Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5123 E. 2025/5386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5123
Karar No
2025/5386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/391 E., 2024/246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kiğı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2021/187 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sonucunda; ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 33... parsel sayılı 241.158, 33... yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 33... parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırıldığını, ancak taşınmazın 30 yılı aşkın süredir müvekkilleri olan davacılar tarafından ekilip biçildiğini, imar ve ihya edildiğini, bitişiğindeki 1 33... parsel sayılı taşınmazın davacılar adına kayıtlı bulunduğunu, her iki taşınmazın aynı toprak yapısına sahip olduğunu, davacıların taşınmazın malik sıfatı ile zilyedi olduklarını, taşınmaz içerisinde kalan keşif esnasında saptanacak kısmın davacılara ait olduğunu belirterek, tapu kaydının kısmen iptali ile davacılar adına eşit oranda tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... bilirkişi raporları ve keşifte mahkeme gözlemine göre (A) harfi ile gösterilen kısmın özel mülkiyete konu olamayacağı, (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise her ne kadar ziraat raporunda çayır niteliğinde olduğu ve özel mülkiyete konu olabileceği rapor edilmiş ise de kadastro tarihinden geriye doğru incelenen hava fotoğralarında imar-ihyanın olmadığının rapor edilmesi karşısında davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde bulunan şartları sağlayamadıklarının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... mahalli bilirkişi beyanlarının raporlarla desteklenmediği, bilirkişi raporlarında varılan sonuçların birbirleriyle ve mahkeme gözlemiyle uyumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesi davanın reddine dair kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; Bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın müvekkilleri ve öncesinde murisi tarafından ekilip biçildiğinin mahalli bilirkişiler tarafından beyan edildiğini, taşınmazın ekilmediği zamanlarda ise icara verilmek suretiyle kullanıldığını, bu beyanların görmezden gelinerek bilirkişi raporuna itibar edildiğini, taşınmazın eğimi konusunda hataya düşüldüğünü, taşınmaz üzerinde muristen kalma ev kalıntıları olduğu halde değerlendirilmediğini, taşınmazın çevresinde tapulu taşınmazlar bulunduğunu, bu taşınmazlar ile davalı taşınmazın toprak yapısının aynı olduğunu, dava konusu taşınmazın gerek müvekkilleri gerekse murisi tarafından uzun süredir kullanıldığını, imar ve ihya edildiğini, taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırma yapılarak, bölgenin bitki örtüsü ve toprak yapısı göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, ... bilirkişilerinin taşınmaz sınırlarının belirgin olmadığı yönündeki tespitlerinin uzmanlık alanı dışında olduğunu, ... ve ... bilirkişilerince taşınmazın imar ihya gerektiren taşınmazlardan olup olmadığının tartışılmadığını, hava fotoğraflarının çoğu kez gerçek durumu yansıtmadığını, taşınmazı bizzat görmüş, o yörede yaşamış mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının tüm delillerden üstün olduğunu, bilirkişilerden ek rapor alınmadan davanın reddine karar verilmesinin müvekkillerinin mülkiyet ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini beyan ederek, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlik yoluyla iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı ve davacılar lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5123, K. 2025/5386, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5123-e-2025-5386-k-7959f0c0dc32