Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1000 E. 2026/2713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1000
- Karar No
- 2026/2713
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/300 E., 2024/22 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ....ilçesi çalışma alanında bulunan 1 05... parsel sayılı 133.430,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Davacılar .... ve arkadaşları, miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ve taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2013/73 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi ve jeodezi fotogrametri mühendisi bilirkişinin 24.02.2015 tarihli ek rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 25.289,55 metrekare ve (A1) harfi ile gösterilen 21.579,28 metrekarelik kısımlarının tapu kaydının iptali ile 1/4'er paylarla davacıların adlarına tapuya tesciline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/8442 Esas, 2020/4534 Karar sayılı ilamıyla "Bozma ilamına uyulmakla, gereklerinin yerine getirilmesi hususunda lehine bozma yapılan taraf yönünden usuli kazanılmış hak oluşur. Bu nedenle bozma ilamının gereklerinin Mahkemece eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazda davacının hak iddia ettiği ve temyize konu olan ve teknik raporda (A1) ve (B) gösterilen kısımlarda davacı lehine zilyetlikle mülkiyet hakkı kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Çekişmeli taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup bu vasıftaki taşınmazın kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. 20.11.2014 tarihli keşifte dinlenen orman bilirkişisinin 24.11.2014 havale tarihli raporunda (A) ile gösterilen taşınmazın orman karakteri taşıyan yerlerden olduğu, ormanların devamı niteliğinde olduğu, orman ile arasında ayırıcı unsur bulunmadığı, 1973 tarihli hava fotoğrafında orman karakteri taşıyan arazi olarak göründüğü, (B) ile gösterilen taşınmazın 1973 tarihli hava fotoğrafında büyük bir kısmının tarım arazisi olarak göründüğü, 1953 tarihli memleket haritasında içerisinde üzüm bağı olduğunun tespit edildiğini bildirilmiş; 11.12.2014 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile harita ve kadastro mühendisi bilirkişilerin müşterek imzalı raporlarında ise bozma öncesi düzenlenen 10.01.2011 tarihli fen bilirkişi raporundaki işaretlemeye uyularak bu raporda gösterilen kısımların 1973 tarihli hava fotoğrafındaki görüntüsü eklenmeden, bu tarihli hava fotoğrafına göre, (A) ile gösterilen taşınmazı (A1), (A2) ve (A3) olarak gösterdiklerini, (A1) ve (B) ile gösterilen taşınmazlarda tarımsal faaliyet bulunduğunu bildirmişler, Ziraat bilirkişi ise (A1) ile gösterilen kısımda 40-45 yaşlarında 18 adet badem ağacı olduğunu, (B) ile gösterilen kısımda yaşlarını belirtmediği 90-95 adet aşısız menengiç ağacı ve 3 adet 30-35 yaşlarında kiraz ağacı olduğunu, her iki taşınmazda eski yıllardan kalma sürüm izlerinin olduğunu bildirmiştir. Orman bilirkişisi 16.03.2015 havale tarihli raporunda bu kez A (A1, A2, A3) ile işaretli kısmın 1953 tarihli memleket haritasında taşlık ve kayalık olarak işaretlendiğini, (B) ile gösterilen taşınmazın bir kısmında üzüm bağları olduğunu, 1973 tarihli hava fotoğrafında (denetlemeye elverişli şekilde göstermeden) niteliğini belirtmeden (A1 ve B) ile gösterilen taşınmazlarda tarımsal faaliyet olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir. Ziraat bilirkişi (A1) ile gösterilen taşınmazda 40-45 yaşlarında 18 adet badem ağacı, (B) ile gösterilen taşınmazda da 90 95 adet aşısız menengiç ağacı olduğunu bildirdiğine göre keşif tarihinden 40-45 sene önceye tekabül eden 1973 tarihli hava fotoğraflarında bu ağaçların görülüp görülmediğinin izah edilmesi, (B) harfiyle gösterilen taşınmazın 1953 tarihli memleket haritasında tamamının veya büyük kısmının bağ olarak gözüktüğü bildirildiğine göre 1973 tarihli hava fotoğrafındaki kullanımın niteliğinin, bağ bulunup bulunmadığının belirtilmesi gerektiği halde bu hususlar izah edilmediği gibi, orman bilirkişisi ilk raporunda taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmının 1973 tarihli hava fotoğrafında orman karakteri taşıyan arazi olarak göründüğünü bildirdiği halde ek raporunda gerekçe göstermeden (A) harfli yerin içinde bulunan (A1) harfli yerin orman olmadığını bildirmiş olması üzerinde durulmamış; ham toprak vasfıyla tespit ve tescil edilmiş taşınmazın kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde, taşınmazın niteliği ve zilyetlik hususlarında yapılan araştırmada kullanıldığı bildirilen hava fotoğrafları görüntüleri eklenmemiş; taşınmazların en eski tarihli hava fotoğrafı ile kadastro tarihinden 15-20 yıl öncesini gösteren hava fotoğraflarından yararlanılmamış; davaya ve temyize konu olan taşınmaz bölümlerinin, taşınmazın davaya konu olmayan bölümlerinden nasıl ayrıldığı, toprak yapısı ve niteliği bakımından bir fark bulunup bulunmadığı zirai bilirkişi raporunda tartışılmamış; yetersiz ve soyut değerlendirmeler içeren bilirkişi raporu ile yetinilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşmak için yöreye ait ve çekişmeli taşınmazı gösteren en eski tarihli hava fotoğraflarıyla bu fotoğraflardan üretilen memleket haritalarının ve kadastro tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve yine bu tarihlere ait ortofoto haritalarının Harita Genel Müdürlüğü'nden memleket haritaları Orman İşletme Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, önceki keşiflerde görev almamış 3 kişilik ziraat mühendisi ile, bir orman mühendisi ve bir jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri, yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları eşliğinde yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarında stereoskop aletiyle inceleme yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmaz bölümlerinin öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin davaya konu olmayan bakiye bölümleri ile toprak yapısı ve niteliği hususunda fark bulunup bulunmadığını irdeler şekilde inceleme yapılmalı, önceki raporlarla arada çelişki olması durumunda bunun nedenlerine değinilmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporlarından krokisinde (A1) ve (B) harfi ile gösterilen alanların orman sayılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, özel mülkiyete elverişli olduğu, imar ve ihyalarının tamamlandığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın (A1) ve (B) harfli taşınmazlar yönünden kabulüne, ..... köyü 1 05... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın 24.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 25.289,55 metrekare ve (A1) harfi ile gösterilen 21.579,28 metrekarelik kısımlarının tapu kaydının iptali ile aynı ada numarasında en son parseli takip eden parsel numaraları ile 1/4 paylı olarak davacılar ..., ..., , ... adlarına tapuya tesciline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince tüm yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmadığını, yalnızca bozma sonrası yapılan giderlere yönelik hüküm kurulduğunu, 1 05... parselin tamamı üzerinde 70 yılı aşkın zilyetliğin bulunduğunu ve tümünün imar ihya edildiğini, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğunu, taşınmazın orman ve mera olmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile yetinildiğini, teknik bilirkişilerce Mahkemeye sunulan raporların eksik ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.