Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5357 E. 2026/2811 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5357
- Karar No
- 2026/2811
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2878 E., 2024/1554 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/356 E., 2022/221 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .... Mahallesinde bulunan 277 metrekare yüzölçümlü 68 01... parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanaklarına göre söz konusu taşınmazın 118,26 metrekaresinin orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman tahdit işleminin 22.12.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini ve taşınmazın kısmen sınırlaması kesinleşen Devlet Ormanı IV sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın orman olan kısmının vasfını yitirmediğinden 28 96... sayılı Kanun çalışmasında ise 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına tabi tutulmadığını, 4999 sayılı Kanunla yapılan uygulamalarda da Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığını, 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan çalışmalarda ise 4999 sayılı Kanuna aynen uyulduğunu beyan ederek, .... Mahallesinde bulunan 68 01... parsel sayılı taşınmazın kısmen orman sınırları içerisinde bulunan 118,26 metrekaresinin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydında bulunan satış vaadi ve kamu haciz şerhlerinin terkinine, varsa taşınmaz üzerinde bulunan her türlü bina ve tesisin kal'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın maliklerinden olan ...'ın Belediyeye borcu nedeniyle tapu kaydına haciz konulduğunu, bu işlemde hukuka aykırılığın olmadığını belirterek, Belediyeye karşı açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 1994 yılında Arsa Ofis Genel Müdürlüğü'nden ihale yoluyla ve 113.570,00 TL bedelle aldığını, taşınmazın ihaleden önce 15 gün askıda kalmasına rağmen herhangi bir itiraz olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın taşınmazdaki bir kısım hisseyi diğer davalı ...'dan Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi kapsamında tapu kayıtlarındaki tescile iyiniyetli dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hakkı kazanan üçüncü kişi sıfatıyla iktisap ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, davalılar ... ve ... adına kayıtlı ..... Mahallesi 68 01... parsel sayılı 277,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 14.10.2021 tarihli müşterek heyet raporunda ifraz krokisinde (A) harfi ile gösterilen 118,26 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptaliyle anılan kısmın takyidatlardan ari olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "dava konusu ....ili ... Mahallesi 68 01... parsel sayılı taşınmazın, tapulama çalışmalarında 4365 parsel olarak ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit gördüğü, 4365 parsel sayılı taşınmazın 1988 yılında yapılan imar uygulaması sonucu ifraz edildiği ve dava konusu 68 01... parselin bu parselden oluştuğu, yörede ilk orman kadastro çalışmasının 6831 sayılı Kanuna göre 1978 yılında yapıldığı, dava konusu taşınmaz ilk tahdit çalışmaları sırasında orman olmayıp ağaçlandırma çalışmaları sonrasında emekle yetiştirilen orman niteliğinde olduğu, taşınmazın bulunduğu mahalde 15.01.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun uygulaması yapıldığı, bu uygulamada da dava konusu taşınmazın bir kısmının orman sınırları dışarısına çıkartıldığı, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ise orman sınırları içerisinde bırakıldığı, 20 06... yıllarında 4999 sayılı Kanuna göre çalışmalar yapıldığı, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmın yine orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışması yapıldığı, dava konusu 68 01... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğu, davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı; ormanların korunmasına ilişkin Anayasanın 1 69... sayılı Kanun'un 93. maddeleri karşısında, ormanlar üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağından, davacı tarafça, lehine haciz şerhi bulunan davalı ...'ye de husumet yöneltmesi ve davada taraf olarak gösterilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle, davalılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı idarenin malik olmadığını, dava konusu taşınmazın maliki olarak görülen ...'ın davalı idareye olan emlak vergisi borcu nedeniyle, tapudaki hissesine haciz şerhi işlendiğini, davalı idarenin hacze dayanak alacağının da kamu alacağı olduğunu, yapılan işlemde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, davalı idare yönünden davanın konusu bulunmadığından, Mahkeme tarafından husumet itirazı kabul edilerek davalı idare yönünden davanın husumetten reddine karar vermesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı noktasında kalmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.