilleri değerlendirilerek davacı tarafından yapılan imalatların nelerden ibaret olduğunun sözleşme hükümleri ve kiralananın, kullanım amacı da gözetilerek tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, kiralanan kısmen kamulaştırıldığından, davacı kiracının yaptığı yapı ve eklentiler için idare tarafından mal sahibine herhangi bir bedel ödenip ödenmediği tespit edilerek, idare tarafından davalılara bir ödeme yapılmış ise imalat bedelinin davacı kiracıya verilmesi, kamulaştırılan kısım dışında kalan imalatlar yönünden ise faydalı ve zorunlu, sökülüp götürülmesi mümkün olmayan, davalılar tarafından benimsenen ve kullanılmaya elverişli imalatların imal tarihleri itibariyle değerleri, yıpranma durumu tespit edilerek, sosyal tesis olarak belirtilen bina yönünden belirtilen bu hususların yanı sıra ruhsata tabi olup olmadığı, ruhsatının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca kira sözleşmesini davacı ...'in kiracı sıfatı imzaladığı, davacı şirketin kira sözleşmesine taraf olmadığı da gözetilerek dava ehliyetleri üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 01.11.2022 tarihli kararıyla; bozma öncesinde alınan bilirkişi raporuna göre keşif esnasında taşınmaz üzerinde mevcut bulunan imalatların değerinin 20.355,00 TL olduğunun hesaplandığı, yapılan kamulaştırma işlemi nedeniyle taşınmazın ortasından yol geçirilmek suretiyle hafriyat yapıldığı, bu alanlara ilişkin olarak bozulmuş olan imalatlar yönünden taşınmazın direksiyon eğitim pisti yapıldığı ve eğitim pisti imalat bedelinin 91.848,00 TL olarak hesaplandığı, idare tarafından ödenen kamulaştırma bedelleri içinde taşınmaz üzerindeki yapılar için değer belirlenmediği, davacı tarafından taşınmaz üzerine yapılan tadilatlar ve yapıların kamulaştırma sebebiyle kullanılamaz hale gelmesi, kamulaştırma nedeniyle davalılara ödenen bedellerin bulunması sebebiyle davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 45.000,00 TL'nin davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Dairenin 09.10.2023 tarihli ilamıyla; bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bozma öncesinde alınan ve bozma ilamına uygun inceleme ve değerlendirme içermeyip keşif tarihi itibariyle bedel tespiti yapan ve bedel tespitinin de hangi verilere dayandırıldığı anlaşılmayan bilirkişi raporu esas alınarak ve ayrıca davacı şirketin kira sözleşmesine taraf olmadığı hususu da gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma yapan idarenin müzekkere cevabından imalat bedellerine ilişkin bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, davacı tarafından tanık adresinin kesin süre içerisinde bildirilmediği, kamulaştırılan kısım dışında kalan imalatlar yönünden yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından yapılan imalatların keşif anında yerinde olmadığının tespit edildiği, ayrıca sosyal tesisin ruhsatlı olmadığı gibi mali değerininde bulunmadığı, davacının uğradığı zararı ispat edemediği, davacı şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tanık dinlenmesi ara kararından haksız olarak vazgeçildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, idareden imalat bedeli ödemesi yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, ruhsatı olmadığı belirtilen binanın en azından menkul değerinin dikkate alınması gerektiğini, protokol gereği boş alanın pist alanı ve sosyal tesise dönüştürüldüğünü, yargılamanın uzun sürdüğünü ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bir uyuşmazlık, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma ilamına uyması sonunda, kendisi için o ilamda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma ilamında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz. Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hâkimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz. Dairece verilen 26.11.2019 tarihli ilamda da açıkça belirtildiği üzere; davacı ... ile davalıların murisi arasında 12.05.2004 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinde; kiralananın cinsi "tarla", durumu "tarla vasfında" olarak gösterilip, sözleşmenin (1.) maddesinde sürücü kursu direksiyon eğitim alanı haline getirileceği açıkça ifade edildiğinden, kiralananın kiracı tarafından sürücü eğitim alanı haline getirildiğinin kabulünün gerekir. Mahkemece yapılan araştırma sonucunda, kamulaştırılan kısım yönünden kamulaştırmayı yapan idarece, davalılara herhangi bir bedel ödenmediği belirlenmiştir. Bu durumda, Mahkemece; bozma ilamlarına uygun şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak, kiralananı direksiyon eğitim pisti haline getiren kiracının, kiralanana yaptığı faydalı veya zorunlu nitelikteki imalatların imalat tarihi itibariyle belirlenen değerinden (imalat tarihinin ispat edilememesi halinde kira sözleşmesinin başında yapıldıkları gözetilerek) kullanım süresiyle orantılı olarak yıpranma payı düşülmüş bedelini talep edebileceği gözetilmek suretiyle, taraf delilleri ile kira sözleşmesi hükümleri değerlendirilerek, davacının talep edebileceği faydalı ve zorunlu masraflar bedelinin hesaplanması ve ayrıca davacı şirketin kira sözleşmesine taraf olmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma gerekleri yerine getirilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.